mesut doğan

mesut doğan
@alerdem
Şair Yazar
Yüksek Lisans
Eskişehir
https://www.youtube.com/watch?v=SsImHCsMMRg
16 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Oysa bir konuşmasında onun yakın birkaç dostuna bir sır gibi fısıldadığı şu sözler boşuna değildi. “Kim bilir insanlara kötü örnek olurum korkusuyla, yaşamı incitirim endişesiyle yaşamıyor gibiyim. Eşyayı, zamanı ve insana verilen her şeyi az ve kanaat içinde kullanıyorum. Bir insanı hayal kırıklığına uğratırım korkusuyla insanlarla fazla görüşmüyorum. Tüm bu sıra dışılığım ve anlamsızlığımla kendimi ödüllendiriyorum belki de. Belki de cezalandırıyorum. Hayatta hepimiz bir güzel söz, bir bakış bir dokunuş için ömrümüzü tüketmiyor muyuz? Sayısız kadın bir iltifata ömrünü bağışlamıyor mu? Sırf bu küçük şeyler için bir ömür acılara, hakaretlere katlanmıyor muyuz? Hepimiz yıllarca hiç gerçekleşmeyecek korkuları beklemiyor muyuz? Yığınlara bakıyorum da kendilerini bile bulamamışken O’nu bulduklarını zannediyorlar. Ne büyük cahillik.”
Sayfa 77·Kitabı okudu
Roman
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Dede bir minderin üzerinde bağdaş kurmuştu. Kendisine yapılan bu ikram ve fedakârlıklara cevapsız kalmamak adına sazını çıkarmış ve odada oturanlara bir şeyler çalıp söylemeye başlamıştı. Başından geçen maceralar ve hayatla ilgili öğütleri içeren bu deyişler uzayıp giderken şalvarının ortasında âdeta bir köpek parçalamış gibi kocaman bir yırtık ortaya çıkmıştı. Bu hain yırtık içeride olan ne varsa onu dışarıya gammaz bir ayna gibi eksiksiz yansıtıyordu. Dinleyiciler ne kadar sıkılsa da bunu dedeye nasıl anlatacakları konusunda çaresizdi. Durumu anlayan Vali Nezih Bey dedeye doğru hafifçe eğilip “Pirim açıldı, pirim açıldı” dedi. Dede duyduklarından oldukça memnun olmuştu. Sazının tellerine daha hafif dokunarak “Siz daha pirinizin nesini gördünüz efendiler, pirinizde daha neler var” diye cevapladı.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Konser başlamıştı. Beethoven’in “Dokuzuncu Senfoni” eserinin dinleyicilerin üzerine yağdırdığı altın toz sağanağının etkisi henüz geçmeden “A Melody of Tears” eserine geçilmişti. Bu eserle birlikte Alman kadın tıpkı bir bahar sabahı tarhların üzerindeki sisleri nazik üflemelerle usulca dağıtan o hafif rüzgâra yakalanmış gibi ağır bir vagonu bir lokomotife bağlayan önemsiz ama en sağlam parça neyse işte o parçasının üstada ebediyen bağlandığını hissetmiş ve gözlerinden sessizce düşen mutluluk gözyaşlarıyla, muhatabını sahiplenen o her kadının bildiği gülen bakışlarla üstadın sağ koluna sıkı sıkı tutunarak, omuzlarını hafifçe düşürüp yuvarlaklaştırarak ona alttan yukarı doğru alıcı gözle bakmıştı. Üstat elbette bu kola tutunmanın ve tam teslimiyeti gösteren omuz hareketinin ne olduğunu bilemeyecek kadar saf değildi. İçine sessiz gümbürtülerle yuvarlanan ince bir hüzün ve ürpertiyle istemeden de olsa korkuyla yutkunmak zorunda kaldı. Ağzı bozuk arkadaşı bu manzarayı görseydi kesinlikle üstadın kulağına doğru eğilip yüksek sesle “Gözün aydın, bir oğlun oldu” ya da “Mezarı derin kaz, ölü ikiye çıktı” gibi bir şey söylerdi. s.85

mesut doğan

, bir kitap okudu
10/10
·504 syf.·
Beğendi
·
1974 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2020 15:01
·
2020 5. kitabı
Hermann Broch
9.2/10 · 471 okunma

mesut doğan

, bir kitap okudu
10/10
·352 syf.·
Beğendi
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2000 00:00
·
2000 1. kitabı
Marcel Proust
9.1/10 · 1.401 okunma