Ali Kibaroğlu

Ali Kibaroğlu
@akibaroglu
İnşaat Mühendisi
Lisans
İstanbul
12 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
mgh nereye kadar?
1/10
·382 syf.··
2020 17. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2020 12:00
Sanırım 2005 yılıydı, kendisini daha iyi tanımak adına bu kitabı satın aldığımda; ki o dönemlerde, sert dili ve korkusuz duruşuyla diğer öğrenci arkadaşlar arasında popüler olduğunu anımsıyorum. 23 yazısından sadece 3’ünü okuyup yarım bırakmışım. Ne öncesini bilirim ne de sonraki yıllarda takibimde olmuştur. Aklımda hep o dönemlerin yüzü kalmış. Son halini görünce çok şaşırdım. Aradan geçen 15 yıldan sonra, iyice yıllanmıştır diye düşünerek heyecanla tekrar başladım okumaya. Yıllanmış şarap beklerken, çok kötü bir tatla karşılaştım. Başından beri çürükmüş. Küf tutmuş. Büyük bir sabırla tamamladım. 23 yazıdan sadece bir tanesini hatta bu yazının sadece bir sayfasını beğendim diyebilirim. Bu sayfada, kendisinin de bahsi geçen bir kitapta, kendisini eleştiren Kaan Arslanoğlu’nun (hiç duymadığım bir yazar) kendisini nasıl eleştirdiğini 13 maddede belirtmiş cevaplarını verebilmek için. Kaan Arslanoğlu eleştirlerini çok yerinde buldum. Hatta Nihat Genç’in cevapları bile bu eleştirileri doğrular nitelikte. Örneğin, Kaan Arslanoğlu, “Öykülerini hiç beğenmedim.” demiş. Nihat Genç buna 2-3 sayfa cevap yazıyor yine yürüyen kan misali. Kaan Arslanoğlu’nun eleştirilerinden biri var ki, işte Nihat Genç için düşünüp de bir türlü söze dökemediğim en doğru eleştiri bu dedirtti bana. “Tabancanın namlusu sürekli oraya buraya dönüyor. Sarhoş elindeymişcesine ve hedef her an şaşabilir gibi duruyor.” Dağdan kopan bir kaya misali. Yuvarlanıyor. Önüne ne çıkarsa ona çarpıyor. Çarptıkça yıkıyor, yıktıkça parçalanıyor, sekiyor, yön değiştiriyor ve yine çarpıyor. mgh bi yere kadar. Sonuç olarak yapıcı değil yıkıcı bir yazar olduğunu düşünüyorum. Umarım bu küçük incelememle, bu gariban okuyucuya yani bana da çarpmaz.
Edebiyat
Nöbetçi YazılarNihat Genç · Cadde Yayınları · 200638 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·154 syf.··
Beğendi
·
2020 15. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2020 12:00
Hiyle yapma, hayal et; kopya ile tükeneceğine taklit ile daim ol; kör etme gözü ve hepsi bir yana, gerçekçilikte vakit kaybedip masalcılıktan olma ki bundan önce yazdığım ve bundan sonra yazağım romanların zevkinden mahrum olmayasın demek için yazılmış bir roman gibi geldi bana.
Edebiyat
Kitab-ül Hiyelİhsan Oktay Anar · İletişim Yayıncılık · 20205,8bin okunma
Koca Recep
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2020 12:00
Hiç değişmez, müze gezilerime başlamadan hemen önce, kapıda bir sigara yakar ve tatlı bir heyecan yaşarım. Bu heyecan, daha çok, içeride karşılaşacaklarımla ilgili olmaktan ziyade, gezimi tamamlayıp tekrar dışarıya çıktığımda beni en çok etkilemiş eser veya nesnenin ne olacağı ile ilgilidir. Bazı değerli eserlere torpil yapsam da bunun pek bir etkisi olmaz; kendiliğinden yerleşir kafama ve gezim bitmeden kendini ortaya çıkarmaz. Asıl konumuza dönecek olursak, Sabahattin Ali öykülerini okurken de benzer süreci yaşarım. Öyküleri, iyi bir müzenin değerli eserleri gibi hepsi birbirinden güzel. Fakat bu kitabını bitirdiğimde yani müze kapısından dışarı adımımı attığımda aklıma gelen ilk öyküsü BİR MESLEĞİN BAŞLANGICI oldu her ne kadar ASFALT YOL ve HASANBOĞULDU gibi daha beğendiğim öyküleri olsa da. Bir Mesleğin Başlangıcı öyküsündeki Koca Recep’in, mesleğine geçiş süreci ve bu geçiş sürecini anlatma şekline bayıldım. Koca Recep, gerçek hayatta karşılaştığım ve karşılaşacağım benzeri gerçek insanlardan çok daha gerçek bir şekilde aklımda kalacak hep.
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202533,8bin okunma
Zor bir metin mi?
1/10
·112 syf.··
2020 8. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2020 12:00
Doksan altı sayfalık bu ROMAN’ı üç günde okuyabilmemin nedeni, kesinlike zor bir metin oluşuyla ilişkilendirilemez. Yazar, düşüncesini bilimsel bir makale olarak da yayımlayabilirdi. Bunun için roman türünde saçmalamasına hiç gerek yoktu. Bu saçmalamaya da zor metin deniyor. Komik. İlkokulda, mecburen tutmak zorunda kaldığım İngilizce günlüğüm aklıma geldi.
Edebiyat
Kalecinin Penaltı Anındaki EndişesiPeter Handke · Ayrıntı Yayınları · 2016607 okunma
Kaç puan mı?
3/10
·480 syf.··
2019 111. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2019 12:00
Bu kitabı okuduğumda ilk yaptığım şey, kütüphanemdeki kitaplara şöyle genel bir bakış atmak oldu. Temizlik başlasın. Akabinde 6 ve üzeri “in” grubuna, 5 ve altı ise “out” grubuna alınarak 1-10 arası bir puanlama sistemi oluşturdum. Örneğin, “Kütüphaneye bağışla, nasibini beklesin!” hissini veren kitaplara 3 puan vermeyi uygun gördüm. Evet, bu kitap için puanım 3. Sayfa 119 ve 120’deki konunun değerlendirilme şekli ve 352’deki alıntı yapmaya değer bir cümlesi olmasa belki de 2 puanı hakederdi. Yine de yazanın emeğine sağlık diyor iyi okumalar diliyorum.
Edebiyat
Aklından Bir Sayı TutJohn Verdon · Koridor Yayıncılık · 20231,706 okunma