İlk okuduğum halim ve şimdiki ahvalim arasında fark var. Bu sebepten ikinci kez okuma kararı aldım... Bakış açın değişince, Algın da değişir... Aynı filmi de bir çok kez izleriz değil mi :)
Kendini kendinden,
bulunduğu ahvâlden bir an bile tereddüt etmekte sakınmayan eğrisiyle ,doğrusuyla ,çürüğüyle sağlamıyla gönlündeki ürünlerini esere akisleyen,
terhisini bekleyen bir kulun hayat serüveni
Anne ,baba,dede, kardeş,arkadaş,hoca yada tanıdık biri…
ünvanlarıyla doğru orantılı bir yaklaşım değil de tam aksine kendi iç dünyasının nazarıyla bakıp hiç bir sözü esirgemeyen ve bunu yazıya döken haletiruhiye…
Küçükken dahi büyükmüş…
Hatta hocasının tabiriyle
“keşke bu kadar zeki olmasaydın”
hitabına sahip biri…
“Varlıkta yok olmaya
Benliğinden vazgeçmeye” razı olan…
Bir çok hatıratına yer verdiği eser otobiyografi tarzında olup kurbete yakın olduğundan eksik bırakılmıştır.
Eser o ve ben” kitabındaki bir çok alıntılara yer vermiş , aynı şeyleri okumak istemeyen bu eseri okumak istemeyebilir.
Ben üstadın alemini severek okuyorum.
Tavsiye edilir.
Kafa KağıdıNecip Fazıl Kısakürek
Sagopanin bir sarkisina ait sozler ile giris yapmak istiyorum.
Beyâban
Bârâ'nın yaşı gözümün, özü bed nâm salmış hüzünümün yüzü gülsün
Ahvalim suskun, dokunan bana mendil tutsun
Beyâban
Fırtınan beni kavurur
Gözyaşım kum olur dağılır, kumuna tozuna karışır
Biraz merhamet eyle
Etme eyleme
Kader: Yaraticinin bildigi ama bizim cizdigimiz hayat patikamiz.
Kadere etki edenlerde cevrenizdeki faktorler yani diger insanlar.
Dororo babasinin guc hirsi yuzunden kendini bedbah bir durumda bulan anne sefkatini tadamamis bir cocuk.
Cocuk derken bebekliginden beri vucudu eksik parcalara sahip her ilerleme kat ettiginde belirli ozellikler kazaniyor.
Cizimleri siradisi ben bu kadar sade ve guzel anime izlemedim gozlerinizi alacak effectler yerine anlasilir ufak tonlamalarla derdini tamamiyle anlatabilen bir sanat urunudur.
Animesi icin 2.Versiyonunu izleyiniz!
"Benim bu tavırlarım, bu ahlakım beni nereye sürükleyecek?" diye düşünmüyor: " Benim ahvalim ne olacak? Akıbetim ne olacak? Ben münafık mıyım?" diye kendimize sormuyoruz. Onlar dünyadayken cennetle müjdelenmelerine rağmen kendilerine bu soruyu soruyorlar ama biz akıbetimizden endişe etmiyor, cennet garantilenmiş gibi hayat yaşıyoruz...
Mola Kitap Yayıncılık'tan Ağustos 2014'de yayınlanmış Ahval-i Kalem tarafından yazılmış bir şiir kitabı 'Ahvalim'..
Kitabın başında 'Allah bir hazine, ne mutlu O'nu bulana..' temennisiyle güzel bir duayla başlamış. Allah, peygamber, inanç ve manevi yönleri konu alan meseleler Ahval-i Kalem tarafından dile getirilmiş. İlk bölümde manevi ve dini konulara ağırlık vererek şiirler yazmış. İkinci ve üçüncü bölümlerde de aşka ve aşkına karşılık bulamamanın çaresizliğine dair satırlar dikkat çekici durmuş.
Son bölümde ise; yalnızlığı işleyen dizeler belirgin bir düzeyde kitapta kendini belli ediyor. Bazı kısacık şiirleri anlam ve mana olarak düşündürücü olduğu için benim açımdan en sevdiğim bölümlerdi. Bazı uzunca yazdığı şiirlerde bütünlüğün ve şiirselliğin koptuğunu fark ettim. Buna rağmen yine de Ahval-i Kalem'in kalemine ve yüreğine sağlık..
Türk Kültürüne Hizmet Vakfı “2023 Cumhuriyet’in 100. Yılına Armağan Projeleri” kapsamında Kültürümüzün Temelini Oluşturan Değerli İnsanlarımızın Biyografileri (6 cilt), Cumhuriyetin 100. Yılında 100 Türk Büyüğü-Tarihte Türk Büyükleri (5 cilt), Çağdaş Yabancıların Gözünden Fatih Sultan Mehmed (1 kitap) olmak üzere üç ayrı başlık altında 12 adet eser yayımladı. Biyografi çalışmaları Cengiz Dağcı, Mehmet Emin Resulzade, Erol Güngör, Mehmet Genç, Mustafa Çokay ve Nihad Sami Banarlı’nın hayatlarını konu edinmektedir.
Bu yazıda, Beşir Ayvazoğlu tarafından kaleme alınan, erken yaşta kaybettiğimiz ve kitabın başlangıcında da bu erken vefata atıfla “Erken Kayan Yıldız” olarak tavsif edilen Erol Güngör biyografisini ele alacağız. Erken Kayan Yıldız Erol Güngör kitabı otuz bölüm ve beş adet ekten oluşuyor. Eser, Türk Kültürüne Hizmet Vakfı ve Beşir Ayvazoğlu’nun sunumu, Erol Güngör ve yaşadığı dönem kronolojisi ile başlamaktadır. Vakfın sunum yazısında biyografi ve öneminden bahsedilerek Avrupa ve üzerinde yaşadığımız toprakların biyografi geçmişinin karşılaştırılması yapılıyor: “İyi yazılmış biyografilerin her biri aynı zamanda bir hayat projesi, yani bir çeşit yaşama kılavuzudur; okuyucunun beklediği somut cevapları verir.” (s. 7) Biyografi sadece üzerine yazılan kişilerle sınırlı kalmamakta, aynı zamanda yaşanılan dönemin bir fotoğrafını da okuyucusuna sunmaktadır. Kuru kuruya bir hayat hikâyesinden ziyade, canlı bir tarih ve o tarih içerisinde ele alınan şahıs ve çevresi, irtibatlı olduğu kişiler, dönemin zihniyeti ve birçok konuya değinilmektedir bir bakıma. Bu nedenle biyografi okumak sadece bir kişinin yaşam öyküsüne tanık olmaktan ve o kişiyi tanımaktan öte yaşanılan dönem ve bağlantılı olduğu insanlar ve topluluklar, fikir akımları gibi birçok meseleye de ışık