📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"İnsanın uyum sağlayamadığını hissetmesi korkunç bir şey," diye devam etti Elizabeth istifini bozmadan. "İnsan doğası gereği ait olmak ister, biyolojimizin bir parçası bu. Fakat toplumumuz hiçbir zaman kendimizi ait olacak kadar yeterli hissedemememize sebep oluyor. Anlatabiliyor muyum, Phil? Çünkü kendimizi cinsiyet, ırk, din, siyaset, okullar gibi işe yaramaz ölçütler üzerinden değerlendiriyoruz. Hatta boy ve kilo bile..."
"Hidrojen bağı; aralarındaki en kırılgan, en zayıf bağ. Ben buna 'ilk görüşte aşk' bağı diyorum çünkü iki tarafı birbirine çeken sadece görsel bilgiler oluyor. Siz onun gülüşünü beğeniyorsunuz, o sizin saçınızı. Ama sonra konuşuyorsunuz ve onun gizli bir Nazi olduğunu, kadınların çok dırdır ettiğini düşündüğünü öğreniyorsunuz. Puf. Zayıf bağımız koptu gitti. Hidrojen bağı sizin için budur, hanımlar; gerçek olamayacak kadar güzel görünen bir şeyin muhtemelen gerçek olmadığına dair kimyasal bir hatırlatma."
"Ne tuhaf, değil mi?" dedi. "Bir adam asla bizzat bilgi sahibi olamayacağı konularla ilgili bir kitap yazıyor -çocuk doğurmak ve sonuçları hakkında yani- ama buna rağmen, hop, çok satanlarda. Ne mi düşünüyorum? Kitabın tamamını karısı yazdı, sonra da kapağa adamın ismini koydu.
Erkek ismi daha etkili olmasını sağlıyor, sizce de öyle değil mi?"