10/10
·570 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 14:55
Merhaba kitap dostlarım... Bugün sizlere #uyumadanöncetutduğumdilekIV ile geldim. Öncelikle şunu söylemeliyim ki bu kitap tam anlamıyla "evli, mutlu, çocuklu" kitabıydı. Ozan ve Bahar'ın dağları aşıp sonunda huzura kavuştuğunu okumak o kadar güzeldi ki... Yaşadıkları onca şeyden sonra bu mutluluğu sonuna kadar hak ettiler. İskeçe bölümleri ise kalbimi ayrı fethetti. Ozan'ın babaannesi ve dedesinin sıcacık karşılaması, aile ortamı, sofradaki samimiyet... Bir de yemek için hazırlanırken aynı tonlarda giyinmeleri. Yaya'nın kırmızı ruju... Ah Yaya, ne kadar da süslüsün sen öyle. Bu sahneler bana resmen aile olmanın sıcaklığını hissettirdi. Ozan'ın babasıyla olan bölümlerde ise açıkçası biraz gerildim. Bazı yerlerde ona hak versem de Bahar ve Ozan'ın üzerine fazla gittiğini düşündüm. Ama Ozan'ın sevdiği kadının yanında duruşu... "Bahar'ı ya da beni geçmişle yargılamak isteyen önce dönüp kendi eskilerine bakacak. Derdin bizim beraber olmamız, benim onu affetmemse, ben affetmeyi Bahar'la yaşadıklarımdan önce senden öğrendim." İşte o an durup Ozan'ı alkışlamak istedim. Sevdiği kadını kimsenin karşısında yalnız bırakmaması, gerektiğinde babasının karşısına geçmesi çok güzeldi. Bir diğer sevdiğim kısım ise bazı vedalar oldu. Özellikle bir karakterin gelip vedasını etmesi ve ardından kendi yoluna gitmesi hikâyeye yakışan bir kapanıştı. Ama beni asıl etkileyen, bir babanın ilk kez şirketleri, gücü ve sahip olduklarını değil oğlunu seçmesiydi. Belki geç kalınmıştı ama yine de çok anlamlıydı. Ve Ayfer... Ayfer bu kitabın kalbi olmuş resmen. Kürek ve kovasıyla salyangoza ev yapmaya çalıştığı sahnelerde yüzümde kocaman bir gülümseme vardı. Ama beni asıl vuran Ozan'ın ona "Kuşum" diye seslenişiydi. Keşke o sesi duyabilseydik. Öyle içten, öyle yumuşak anlatılmıştı ki sanki seslenmiyor
Uyumadan Önce Tuttuğum Dilek 4Anita Felipova · Kaktüs Sanat Yayınları · 20267 okunma
Beş kişiden üçünün hikayesi
6/10
·224 syf.··
2026 29. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 13:52
Tam bir duygu durum romanı. Bir anne kızın hikayesine mercek tutmuş ancak belli bir olaydan ziyade karşılıklı sevme biçimlerinin ve duyguları yorumlamanın farklılığı üzerine inşa edilmiş. Hadi şimdi ne olacak diye çevirmiyorsunuz o yüzden sayfaları. Kayıplar, yalnızlıklıklar, boşanmalar, gençlik ve yaşlılığın en olağan ve sıradan hikayesiydi. Gereksiz abartıldığını düşünüyorum. Elime geçmemiş olsaydı özellikle satın alıp okumazdım :)
Edebiyat
Iza'nın ŞarkısıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20245,4bin okunma
Reklam
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 14:53
Yazarımız kitabı o kadar gündelik hayatın içinden yazmış ki sanki karekterle muhabbet ediyoruz. Herkesin hikayesine ayrı ayrı üzüldüm. Bazen çok duygulandım bazen çok sinirlendim. Kitabın konusu şu; dışardan normal bir hayatı var gibi gözüken insanların sırları. Mutlu olmayan karı kocalar. Evlatlarından memnun olmayan anne babalar. Ebeveynlerini mutlu edemeyen çocuklar ve tüm bunların sebepleri. Evlenip aynı çatı altında yaşıyor diye karı koca olur mu insanlar? Aynı ana babadan oldular diye birbirlerine sahiden kardeş olur mu çocuklar? Yıllar kalbini dağlasa da içlerindeki o kor söner mi aşıkların? Her şeyi aşikar olanların sakladıkları Sırlar daha mı çoktur ? ( Kitabın arka kapağından alıntı) Kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum. Sadece bir roman değil içinden kendi hayatımıza dair çok dersler çıkartacağımız bir şaheser. Keyifli okumalar (göz yaşlarınızı silmek için peçeteniz yanınızda olsun) :-)
Alıntı
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,2bin okunma
*spoiler içerebilir*
10/10
·416 syf.··
2025 21. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2025 22:11
Uzun zamandır bir evrene girmekten bu kadar keyif almamıştım. Bölümlerin kısa oluşu hem okuma deneyimini ikiye katladı hem de asla sıkılmadım. Tek bir yerinde bile. Bu kadar da iddialıyım. Nereden başlasam bilemiyorum. Ophelie adlı bir kızımız var ve bu kızımız aynalardan geçebiliyor, nesneleri okuyabiliyor. Bunlara da "okuyucu" deniyor. Bir gün bu kızımıza bir talip çıkıyor. Kızımız gibi hiç hevesli olmayan Thorn. Burada düşmandan aşka kokularını alıyoruz. Önce anlamıyoruz, onun da gönlü yoksa neden evleniyorlar? Meğersem evlenince Ophelie'nin güçleri Thorn'a geçecek ve o da Faruk'un -en güçlü aile ruhu- kitabını okuyacak. Kitap daha çok evrene giriş minvalinde olmuş. İşte evleneceklerini saklama. Karakter tanıtımı. En sevdiğim şey iki karakterimizinde kusurlarının bulunması. Bu da onları fantastik evreninde daha farklı bir yere koyuyor bence. Thorn tam bir soğuk nevale ama Ophelie ona iyi gelecek inanıyorum. Onların yan yana sahnelerini görmek için sayfaları hızla okuduğum doğrudur. Ben böyle kitabı hapur hupur yerken en son Ophelie Thorn'a öyle bir şey dedi ki beni bitirdi: Senden hoşlanmıyorum. Dedim ki yazar sen bu işi biliyorsun.
Kış NişanlılarıChristelle Dabos · İthaki Yayınları · 2024184 okunma
Puan vermedi
Mükemmel Çift, Ruth Ware’in klasik “kapalı çevre gerilimi” atmosferini taşıyan, sayfaları hızlı çevirten bir polisiye-gerilim romanı. Kitapta lüks bir düğün, gözlerden uzak bir ada ve ortaya çıkan bir ceset üzerinden ilerleyen olaylar, okuru sürekli şüphe duymaya itiyor. Ruth Ware’in en güçlü yanlarından biri olan “kimse göründüğü gibi değil” hissi burada da oldukça başarılı. Karakterlerin sırları yavaş yavaş açığa çıkarken, her bölümde fikrinizi değiştirmeniz mümkün oluyor. Bence romanın en başarılı tarafı atmosferi. Fırtına nedeniyle dış dünyayla bağlantının kesilmesi ve herkesin aynı yerde mahsur kalması, gerilimi sürekli canlı tutuyor. Bunun yanında düğün hazırlıkları, sınıf farkları ve aile ilişkileri de hikâyeye ayrı bir katman ekliyor. Öte yandan karakter sayısının fazla olması nedeniyle bazı bölümlerde isimleri takip etmek zorlaşabiliyor. Polisiye açısından sürükleyici olsa da karakter derinliğinin gerilimin biraz gerisinde kaldığını düşünen okurlar da olabilir. Kapalı oda gizemlerini seviyorsanız Mükemmel Çift tam size göre olabilir. Bir düğün, gözlerden uzak bir ada ve ortaya çıkan bir cinayet… Ruth Ware yine şüpheyi son sayfaya kadar diri tutmayı başarmış. Özellikle atmosferi çok başarılıydı; fırtına altında adada mahsur kalan karakterlerle birlikte ben de sürekli katili tahmin etmeye çalıştım. Polisiye-gerilim okumayı sevenler için oldukça akıcı ve keyifli bir kitaptı.
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202611 okunma
Şermin Yaşar - Telefon Melefon Yok Kitap İncelemem
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 17:26
Telefon Melefon Yok, çocuklar ve yetişkinler için yazılmış, mizahi diliyle dikkat çeken bir romandır. Hikâye, telefonlarından ayrı kalamayan Berk ve kuzenlerinin başına gelen sıra dışı bir olay etrafında şekillenir: Telefonlar kelimenin tam anlamıyla ellerine yapışır. Bu absürt olay, çocukların teknolojiyle kurdukları ilişkiyi sorgulamalarına neden olur. Şermin Yaşar, eğlenceli anlatımı ve sıcak aile ilişkileri üzerinden günümüzün en önemli sorunlarından biri olan ekran bağımlılığını ele alır. Kitap, teknolojiyi tamamen kötüleyen bir yaklaşım benimsemek yerine, dengeli kullanımın önemini vurgular. Mizah ve fantastik unsurlar sayesinde mesajını didaktik olmadan vermeyi başarır. Eserin en güçlü yanı, çocukların dünyasını gerçekçi bir şekilde yansıtması ve okuru hem güldürüp hem düşündürmesidir. Özellikle aile içi iletişim, sorumluluk bilinci ve çocukluğun değerini hatırlatması bakımından dikkat çeker. Kısa ve akıcı yapısı sayesinde ortaokul çağındaki okuyucular için oldukça uygun olmakla birlikte yetişkinlerin de keyifle okuyabileceği bir kitaptır. Kısacası, Telefon Melefon Yok, teknoloji bağımlılığına eğlenceli bir pencereden bakan; samimi, düşündürücü ve sürükleyici bir Şermin Yaşar kitabıdır. Telefon Melefon Yok! Şermin Yaşar
1000Kitap
Telefon Melefon Yok!Şermin Yaşar · Kronik Kitap · 20251,576 okunma
Reklam
Reklam