Hayatın içinden bir kitap. Edebiyat / felsefe yapacağım diye uzun, gereksiz, süslü cümleler kullanmadan edebiyat yapabilen bir yazar. Hem akıcı hem de kendimle aşırı bağdaştırabildiğim bir kitap oldu. Her karaktere ayrı sempati duyuyorsunuz ve bi noktada kendinizi okuyorsunuz eminim. En azından bana öyle oldu. Yazar o kadar basit bir şekilde anlatmak istediklerini aktarabiliyor ki kırk cümle kursam iki cümlede dediklerini aktaramam belki. Zaten hayranıyım bu yazarın ve bu kitap da favorim oldu. Okumaya başlamak için iki kez düşünmeyin bile. Bu kitap özellikle hayatın anlamını arayanlara iyi bir destek olur.
Ne vakit bir yerde deprem, kuraklık ya da başka bir felaket olsa, Allah’ın gazabının alameti sayarlar. Halbuki apaçık dememiş mi “rahmetim gazabımı geçer” diye?
Bilmiyorum bu kitabı okumak için yaşım mı geçmiş yoksa kitapta anlatılanı zaten hayatımda uyguladığım için o kadar etkilenemedim mi. Kitap hayatta maddiyata çok doymuş birisinin mutlu olabilmek için maneviyatla tanışmasını anlatıyor. İnsanın insana yardımından alınan mutluluk ile hayat enerjisini geri kazanıyor. Kişiliğim çok oluşmadan bu kitabı okusaydım bana yön verirdi eminim ama şu an okuyunca “zaten böyle hayat” diyip geçtiğim bir kitap oldu. Bu kötü bi kitap olduğu anlamına gelmiyor ama bana bir şey katmadığı anlamına geliyor.
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,8bin okunma