battal ağa kahkahayla gülünce memed bir tuhaf oldu. "şimdi anladım senin derdini," dedi battal ağa. "bir iyice anladım." hem konuşuyor, hem de gülüyordu. "sen de beni iyi dinle ince memed..." diz üstü çöküp sesini dikleştirdi. "ince memed öldürülecek onun yerine ali memed gelecek, o da öldürülecek onun yerine hasan memed gelecek... o da öldürülünce veli memed gelecek... o da, o da, o da... sen ne sanıyorsun oğlum memed, ince memedler bitecek mi sanıyorsun? her insanın içinde bir mecbur kurdu, bir ince memedlik, bir köroğluluk kurdu var. köroğlu gitti ince memed geldi. insanoğlunun içinde bu kurt oldukça insanoğlu ne olursa olsun yenilmeyecek. sen insanoğlunun içindeki kurtsun, ne olursan ol, nereye gidersen git. işte insanoğlunun içindeki bu kurt yiterse, insanlık da işte o zaman insanlıktan çıkar. insanoğlu içindeki bu kurdunu yitirmeyecek, ona kıyamete kadar gözü gibi, yüreği gibi bakacak. o kurt insanoğlunun şahdamarı, atan yüreğidir. senin içindeki kurt da, işte insanlığın bu kurdudur.
Hayatta en güvendiğim insana duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi. Sonra, aradan seneler geçtiği halde, nasıl hâlâ ona bağlı olduğumu gördükçe, ruhumda daha büyük bir infial duyuyordum.