Okurların isteğiyle devam kitabı yazılması pek hoşuma gitmese de kalbimin derinlerinde Atlas ve Lily'nin devame den hayatlarını merak ediyordum. Okumaya asla doymayacağım bir evren onlarınki. Atlas'ın bu zarif varlığı beni mest ediyor. Sanırım kitap karakterlerine mest olmayı on altı yaşımda bırakmalıydım ama bu başka bir mevzu :)
Kitaptaki Ryle karakteri aslında hayatımızın tam da ortasından birisi. O kadar tanıdık ki... İnsanlarla empati kuramayan, tüm hatalarında başkalarını suçlayıcı tavır takınan ve ortamdaki tüm huzuru emen insanlar bunlar. Böyle insanları güçlü görüp alttan almak veya yok saymak bu dünyaya yapacağımız en berbat şey olur. Lily, buna karşı çıkıp bu döngüyü kırdı ve istediği hayata kavuşabildi. Kitap boyunca Ryle'ın bir yerlerden çıkıp her şeyi mahvetmesini öyle bir tedirginlikle bekledim ki kitabın son sayfasına kadar diken üstündeydim, ama olmadı. Sanırım zaten fazlasıyla zorluk yaşamışlardı ve devam kitabının böyle huzurlu ilerlemesi yazarın bir armağanıydı.
Önceki kitapta okuduğumuz günlük kısımlarını bu kitapta görmek beni biraz üzdü, keşke bilmediğimiz yeni günlere daha sık yer verilseydi ama yine de onların gençlik hallerinin her gününü okumaya razıyım. Hatta keşke o günlere ait ayrı bir kitap yazılsa diye düşünmeden edemiyorum. Josh, tam da hikayeye ait bir karakter olmuş. Atlas'ın, kendi geçmişini düzeltemese de, kendiyle aynı şartlarda yetişen başka bir insanın gençliğini düzeltmek istemesi çok çok özeldi..
Beğenmediğim tek husus kitabın basım kalitesizliği. Önce yanlış anlıyorum sandım ama ilk kitapla karşılaştırınca bile fark ortaya çıkıyor. Sayfaların inceliği, puntoların şekilsizliği, yazıların arka sayfa ile iç içe girmesi... Keşke ilk kitabın kalitesi korunsaydı demeden edemedim.