Arzu, gecenin en koyu yerinde, sistemin o soğuk ışıklarını söndüren bir renk cümbüşü gibi. Her şey griyken, sen zihnimde kırmızı bir ateş gibi yanıyorsun. Bu tutku, üzerimdeki o yorgun üniformayı ve ruhumdaki o ağır yükü bir anlığına unutturuyor; sadece senin dokunuşunun bıraktığı o sıcak iz, dünyadaki tek gerçek coğrafyam haline geliyor.
Belli bir şekilde aşırılığa kaçan, sevgi ile taşan, çocuğu yerine düşünen, duyan, hareket eden, iş yapan, hatta konuşan bir annenin çocuğu, bir parazit halinde gelişmeyi ve her şeyi başkalarından beklemeyi tercih eder.
Herkesi kendine hizmet etmeye zorlamak, herkes parmağının ucunda oynatmak ister, bencil eğilimler geliştirir, başkalarına egemen olmayı, başkaları tarafından beğenilmeyi hiçbir zaman vermeden hep almayı kendisine hak sayar.
Alfred Adler/Sosyal Duygunun Gelişiminde Bireysel Psikoloji, ss. 81.
Edebiyat ve Psikoloji
İsmet Emre