9/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
Serkan Karaismailoğlu / Pia Mater Merhaba sevgili dostlarım… Alışılmışın dışında bir romanla geldim. Nöro-Romanla. Yani sinirbilimsel gerçekleri, kuru akademik bir dille değil, heyecan dolu, gizemli ve kurgusal bir hikayenin içine yedirerek anlatıyor Serkan hocamız… Eşi Perit tarafından aldatıldığını öğrenen ve ardından gizemli bir şekilde ortadan kaybolan Meryam’ı aramaya başlamıştır herkes. Meryam'ın ansızın kaybolmasıyla birlikte, etrafındaki karakterler büyük bir bilmecenin içine sürüklenir. Kız kardeşi ve annesi, eşi, dostları herkes seferber olmuştur. Daha kim olduğunu bilemediği mafya mı yoksa işadamı mı olduğunu öğrenemediği adamdan yardım istemek zorunda kalmıştır Tesla. Tesla tıp eğitimini yarıda bırakmış fakat zehir gibi bir zekaya sahip kadındır. Alef, İlias ve Galen ise geçmişe dayanan ağır tramvaları olan kadının hayatına birden dahil olmuş kişilerdir. Her adımda dramın daha da yükseldiği, sırların açıklandı, sürprizlerin olduğu günleri yaşamaktalardır. Tesla’yı bekleyen gerçekler nelerdir? İnsan beyni aşkı ve acıyı nasıl işler? Kendi hücrelerimiz bile bazen bize ihanet edebilir mi? Yaşadığımız hayat gerçekler değilse? Bilimsel verilere dayanarak kurgulanmış harika bir roman diyorum
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919,1bin okunma
9/10
·424 syf.··
2026 25. kitabı
Merhabalar sevgili kitap severler, nasılsınız? Bugün sizlere @elmayayinevi ’nden @serkan_karaismailoglu ’nun kaleminden çıkan #PiaMater serisinin ilk kitabı ile geldim. Bu eseri size anlatmak istiyorum… Bir zamanlar, kalbin sırlarını çözmeye çalışan bir genç vardı: Tesla. O, beynin derinliklerinde dolaşırken kalbin neden bir başkası için çarptığını merak ederdi. Kalbin sesi ona “sev” diye fısıldarken, beynin mantığı “dikkat et, yanılırsın” diyordu. İşte bu çatışma, onun en büyük yolculuğunun başlangıcı oldu. Tesla’nın yanında, kokuların büyülü dünyasında kaybolan Alef vardı. Alef’in duyuları, sıradan insanların göremediği kapıları açıyordu. Onlara rehberlik eden ablası Meryam ise geçmişin yükünü taşıyan bilge bir karakterdi. Üçü birlikte, aşkın büyüsüyle karşılaştılar, ihanetin gölgesine düştüler, intikamın ateşini hissettiler. Her adımda bilimin ışığı onlara yol gösterdi. Çünkü bu hikâye sadece bir aşk masalı değil; aynı zamanda beynin gizemli dünyasına açılan bir kapıydı. Yazar, sinirbilimin gerçeklerini romanın içine öyle ustalıkla yerleştirmişti ki, okurken hem bir masalın büyüsünü yaşadım hem de bilimin derinliklerinde dolaştım. Ve sonunda Tesla şunu öğrendi: Kalp ile beyin arasındaki çatışma, insanı insan yapan en büyük mucizesiydi... Eğer hem bilimsel düşünceyi hem de masalsı bir hikâyeyi bir arada yaşamak isterseniz, Pia Mater tam sana göre. Okurken hem düşünecek, hem hissedecek, hem de uzun bir yolculuğun büyüsüne kapılacaksın. Mutlu Okumalar Dilerim “Kalp neden bir başkası için atar?”
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919,1bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 99. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 22:02
“Yüreğinin götürdüğü yere gidiyorsan, dönüş yolunu bulmayı beyninden bekleme.” Herkese Merhaba Bugün çok merak ettiğim serinin ilk kitabını bitirdiğimi söylemeye geldim. Kitap çok akıcı olaylar, davranışlar duyguların ve daha bir çok şeyin beynimizdeki hareket ve olaylarını da birlikte açıklayan bir kitap. Mesela bugün mutsuz isek beynimizde nasıl değişimler oluyor yada uyku ile ilgili bir sorun yaşıyorsak beyinde neler olabileceği de açıklanmış. Yani bir roman okurken bir o kadarda öğreniyoruz bu kitapla. Hele konuya bayıldım. Alef ve Tesla ana karakterlerimiz. Bu ikisin özel yetenekleri var. Alef yeteneğinin farkında ve bunu sonuna kadar kullanabiliyor. Mesela konuların rengini de görebiliyor. Okurken böyle bir şey yaşasam nasıl olurdu demeden edemedim. Tesla ise henüz yeteneklerinin farkında değil biraz acı şekilde bazı şeyleri öğrenecektir. Kitapta bol aksiyon, nerdeyse polisiye romanları aratmayacak bir kaçırılma hikayesi ve tabiki olmazsa olmaz aşk var. İsimler de oldukça ilginç. Alef, Tesla, Meryem, Perit, Vera, İlias gibi. Okurken oldukça keyif aldım diyebilirim ve kesinlikle tavsiye ederim. Şimdi sırada ikinci kitap var kitap öyle bir yerde bittiki hemen ikinciye de başlamak istiyorum.
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919,1bin okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2026 99. kitabı
Dura Mater, insan beyninin en dış zarı olan “dura mater”den adını alıyormuş ve tıpkı bu katman gibi zihnin en sert, en koruyucu taraflarına odaklanıyor. Kitap, aşk, takıntı, korku ve travma gibi güçlü duygular üzerinden ilerlerken, insan davranışlarının arkasındaki nörobilimsel gerçekleri sorguluyor aslında önceki iki kitap gibi. Bu kitapta da yine aynı şekilde bilimsel bilgiler oldukça ön planda. Seride karakterlere verilen isimler ise oldukça dikkat çekici, Pia, Meryam, Alef, Galen, Perit, İlias bunlardan sadece birkaçı. Elbette bunun da yazar açısından bir nedeni var. Diğer yandan üç kitabın da aslında arka planında, beynin işleyişi, öğrenme biçimleri, karar verme süreçleri ve duygularımızın altında yatan nörolojik altyapıyı bir roman kurgusunda vermiş yazar. Bu yönüyle kitap, yalnızca bilimsel bilgiler sunan bir kaynak olmanın ötesine geçmiş, insanın kendini tanıma yolculuğuna eşlik eden bir rehber niteliğine bürünmüş. Mesela teknik, bilimsel ya da yapay zeka ile ilgili geçen bir konunun arasında Pamuk Prenses masalına rastlamak çok güzeldi. Konuyla ilgili diğer alternatif yorumlar ilginizi çekecek eminim. Çocuk masalları olarak anlatılanların arka planında neler olabilir sorusuna yönelik aslında geçmişte ben de bir araştırma yapmıştım. Dolayısıyla kitapta buna benzer bölümlerin olması ilgimi çekti. Yapay zekadan masallara ilk insanlıktan ateşin bulunmasına kadar zamanın bir çok dönemine dair verdiği bilgiler çok güzeldi. Sadece bu da değil, çikolatanın faydaları, hayatımızdaki plastikler, Kopernik ya da Galileo’ya kadar bir çok konuda genel kültürünüze katkıda bulunacağı bilgiler yer alıyor. Okurken aslında en çok yapay zeka ile ilgili düşündüm diyebilirim. İnsandan daha zeki bir hale gelirse, insanlığın hali ne olur diye düşünmekten alamayacaksınız kendinizi.
Dura MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20217,7bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2026 64. kitabı
ÖLÜ KUŞLARIN SESSİZLİĞİ . " Zamanla geçen şey acı değil çünkü. Geçen tek şey zaman. Acı olduğu gibi duruyor, sadece sen onunla yaşamaya alışıyorsun bir süre sonra, o kadar. " . Ölü Kuşların Sessizliği, Başak Sayan kalemiyle tanışma kitabım oldu. Böylesi derin ve ince düşünülmüş hesaplarla bir kurgu beklemezken, başta Nigahtar olmak üzere diğer kitaplarını da listeme ekledim. Bir cam kadar kırılgan ruhunun bu acımasız dünyaya katlanabilmesinin yegane sebebi Emre olan Nazlı, hayatı boyunca en yakın arkadaşı olan ve tuhaflıklarını hoş karşılayan tek insan Evrim'in aşkıyla evlenmişti. İyi giden evlilikleri son aylarda biraz sekteye uğrasa da neyse ki toparlamışlardı. Nazlı, o öğleden sonra kalktığında bu kadar saat uyumuş olmasının şaşkınlığı bir yana kocasına da ulaşamıyordu. Yine üniversiteden çıkıp Dragos da kalmış olmalıydı. Birden mutfak dolaplarının açık olması, ilk defa gördüğü eşarp ve evdeki Nazlı ile Emre'nin sessizliği dikkatini çekti. Yanlarına gittiğinde ise kuzgunlarının sessizliği yaşlarının akmasına engel olamadı. O anda çalan kapı zili, ardı arkası kesilmeyen imkansızlıkların başlangıcıydı. Komiser Mehmet Ali, acı gerçeği söylediğinde etraf kararmış ve gözünü Lapis Hastanesinde açmıştı. Eşi intihar etmiş dense de araştırmalar cinayeti işaret edıyordu. Mehmet Ali geçmişteki gözleri gördüğü Nazlı'da, zaman kayıplarını Zeynep doktordan öğrenmiş, hemşire Ferhan ile de büyük şoku yaşamıştı. Peki Özlem komiser ile birlikte olayları çözüp gerçek katili bulabilecekler miydi? Alef Hoca ile yaptıkları konuşmalar ve sarkacın salınımı yasası, kan kadar kırmızı yakut taşlı pırlanta yüzük, eşinin hiç çıkarmadığı bulunamayan rolex saat, kırmızı eşarp, iki tarafında aileden gelen travmaları ve kuzgun kuşlar... Polisiye-gerilim romanı gibi görünen fakat sayfalar
Ölü Kuşların SessizliğiBaşak Sayan · İthaki Yayınları · 2026912 okunma
8/10
·196 syf.··
2026 24. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 09:09
Borges'in labirentlerle dolu büyülü dünyası Alef az önce bitti.Tek bir noktadan kainattaki her yeri, her anı ve her nesneyi aynı anda görme deneyimini anlattığı "Alef" öyküsünü son kesitte okumaktayız. Kesinlikle sıradan bir öykü kitabı değil ;çok katmanlı,algı sınırlarımızı zorlayan mitolojik ve felsefi unsurlarıyla öne çıkan bir şaheser sunmuş bizlere Borges. Bundan sebep,okurken zaman zaman zorlandığımı, kendimi durup durup sayfalarca düşünürken bulduğumu da itiraf etmeliyim:) Kitap boyunca kendinizi bazen antik bir kütüphanede, bazen de ölümsüzlerin yaşadığı gizemli bir şehirde buluyorsunuz. Her bir öykü, aceleye getirilmeden, adeta bir bulmaca çözer gibi, olabildiğince dikkatli ve odaklanarak okunmayı hak ediyor. Borges okumaya doğru kitaptan başladım mı tartışılır ancak kesinlikle son olmayacak.
AlefJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2018937 okunma