Yeniden başlamak mümkün mü sizce?
En tükendiğiniz anda!
Kurmak için yıllarınızı verdiğiniz hayat size ağır gelmeye başladığında.
Tüm emekleri, yaşanmışlıkları yerle bir edip sil baştan başlamak! Ne büyük cesaret değil mi? Topluma kalırsa delilik! Çöpe giden yıllar...
Bir John Steinbeck kitabında okumuştum, "Ancak yeni doğan bir bebek baştan başlayabilir. Sen, ben... biz artık geçmiş zamanız." Öyle miydi sahiden? Tırnaklarımızla kazıyarak geldiğimiz her yere tutunamıyoruz bazen. Kazırken tırnaklarımızın gücü tükendiğinden olsa gerek. Toplumun biçtiği roller dışarıdan bakıldığında ne kadar üzerimize oturursa otursun yüreğimizde bir düğme yanlış ilikliyse geri kalan tüm düğmeler anlamını yitiriyor. Sonrası baştan sona sıkıcı bir rutin, ruh ve beden yorgunluğu...
"Benim hayalim kitabevi açmaktı." (s. 101)
Nasıl istiyorum bir bilseniz!
Büyük bir sahaf, bir tarafı kafe. Kitap alan herkese çay hediyesiyle! Aldığı kitap üzerine konuşmak... Etrafta kitap kokusu. İmza günleri, kitap üzerine söyleşiler, etkinlikler... Kitaba adanmış bir hayatın neler yapabileceğini görme merakı... Neden olmasın değil mi? Youngju yaptıysa biz neden yapamayalım! Youngju demişken, romanımızın başkahramanı. Hayatı çocukluktan itibaren zorluklar içinde geçiyor, çalışmanın onun için nasıl bir mecburiyet olduğunu bildiğinden zor şartlar altında okuyarak kendine konforlu bir hayat kuruyor. Ve işte asıl mesele orada başlıyor. Tükenmişlik! Sahip olduğu hayat ona ağır gelmeye başlıyor! Sonra mı? Ne diyordu Erdal Tosun, "Gitmek cesaret ister!" O da o cesareti gösteriyor.
"Ayağa kalkarsan ne olacağını merak etmiyor musun?" (s. 154)
Bu kitabı ilk elime aldığımda bir paylaşım yapmıştım: #250264239 Yalnızca benim değil Hyunam Dong kitabevine gelen herkesin hayatı biraz değişti.