Peronda duruyor babam.
Gözleri doluyor, sanki o yüz
parıldayan camda bir başkasının yüzü
bir zamanki kendisi. Ama unutuldu öteki;
bakarken babam, çeviriyor başını,
bir gölge çekiyor yüzüne,
sürdürüyor okumasını.
Ve beklemekte derin yivi içinde
tren kül soluğuyla.