Esra Yıldız

Spoiler içerir
7/10
·219 syf.··
2024 17. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2024 16:41
Hakkında bilgimin çoğunlukla Amerikan dizi ve filmlerindeki temsilinden ibaret olduğu bir ülke Meksika. Suç oranının yüksek olduğu ve uyuşturucu kartellerinin yaygın olduğu sınırlı bilgilerim arasında. Ama bu uyuşturucu, silah, cinayet dünyasının başka bir boyutu var daha önce fazla bilmediğim. Kadınların ve kız çocuklarının bu dünyadaki yeri. Dünyanın neresine bakarsanız bakın, aralarında büyük kültürel, ekonomik, siyasal ve sosyal farklılıklar olsa da heryerde ortak olan bir nokta var: kadının konumu. Her koşulda daha fazla zorluk yaşayan, zulme uğrayan, erkeğin malı ya da zevk aracı olarak görülen kadın. Gelişmişlik düzeyi arttıkça bu durum azalıyor olsa da hala üstesinden gelinemeyen, ortadan kaldırılamayan, en eski ayrımcılık kadına yönelik olan. Kitapta da bunun Meksika'daki yansımasını görüyoruz. Ormanda yaşayan, ekonomik zorluklar içerisinde olan, zorlu fiziksel koşullarda yaşamlarını sürdüren, devletin hizmetlerinden fayda göremeyen aksine tedbir amaçlı eylemlerinden zarar gören bir topluluğun hayatına tanık oluyoruz. Tüm bu zorlu yaşam koşullarını üstüne bir de kız çocuklarını kartellerden gizleme çabası içerisindeler. Gelip rastgele kız çocuklarını kaçırıp götürüyorlar ve kızlardan bir daha haber alınamıyor. Köle olarak satıyorlar, istismar ediyorlar ve belki de öldürüyorlar. Ailelerin kız çocuklarını korumalarının tek yolu ise onları çirkinleştirip erkek çocuğuna benzetmeye çalışmak. Doğdukları andan itibaren kız olduğunu inkar edip erkek çocuğu olduğunu duyurmak. Bunlar da işe yaramazsa aniden gelen kartel üyelerinden saklamak için kazıkları çukurlara gömmek. Kitaptaki öykü bundan ibaret değildi tabi ki ama beni en etkileyen, sarsan, dehşete düşüren, sorgulatan, isyan ettiren bu oldu. Kadın ve kız çocuklarının çektiği zulmün dünyanın hiçbir yerinde
Kadınlar OrmanıJennifer Clement · Sel Yayıncılık · 20199 okunma
Reklam
Spoiler olabilir
8/10
·637 syf.··
2024 9. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2024 13:18
Tolstoy'un bugüne kadar okuduğum kitapları arasında en az keyif aldığım, en az etki bırakan kitabı oldu benim için. Buna rağmen içine alan, merak uyandıran bir hikayeydi. Kitap boyunca toplum düzeni, ekonomik düzen, hukuk, din gibi kurumlar, adalet sistemi eleştiriliyor. Ana karakter Nehlüdov’un jüri görevinde geçmişte birliktelik yaşayıp terk ettiği Maslova ile karşılaşmasıyla başlıyor hem kendini hem inandığı doğruları sorgulaması. Cinayet suçundan ceza alan Maslova’nın bulunduğu noktaya gelmesinden kendini sorumlu tutuyor. Daha önce bir parçası olduğu topluluğa karşı yabancılık hissediyor. Gösterişli, şatafatlı yaşam tarzından, insanların yapmacık, samimiyetten uzak konuşmalarından tiksinti duyuyor. Bu noktada çevresindeki her şeyden herkesten bulantı duyması Sartre’ın Bulantı kitabını anımsattı. Yaşadığı büyük ev, sahip olduğu gereksiz eşyalar, malı, mülkü gözüne fazlalık olarak geliyor. Hayatında değişiklikler yapmaya karar veriyor. Bir yandan da Maslova’nın cezasına itiraz edip masumiyetini kanıtlamaya çalışıyor. Maslova ile yaptığı hapishane ziyaretlerinde bürokrasinin işleyişindeki hatalar nedeniyle haksız yere aylarca hapis yatıp kendisinden yardım isteyen insanların sorunlarıyla ilgileniyor. Bu süreçte insanların yaşamının küçük bir gruba mensup insanların ağzından çıkan tek söze bağlı olması, yasal yollardan hakkını elde edemeyen insanların Nehlüdov’un nüfuzunu kullanmasıyla kolaylıkla çözüme ulaşmaları adalete olan inancını yıkıyor. Sahip olduğu toprakları elinden çıkarmak için çiftliğine gittiğinde köylünün yaşadığı sorunlara, çektiği sefalete tanık oluyor. Emek verip toprağı işleyen insanların kıt kanaat geçinirken toprağın sahiplerinin zenginlik içerisinde olmasının yanlış olduğunu düşünüyor. Toprak üzerinde birilerinin mülkiyet sahibi olduğunu iddia
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,6bin okunma
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2024 09:13
Travmatik yaşam olaylarının çocukluk döneminde gerçekleştiğinde çocuğun bedensel, zihinsel ve duygusal gelişimini nasıl etkilediğini vaka örnekleri üzerinden anlatıyor kitap. Ele alınan vakalar her ne kadar ağır olsa da yazarlar mümkün olduğunca dramatize etmekten kaçınıp bilimsel yönüyle ele alıyorlar. Aynı zamanda da kronolojik olarak bilim dünyasında çocukluk döneminde yaşanan travmaların beyin gelişimine etkisine dair bakış açısının zamanla nasıl değiştiğine tanık oluyoruz. Çocuklukta yaşanan ihmal ve istismarın beyin gelişimine zarar verdiği, özellikle de yaşamın ilk 3 yılında gerçekleştiğinde tamir edilmesi çok zor hasarlara yol açtığı, erken dönemde çocuğu destekleyecek unsurların varlığında ise bu zararı aza indirmenin mümkün olduğu anlatılıyor. Çocukluk döneminde yaşanan ihmal ve istismarın çocuk üzerindeki yansıması DEHB, davranış bozuklukları, saldırganlık, dürtüsellik ve intihar amacı taşımayan kendine zarar verme davranışları olarak ortaya çıkıyor. Çocuk psikiyatrisindeki yaygın yaklaşımın bu bozukluklara ait belirtileri tedavi etmeye yönelik olmasını eleştiriyor Bruce D. Perry. Psikiyatrik rahatsızlıkların tanısı için el kılavuzu olarak kullanılan DSM'nin sadece ortaya çıkan belirtilere odaklanmasını, arka planda zemini oluşturan unsurları dikkate almamasını sorguluyor bu bağlamda. Bruce D. Perry ve birlikte çalıştığı uzmanlar yaygın tedavi anlayışına alternatif bir yaklaşım geliştiriyor. Farklı uzmanlık alanlarının işbirliğiyle, çocuğun içinde bulunduğu yaşı dikkate almadan ihtiyaçlarının tamamlanmadığı gelişim dönemine odaklanarak o dönemde edinilemeyen kazanımları kazandıracak çeşitli yöntemler uygulanıyor özetlenecek olursa. Bu yöntemlerle çocuğun beyin gelişiminin zaman içerisinde akranlarıyla aynı seviyeye ilerlediğini gözlemliyorlar
Köpek Gibi Büyütülmüş ÇocukMaia Szalavitz · Koridor Yayıncılık · 202510,5bin okunma
7/10
·112 syf.··
2023 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2023 17:12
60'lı yıllarda geçen öyküde konu edilen sorun günümüzde de geçerliliğini koruyor. Slyvie ve Jerome'un hayattaki yerlerini bulma kaygılarında kendimi gördüm. 20'li yaşların başlarında yaşamaya duyulan açlık, yeme, içme, gezme, güzel eşyalara sahip olma arzusu, bunları elde edebilmek için sıkıcı bir işte çalışma gerekliliği, bu işin sahip olunmak istenen yaşamı sağlayabilse de zamanın çoğunu kapladığı için o yaşamdan alıkoyması gerçekliği... Böyle bir işe girmeyi ertelerken zaman geçtikçe gelecek kaygısı taşımak... Fazlasıyla tanıdık. Okurken bir taraftan eğlendirici bulsam da çoğunlukla içinde kaldıkları ikilem boğucu hissettirdi. Onlarla birlikte dünya düzenini sorguladım. Ve kaçınılmaz son olarak hepimiz gibi onlar da hayalini kurdukları zenginliği sağlayamasa da konforlu bir yaşam sunan 9-5 bir işe başlayarak kapitalizmin çarklarından biri haline geldiler.
ŞeylerGeorges Perec · Metis Yayınları · 20161,363 okunma
10/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2023 29. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2023 08:41
İlk sayfasından itibaren etkisi altına girdim kitabın. Tamamen gerçek dünyadan sıyrılıp kitabın karanlık, tekinsiz, karamsar atmosferine dahil oldum. Bazı sayfalarda bu kasvet çok ağır geldi, soluksuz bir oturuşta uzun uzun okuyamadım. Dinlene dinlene, sindire sindire arada bir soluk alarak ilerleyebildim. Kitaptan bu kadar etkilenmemin nedenini de tam olarak açıklayamam. Ana karakter Harry ile kimi zaman benzeştiğimi hissetsem de çoğunlukla kendime çok uzak buldum. Buna rağmen karakterin duygudurumunu, dünyaya ve insanlara bakışını çok iyi kavradım, hislerini ve düşüncelerini kendi içimde duyumsadım. Harry ile birlikte hikayenin içinde gibiydim, görünmez bir şekilde her an onunla beraber gibi, yaşadığı her deneyimi ortak bir şekilde deneyimlediğimizi hissettim. Harry dünyaya, topluma, insanlara uyum sağlayamayan bir karakter. Düzenli bir işte çalışamayan, bir ilişki yürütemeyen, insanlarla uzun süre bir arada kalamayan bir yapısı var. Kendi kitapları, müzikleri ve düşünceleri içinde rahat hissedebiliyor yalnızca. Ama hiçbir şeyi uzun süre sürdüremiyor, her şey bir süre sonra huzursuzluk veriyor. Bu huzursuzluğun hiçbir zaman geçmeyeceğine yalnızca hayatını sonlandırmanın bir çözüm olacağına inanıyor fakat intihar da kaçındığı bir görev haline geliyor. Hayatına giren Hermine ile Harry'nin hayatı değişmeye başlıyor. İçini görebilen, kendisini anlayabilen tek insan Harry üzerinde ona her şeyi yaptırabilecek bir güce sahip oluyor. Harry'nin küçümsediği, yargıladığı birçok şeyi deneyimletiyor ve bunlardan tat almaya başlıyor Harry. Tek başına kaldığında eski duygudurumuna dönerken Hermine ile birlikteyken eskiden yargıladığı hatta tiksindiği birçok şeyi zevk alarak deneyimliyor. Fakat bu noktadan sonra yaşananları yorumlamakta zorlandım. Gerçeklikle hayal dünyası iç içe
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,7bin okunma
Reklam