Puan vermedi·651 syf.··
2026 29. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 23:42
Spoiler uyarısı!! Haruki Murakami’nin Sahilde Kafka adlı romanı, alışılmış olay örgüsüne dayanan romanlardan farklı olarak daha çok semboller, bilinçaltı, metafizik unsurlar ve belirsizlik üzerinden ilerleyen bir anlatıya sahiptir. Bu yönüyle farklı ve dikkat çekici bir roman olduğu söylenebilir. Ancak benim için bu farklılık çok etkileyici bir deneyime dönüşmedi. Romanın kurduğu atmosfer ilginç olsa da, yoğun belirsizlik ve bazı rahatsız edici unsurlar nedeniyle metne güçlü bir yakınlık hissedemedim.Hikayeyi yinede baştan sona tekrar işlemek istedim. Roman iki ana karakter etrafında gelişmektedir: Kafka Tamura ve Nakata. Kafka Tamura, 15 yaşında evden kaçan bir gençtir. Bu kaçışın arkasında sadece özgür olma isteği değil, aynı zamanda babasıyla olan sorunlu ilişkisi ve hayatını etkileyen karanlık bir kehanet vardır. Bu yönüyle Kafka’nın yolculuğu hem fiziksel hem de psikolojik bir kaçış olarak görülebilir. Roman burada kader, kimlik arayışı ve bireyin kendi geçmişinden kurtulamaması gibi temaları işlemektedir. Kafka’nın yolu Takamatsu’daki özel bir kütüphaneye düşer ve burada Oshima ile Bayan Saeki ile tanışır. Kütüphane, romanda yalnızca bir mekân değil; geçmiş, hafıza ve iç dünya ile bağlantılı sembolik bir alan olarak da kullanılmıştır. Özellikle Bayan Saeki karakteri aracılığıyla geçmişe bağlılık, kayıp ve özlem duyguları öne çıkarılır. Kafka’nın bu karakterle kurduğu bağ ise romandaki duygusal ve psikolojik karmaşıklığı artırmaktadır. Fakat benim açımdan bu ilişkilerin işlenişi zaman zaman etkileyici olmaktan çok rahatsız edici ve mesafeli geldi. Romanın diğer anlatı hattında yer alan Nakata ise çocukluğunda yaşadığı gizemli bir olaydan sonra zihinsel olarak farklılaşmış bir karakterdir. Okuma yazma bilmemesine rağmen kedilerle konuşabilmesi, romanın
1000Kitap
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma
Puan vermedi·241 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 21:02
Kitap ilk sayfadan insanı tam olayların içine alan ve epey de akıcı bir kitaptı. Kitapta Celie’nin öyküsü üzerinden insanların, toplumların nesiller boyu yaşadıkları travmalar işleniyor. Bir insanın sırf ten renginden ötürü ikinci sınıf insan muamelesi görmesi çok üzücü, ya da ten rengi değil de başka bir şeyden ötürü. Cellie ile Nettie çok güçlü karakterlerdi, Shug ile Sofie de öylelerdi, yazar (kendince haklı olarak) siyahi kadınları çok güçlü profiller olarak yazmış. Hikayenin evrildiği nokta, değişim geçiren karakterler (Albert mesela), karakterlerin zorbalıklarının altında yatan, kendilerinin de yaşadığı onca acının böyle derinlemesine verilmesi bence kitabın güçlü yönlerindendi. İçim sıcacık oldu kitabı bitirirken. İyi ki okudum dediğim bir kitap oldu.
Renklerden MoruAlice Walker · Doğan Yayınları · 20191,078 okunma
Reklam
BİR FELAKET. BİR ÇOCUK. BİR ŞEHİR.
8/10
·224 syf.·
2026 1. kitabı
Terkedilmiş bir çocuk, çürüyen bir şehir ve izi silinmeyen bir felaket… ••• Tim Walker’ın Mirasın Yükü adlı eseri, miras kavramını yalnızca maddi bir kazanım olarak değil, insanın omuzlarına bırakılan ağır bir manevi yük olarak ele alır. Roman, okuyucuyu şu temel soruyla yüzleştirir: İnsan, kendisine bırakılan mirası taşımak zorunda mıdır? ••• Eserde miras, kazanç olmaktan çok bir kayba dönüşür. Geçmişten devralınan değerler, beklentiler ve suskunluklar; bireyin kendi hayatını kurma çabasını gölgeler. Bu yük, romanın merkezinde yer alan Amil karakteri üzerinden görünür hâle gelir. Amil, onuncu yaş gününde ailesinden koparılır ve harap bir matbaaya kapatılır. Sekiz yıl boyunca Bay Gupta’ya hizmet etmesi, ailesinin onurunu yeniden kazanmasının bedeli olarak sunulur. Başlangıçta bu duruma direnen Amil, zamanla kendisine bırakılan bu kaderi kabullenir ve mirasın yükünü omuzlamaya başlar. ••• Roman, bir çocuğun erken yaşta yetişkinliğe zorlanışını ve bunun ruhunda açtığı yaraları etkileyici biçimde yansıtır. Yer yer temposunun düştüğü ve okuru zorlayan bölümler bulunsa da, eser özellikle çocuk psikolojisini anlamak ve empati kurma becerisini geliştirmek açısından önemli bir anlatı sunar. Karakterlerin farklı kişilik özellikleri, okuyucuya insan davranışlarını çok yönlü değerlendirme imkânı verir. ••• Mirasın Yükü, aynı zamanda Bhopal’de yaşanan büyük felaketi arka planına alarak bireysel bir hikâyeyi toplumsal bir trajediyle buluşturur. Elbette böyle bir felaketi tüm boyutlarıyla hissetmek, onu yaşamadan mümkün değildir; ancak roman, okuyucuya bu acıyı insani düzlemde kavrama fırsatı sunar. Bu yönüyle eser, yalnızca bir çocuğun hikâyesini değil, geçmişin bugüne bıraktığı ağır izleri de anlatır. Kitapla kalın.
1000Kitap
Mirasın YüküTim Walker · Çikitap Yayınları · 2025330 okunma
7/10
·543 syf.··
2025 139. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2025 01:58
İtiraf ediyorum, yılın son kitabı olan Atalarımın Evi'ni okurken zorlandım. Çok fazla karakter vardı. Anlatı oldukça dağınıktı ve yer yer kitaptan koptuğum oldu. Bir hikâyeye alışmadan başka bir hikâyeye, başka bir zamana geçtik. Bu dağınıklık mutlaka bilinçli bir tercih. Çünkü Alice Walker klasik bir roman anlatmıyor; kadın merkezli, kadın hafızasını, kökleri, sömürgeciliği ve ataerkil düzeni odağına alan, çok sesli bir metin kurmuş. Renklerden Moru’daki bazı karakterler burada da karşımıza çıkıyor; ancak iki kitabın okuma zamanları arasında uzun bir süre varsa bu bağı fark etmek bence zor. Anlatı zaten parçalı ve çok sesli; üstelik Renklerden Moru’nun duygusal havası bu kitapta yok. Her ne kadar liste zaman içinde farklı versiyonlarla güncellense de, çoğu kaynağa göre kitap Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap listesinde yer alıyor. Yani edebiyat dünyasının önemli eserleri arasında kabul ediliyor. Sabır istiyor Atalarımın Evi. Dağınık ama derdi olan ve derdini anlatan bir kitap. Herkese hitap etmeyebilir.
Atalarımın EviAlice Walker · Doğan Kitap · 20256 okunma
Puan vermedi
normalde fantastik harici kitap cok sarmaz beni ama tek oturusta bitirmelik iyi bi kitap olmus asiri hosuma gitti islenis sekli. kalem tarzini falan asiri begendim alan'i walker scobell olarak hayal ettim HEM DE ADAM PROJECTTEKİ HALİ İLE bu yuzden intihar edince asiri uzuldum okuldaydim evde bitirseydim kesin aglardim walker olarak hayal ettigimden asiri uzucu geldi keske film olsa seve seve izlerim cok begendigim bi kitapti okurken alan'i kendime asiri benzettigimden hic sikilmadim
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,7bin okunma
10/10
·651 syf.··
Beğendi
·
2025 89. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2025 04:54
Haruki Murakami (1949- ) Kyoto Japonya Eser yayın tarihi : 2002 Murakami , gerçek ile hayalin sınırında gezinerek modern insanın ruhunu, yalnızlığını ve arayışını çok sade ama büyülü bir dille anlatır. Bu eser hen bir kaçış hikâyesi, hem de kahramanın bilinçaltı ile yüzleşip annesi tarafından terkedilme travmasını iyileştirme hikâyesidir. Muhteşem, akıcı, bilinçaltı sembolik ve mitlerle anlatımla ilgilenenlerin kaçırmaması gereken bir eser yazar benim favorim oldu Murakami’nin Sahilde Kafka’yı bu kadar büyülü ve çok katmanlı yapan şeylerden biri, romanın dokusuna Japon, Batı ve Yunan mitolojisini aynı anda örmesidir. Bunlar gizli semboller değil; romanın ruhunu taşıyan omurgalardır. Murakami dünyasında insanlar bazen kedilerle konuşur. Bu aslında “gerçekten kediyle konuşmak” değil; karakterin kendi bilinçaltıyla konuşmasıdır. Murakami’de kedi göründüğünde çoğu zaman hikâye gerçeklikten biraz ayrılmaya, daha rüya-vari ve metafizik bir alana kaymaya başlar. Japon edebiyatında ve mitolojisinde kedi: ruhani varlık, koruyucu, gizem taşıyan iki dünya arasında gezen bir figürdür. 1) Oidipus Mitolojisi (Yunan) Romanın en merkezi mitolojik referansı Oidipus mitidir. Kafka Tamura’nın kaderi, Oidipus’un kaderinin modern bir yorumudur: • Kaderinden kaçmaya çalışması • Kehaneti bozma çabası • Annesi–baba figürleriyle çarpık duygusal bağ • Bilinçaltındaki suçluluk ve kaçınılmaz yüzleşme Murakami, Oidipus’un “kaçamayacağın yazgı” temasını günümüze taşır. Bu yüzden Kafka’nın yolculuğu hem fiziksel hem psikomitolojik bir kaçıştır. 2) Japon Şinto Mitolojisi – Ruhlar, Kapılar ve Kedigiller Şinto inancında: • Doğada yaşayan ruhlar (kami) • Kapı görevi gören kutsal alanlar • Hayvanlarla iletişim kurabilen “saf ruhlu” kişiler
Alıntı
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma
Reklam
Reklam