Sanırım, annelik ve babalık da asla hakkıyla yerine getirilemeyecek görevler: Mission Impossible. Hakikatleri, budalalığımızın verdiği enerjiyle abartıyoruz. Çocuklarka ilişkimizde içtenliğin kâr etmeyeceğini sanıyoruz. Çünkü nasıl ki kendimizi tanımıyorsak, haddimizi bilmiyorsak, bilincimizin çarkları oksitlenmişse; dilimiz dua ederken bile yalandan başka şeye dönmüyorsa... çocuklsrımızı sevmekten aciziz. Körkütük köleliğimizi ve/ya da uçsuz bucaksız vurdumduymazlığımızı onlara dikte ediyoruz. Dolayısıyla her çocuk, bir anne-babaya ait olmanın bedelini ödüyor. Ya da yetişkinler tarafından kuşatılmaktan kaynaklanan travmayı yaşıyor.