‘Gel de bu işe sinir olma’, diye söylendi alçak bir sesle. ‘Aynasıza bak, benim sarhoş olduğumu sandı.’ Sonra kendi kendine gülümsedi ve düşünceye daldı. ‘Sanırım öyleydim,’ diye ekledi, ‘ama bir kadının yüzüne bakmakla sarhoş olacağım hiç aklıma gelmezdi doğrusu.’
‘Ama aşk, bir cenin gibi bedenin karanlıklarında acıyla dönüp durmaktan kurtulduğu, nefes ve dudak aracılığıyla kendini zikir ve itiraf edebildiği zaman gerçek aşktı.’
Piyasanın yaşamdan ayrışmasının yalnızca finansal piyasalarda değil ekonomide, sosyal yaşamda, siyasette ve dış siyasette önemli etkiler yarattığı açık bir biçimde görülebiliyor. Siyasetçilerin karar alırken, insanların oy verirken baktıkları konular, bugün artık geçmişteki konulardan farklılaşmış durumda. Geçmişte insanlar toplumsal meselelere çok daha fazla ilgiliyken bugün meselelere kendi çıkarları açısından bakıyorlar.
Yavru kurt insanlar gibi düşünseydi, hayatı, doymak bilmez bir iştahı doyurmaya çalışmak olarak özetlerdi. Dünyayı ise takip eden ve edilenin, avlayan ve avlananın, yiyen ve yem olanın bir sürü arzu ve iştahıyla dolu; düzensizlik ile şiddetin, açgözlülük ile kıyımdan ibaret bir kaosun acımasız, plansız ve sonsuz rastlantıyla birlikte tamamen körlemesine ve karmaşa içinde hüküm sürdüğü bir yer olarak görürdü.