9/10
·400 syf.··
2026 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 11:47
"Beni özledim mi karıcığım?"Bu söz var ya bu sözü duyabilmek için sayfaları yalayıp yuttum tabiri caizse.Sasha'nin öldüğünü zanneden biz,Krill gibi yıkıldık ama ölmedik.Ta ki onun ağzından bölümü okuyana kadar.Sonrasi olaylar olaylar.Kitabin en heyecanlı kısmı ise suikasti kimin planladığı ve amacının ne olduğu.Böylece seri boyunca yapılanlar daha anlamlı oldu Kim olduğunu öğrendiğimde şok oldum desem az kalır.(Spoiler:Albert amca)
Canavarımın KalbiRina Kent · Ren Kitap · 2026321 okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
Yeri geldi ağladım yeri geldi güldüm. Serinin son kitap yorumuyla karşınızdayım. SPOILER içerir! Sasha, Kirill’in kendisini öldürmeye çalışmasından ötürü oldukça kötüdür. Patlama sırasında kendine sahte bir ceset düzenler. Ve ailesiyle bir anlaşma yapar. Sadece Kirill’i öldürecektir. Ama Kirill’in başka planları vardır. Anton’u kaçırıp Sasha’yı kendine mahkum eder. Sasha kırılan güveni yüzünden zorluk yaşar. Malum kızcağız hala Kristina’yla evli sanıyor. Tabii o sırada Kosta ve Kristina evlenmiş ve bir de çocuk beklemektedir. Sasha istemeden de olsa kendini Kirill’le bir balayı döneminde bulur. Ama bu istedikleri kadar kalıcı olmaz. Sürekli farklı kişiler tarafından saldırı altındadırlar. Maksim ve Anton’un beklenmedik ilişkisi bizi yeterince şaşırtmıyor gibi Sasha’nın hamile olduğunu öğreniyoruz . Her şey yolunda giderken Sasha ve Viktor kaçırılır . Kim tarafından mı? Yulia Babushka ve Albert amca tarafından. Katliamın suçlusu olan Albert ve Yulia’dır ikisi de ölür. Sasha ve Kirill’in Vaughn adında oğulları olur. Çık güzeldi ya sonlarda ağladım.
Canavarımın KalbiRina Kent · Ren Kitap · 2026321 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·204 syf.··
2025 61. kitabı
OĞULLAR VE RENCİDE RUHLAR ‘’Maşallah sizin çocuk büyümüş de küçülmüş.’’ ‘’Sus bakayım, büyüklerinin yanında nasıl konuşuyorsun öyle.’’ ‘’Çocuk dediğin öyle büyüklerinin yanında çok konuşmaz.’’ ‘’Neden konuşmuyorsun yavrum bak amca sana ne soruyor?’’ ‘’Sus küçüğün, söz büyüğün.’’ Bunlar muhtemelen bir çocuğun gün içinde duyduğu sayısız ikazdan sadece birkaçı olmalı. Mesele çocuklar olunca kafamız fazlasıyla karışık değil mi? Nereye koysak olmuyor bu çocukları. Hepsi masum, hepsi günahsız, hepsi uslu… Peki kim bu oyun oynarken en zayıflarını oyuna almayan, kim bu gözlüklü olduğu için ya da fazla kilolu ya da fazla sümüklü ya da fazla… fazla işte. Norma uymayan kim varsa zorbalayan? Sahi kim bu çocuklar? Bir masum, bir haşarı, bir şeytan. İnsan doğum anından sonra gelişmemiş kafa yapısı sebebiyle bakıma muhtaç bir canlı. Var ettiği her şeyi model alarak öğrenmek zorunda. Çocuk bir çamur, bir kil, bir ayna. Baktığında kendini görmek istediğin için mi kendince sıfatlar yüklüyorsun ona? Bir masum, bir haşarı, bir şeytan. Çocuklar bizim zannettiğimizden çok fazla şeyi anlar. Bir şeyleri ifade edemiyor oluşları, yetersiz kelime hazneleri onların cahilliğine işaret değildir. Dil mi düşünceden önce gelişti, düşünce mi dilden önce? Çocuklar hayatın en temel kuralına sahiptir. Güçlü olan kazanır. Bunu çocukların kendi aralarında kurdukları dinamikten anlıyorsunuz. Mesela Alper Kamu, kendisi her ne kadar zeki de olsa arkadaşları arasında bilek gücünü de her seferinde kanıtlayan tavırlar sergiliyor. Beş yaşında bir çocuğun içinden geçenler mi, yoksa toplumun aklından geçenin parodisi mi? Alper Canıgüz’ün Oğullar ve Rencide Ruhları, mizahın ciddiyetle iç içe geçtiği, Türk edebiyatının sınırlarını kaldıran, sınır tanımayan, sınırlarını kendi yaratan, zekice kalıpları zorlayan bir
Oğullar ve Rencide RuhlarAlper Canıgüz · İletişim Yayınları · 202013,2bin okunma
Ağır King Romanı
5/10
·640 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2025 16:36
Kara Ev e Ağır bir roman diyebilirim , bence edebi bir içeriği de var . Dahmer , Harrman , Albert Fish gibi gerçek katillerin , aslında iyi birer insanlarken , içlerine şeytan girdiği için bu seri cinayetleri böyle zevkle işlediklerini anlatıyor , verdiği mesaj insanların içinde hep iyilik vardır . Bu kitabı okumadan önce ; Kara kule serisi , Tılsım , Kara Ev . Okuması Zor bir kitaptı içeriği çok ağır eski baskı olduğu için hem puntoları aşırı küçük , hemde bölüm geçişleri bir anda oluyor , bunun sorumlusu tabiki altın kitap , ilk kitap olan tılsım sayfa 6 dan basılmasına rağmen bu kitap telifi altın kitapta kalmış , ve çoğu kitap gibi umursamıyor oysa ki tılsım kitabını okuyan okuyucu bu kitabı da okumak istiyor sahaflardan aynı benim gibi bulmaya çalışıyor. Kitapta o kadar çok kişi var ki kafanız karışıyor ve bu isimler hep birbirine benzer , debi dale dit ,Judy Jake , gibi ; bazen yazar isim soy isim yazarken bazen de sadece isim hatta lakap ile kahramanlardan bahsediyor bunun için bu kitabı okuyacak okuyuculara yardımcı olacak kahramanlar listesini buraya bırakıyorum Polisler Dale Gilbertson - polis şefi Bobby Dulac - polis Tom Lund - polis Debbi - polis Danny Tcheda - polis Dit Jesperson - polis Arnold Hrabowski (Macar) - polis Ernie Therriault - emekli polis Nestler - yarım gün polis Holtz - yarım gün polis Brown - federal polis Black - federal polis Redding - federal polis Maxton Huzurevi Chipper Maxton - Huzurevi sahibi Rebecca Vilas - Sekreter Georgetta Potter - hemşire Butch Yerxa - bekçi Charley Burny - müşteri
Kara EvStephen King · Altın Kitaplar · 2003517 okunma
Puan vermedi·584 syf.··
2024 47. kitabı
Harriet Beecher Stowe'un Tom Amca'nın Kulübesi romanının çocuklar için kısaltılmış baskısını okuduğumda 11-12 yaşlarındaydım.Bir gün içinde bitirdiğimi çok net hatırlıyorum.Çocuk kalbimin ne kadar incindiğini de... Aklımda bir gün mutlaka orijinal haliyle okumak vardı.Sevgili İpek sayesinde bu ay okudum, Tom Amca'nın Kulübesi'ni. Harriet Beecher Stowe pek çok değişik konu üzerine 30'dan fazla kitap yazmış.Birkaç tane de roman. 1852 yılında yayımlanan Tom Amca'nın Kulübesi, Amerikan İç Savaşı'nın başlangıcına etki eden bir roman olmuş.Hatta bir rivayete göre Abraham Lincoln " Bu büyük savaşı başlatan kitabı yazan küçük kadın sensin!" diyerek selamlamış yazarı. Harriet Beecher Stowe 1853 yılında A Key to Uncle Tom's Cabin adlı bir kitap daha yayımlamış. Güney'de Kentucky'de Shelby çiftliğinin sahibi olan Arthur Shelby, ekonomik zorluklar nedeniyle, en nitelikli, güvenilir, onurlu, güçlü Tom Amca'yı daha iyi para getireceği için satmak zorunda kalır.Köle tüccarı Tom Amca'nın yanında küçük Harry'i de satın almak ister. Oğlunun satılacağını öğrenen Eliza, oğluyla birlikte Kuzey'e ulaşmak umuduyla kaçar. Tom ise kaçmayı asla düşünmez.Onuru, dindarlığı, iyi ahlâkı izin vermez, isyan etmesine. Tom Amca'daki dindarlığın verdiği teslimiyet epey rahatsız etti beni. Tom Amca tesadüflerin yardımıyla, Augustine St.Clare tarafından satın alınır.St.Clare ve özellikle küçük kızları Eva için vazgeçilmez biri olur Tom Amca. Romanda Eliza, Harry ve Eliza'nın kocası George'un yaşadıkları ile Tom Amca'nın yaşadıkları iki farklı koldan anlatılır. Augustine St.Clare ve küçük kızı ne kadar iyiyse, karısı Marie o kadar kötüdür.Romandaki bir önemli karakter de St.Clare'in kuzeni Ophelia'ydı bana göre. St. Clare'in kölelik üzerine düşünceleri, kölelik karşıtlığı, Ophelia ile yaptığı
Tom Amca'nın KulübesiHarriet Beecher Stowe · Can Yayınları · 20212,334 okunma
Puan vermedi·104 syf.·
2024 3. kitabı
"Duygularımızı yalnız ölümün uyandırdığına dikkât ettiniz mi?" Günümüzde ölüme duyarsızlaşmış olsakta bizi uyandıracak şey ölümdür. Bugün bu incelemeyi yazmaya başlarken bile dün tam 7 kadın ayrılmak istediği ya da ayrıldığı eşleri tarafından -ldürüldü. Ülkenin her karış toprağı kadın ve asker mezarlığı. Savaş meydanında verilen kayıplarla yarışan kadın -lümleri. Işık hızını aramaya harcanan enerjinin 10/1 yeterdi insanlığın çöküş hızına çözüm üretmek için. İnsanı insana döndürmek için. 7 kadın! “Kadınlar insandır. Biz insanoğlu.” diyen Neşet Ertaş bir görsen, senin gördüğünü de aştı katliamlar. Bir kadının çığlığı silinmiyor kulaktan. Öyle başlıyor Clamence’ın düşüncelerini bize açması. Bir gülüş ve bir çığlığın gölgesinde kalmış bir hayattan varoluşsal sorgu itimi. Kahraman, hayatını mahfeden şeyin bir gülüş ve bir çığlık olduğunu söyler. Nehrin kenarından evine giderken, genç bir kız olduğunu düşündüğü birinin nehre atlayarak intihar ettiğini söyler. İntihar esnasında duyduğu çığlık onu takip eder. Yardım edebilmek, etmemek, izlemek, üzülmek, gülüşün koparılması,... gibi birçok gelgitle duygular gecidi yaşar. Araya yine girmem gerekiyor. Tek düze kitap üzerinden gidemeyecek kayıpları anımsayarak. Günümüzde çocukların cesetleri poşete konuluyor ve insanlık sancı çekmiyor. İntihar bilinçli ama bilince ittirirmiş bir seçimken; öldürülmek istem dışıdır. Bir poşette parçalar toplanıyor... poşette... daha önceden çekilmiş gülüşlerle dolu görüntülerini gördüğümüz çocukların hemen yan tarafına poşet tutmuş babalar, dedeler ya da bunu kimsesize kendi kimsesizliği ile görev bilen başka bir baba, abi, dede, amca, dayı, enişte, damat görüyoruz. Sıfat sayıyorum çünkü bir insan sadece bir sıfat değildir bir sayı olmadığı gibi... Dünyanın ne kadar kirleneceğini tahmin
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 201919,2bin okunma