Puan vermedi·512 syf.··
2019 16. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2019 00:00
Bu akşam Ephesus Yayınları nın FMArsal kitaplarından biriyle geldim. Dün akşam biten #buzsıcağı diğer bitenlerin yanında yerini aldı çoktan. Her zaman olmasa da arada tercih ettiğim türde olan kitaplar fazla birikmiş elimde. Bu üç kitabı da sahafta çok uygun görünce dayanamamış almıştım. Kalemine yabancı olmadığım bir yazar, az çok ne okuyacağımı bilerek yola çıkışım okumamı kolaylaştırdı. Hem sinirlenmemi, hem şaşırmamı, hem gülmemi, hem "yetti da" dememi sağlayan karakter ve olaylar sayesinde çabucak bitti. Başarılı bir beyin cerrahı ve çaresizlikte dibe vuran bir üniversite öğrencisinin tesadüfen yollarının kesişmesi sonucu ortaya çıkan hikayeyi okudum. Biri ne olursa olsun devam eden 'hayat' gibi capcanlı, biri dostlar başına bir buzul. Ben şimdi aksiyon beklentim olan bir kitaba balıklama dalış yapıyorum, malum fazla romantizm alerji yapıyor :) Keyifli okumalarınız daim olsun...
Buz SıcağıFatih Murat Arsal · Ephesus Yayınları · 2017624 okunma
Güzelliğin maddi ve manevi ölçütlerinin iyi bir açıklanış biçimi
7/10
·280 syf.··
2026 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 15:27
Evet öncelikle bu kitabı okurken Dorian Gray karakterinden daha çok Lord Henry’den etkilendim. Sebebi ise adamın insan kılığına bürünmüş birer şeytan olması. Bu kitabı okumadan önce şeytanın insan formunda olmayan biri olarak anlatıldığını düşünmüştüm fakat ortada şeytan bile anlatılmadı onun yerine şeytanın varlığı ve onun düşünceleri Lord Henry’nin fikirleri aracılığı ile Dorian Gray’i etkisi altına aldı. İşte fikirlerin gücünün korkutuculuğu tam olarak burada. İnsan zihni her şeye alışabilir her şeyi kabul edebilir tüm etik değerlerin karşıtı olabilir ve bunu yapmasını doğaya, çeşitli sebeplere bağlayabilir ancak bunu yapması için tamamen aklı ile harekete geçmesi gerekir yani ruhunun ona yön vermemesi gerekir. İşte Dorian tam olarak bunu yaşadı ruhunu kalbini amacı olan güzellik ve gençlik için feda etti, geriye kalan kuru aklı ile yetinmeye çalıştı. Bu çabanın beyhude olduğunu ise sonunda görmüş olduk Dorian güzelliğin temiz bir vicdanda bulunabileceğini gördü. Estetik dediğimiz her ölçüt maddi sınırlamalardan çok manevi gereklere de dayanır. Dorian yeterince genç ve güzeldi fakat ruhu yoktu vicdanı işlediği günahlar yüzünden rahat değildi böylesi bir güzellik ve gençlik onu tabi tatmin etmedi çünkü güzellik dediğimiz şey aslında insanın kendi vicdanının rahat olmasıylada ilgiliydi. Ruhuna sahip çıkan, temiz kalabilen herkes yaşlansa bile güzelleşir bu böyledir kitabın böylesi bir mesajı bunca edebi nitelikte sunmasına hayran kaldım. Aynı zamanda Lord Henry’nin akla uyan ama kalbi alerji eden fikirlerini hem anladım hem yadırgadım. Ve ondan nefret ettim. Dorian Gray’den tiksindim. Basil’e ise acıdım. Hayalkırıklığı şu dünyada yaşanacak en acı hislerdendir, böylesi sanat aşığı birisinin idealinin çapsız ve yönsüz Dorian olması hayalkırıklığının en üst seviyesiydi.
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·64 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 19:39
“Cun’un insanlara, hayata, hatta evrene karşı geliştirdiği o ‘alerji’… bana hiç yabancı gelmedi. Bazen dünya fazla gürültülü, fazla sert oluyor ve insan kendini korumak için içine kapanıyor. Şişmanlayamayan Sumocu tam da bu hissi öyle sade ama derin anlatıyor ki… Kısacık bir hikayede bile insanın yalnızlığını, ait olamama duygusunu ve yine de bir yere tutunma çabasını hissettiriyor. Ben bu kitabı sadece okumadım, biraz da hissettim ”
Edebiyat
Şişmanlayamayan SumocuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20121,123 okunma
Anne Beni İyileştir
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 68. kitabı
Sevgili anneler, size mesajım şu: Çocuğunuz hastaysa tek çare sizde olabilir. Hayır, bahsettiğim bir sevgi klişesi değil. Elbette sevgi çok önemli ama ben küçük iyileşmelerden değil gerçek ve kalıcı bir çözümden bahsediyorum. Hastalıklarımızın, en büyük takıntılarımızın ve hatta depresyonlarımızın en temel kaynağı gerçekten de beynimiz olabilir mi? Eğer bu soruya cevap olarak "Evet." diyor ya da bu sorunun bakış açınızı değiştirebileceğini düşünüyorsanız M. Barış Muslu 'nun NeuroFormat Sistemine bir göz atabilirsiniz. NeuroFormat sisteminin mucidi de diyebileceğimiz M. Barış Muslu , Anne Beni İyileştir 'de alerjiden öğrenme güçlüğüne, aşırı kilodan kronik ağrılara kadar pek çok konudaki problemin çözümü olarak ebeveynlere yepyeni bir ufuk açıyor. Oldukça kolay anlaşılır tarzının yanı sıra çeşitli örnekler ve hikâyelerle zenginleştirilen kitap, okuyucuya öğrendiği bilgileri pratik olarak uygulama olanağı da sunuyor. Yöntem ve anlatım biçimi olarak pek çok ebeveynin dikkatini çeken kitap, temelde çocuklukta yaşanan travmaların ileride birtakım hastalıklar şeklinde karşımıza çıkabileceği konusuna odaklanıyor. Alerji, cilt sorunları, hiperaktivite başta olmak üzere 300'e yakın hastalık ve bu hastalıklara neden olan travmalardan bahsediyor. Ebeveynlere ve özellikle de annelere seslenen yazar, NeuroFormat adını verdiği teknikle bir yandan çocuklarınızın olası rahatsızlıkları üzerine düşünmenizi sağlarken diğer yandan sizin de kendi geçmişinize dönmenizi sağlıyor. Son derece akıcı, yalın ve sade bir anlatıma sahip olan kitap, rahatsızlıklarınızın kaynağını bulmanıza yardımcı oluyor. Kısacası yazar, aradığımız şifanın geçmişimizden izler taşıdığının altını çiziyor. Yöntem, aşırı kilodan özellikle çocuklarda görülen hiperaktiviteye, sigara bağımlılığından kronik ağrılara
1000Kitap
Anne Beni İyileştirM. Barış Muslu · Doğan Kitap Yayıncılık · 2022676 okunma
Puan vermedi·169 syf.··
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 00:56
Haftada beş gün kalk ve okula git bu bir işkence olmalıydı. Onların bu çileden kurtulması gerekiyordu. Bunun için bir ekip kurdular. Elif, Kerem, Emre ve Reco: Ekiplerinin ismi EKER’di. Bir de sloganları vardı: “OKUL ÇOK BETER, EKER OKULU EKER!” Her şey onlara Çocuk Bayramı’nda Atatürk’e mektup yazmalarının istenmesi ile başladı. Bir çocuk olarak okula attıkları son adımda, başlarına geleceklerden habersiz diler. EKER’in yazdığı mektup seçildi, müdür de rahatsızlanınca yeni okul müdürü Emre, yardımcıları da diğerleri seçildi. Şimdi okul onların yönetimdeydi. Bütün düzeni değiştirmek artık ellerindeydi, değiştirdiler. Ama her şey ellerini, yüzlerine bulaştı. Eğlenelim dediler ayarlayamadılar. Oyun oynayalım, kafamıza göre takılalım diye mangal dumanda zehirlendiler. Çikolatadan alerji oldular, güneşte yanıp kavruldular… Ve istifa ettiler. Yeni okul müdürü geldi, Ş. EKER ekibine bir kişi daha katıldı; ŞEKER ekibi oldular. Ş. Öyle çok şey bilmiyordu. Ama emin olduğu bir şey vardı; o da çocukları çok seviyor olmasıydı. Zaten çocukları çok sevince her şey oh ne âlâ memleket olmaz mıydı?
Oh Ne Âlâ MemleketŞermin Yaşar · Doğan Egmont Yayıncılık · 20202,822 okunma
Burası Türkiye, Burada herkes inanmak istediğine inanır!
5/10
·1408 syf.··
Beğendi
·
2025 38. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2025 00:52
Gazeteciden tarihçi, tarihçiden de gazeteci olmaz. Bunu bir kez daha idrak etmiş bulunuyorum. Yazarımız aslında bir gazeteci, tarihçi değil. Ama Türkiye'de tarihçi olmadığını, akademinin görevini yapmadığını, hakikatlerin kaleme alınmadığını, hainlerin kahraman, kahramanların hain ilan edildiğini savunuyor. Bu zamana kadar yazara göre okuduğumuz tarih palavradan ibaret, hakikatler yalnızca yazarımızın yazdığı bu kitapta ve yazarımızın sosyal medyada paylaştığı gönderilerde gizli imiş. Yazarımız uzun süre tarihi hakikatleri sosyal medya hesabından paylaşmış. Belli bir süreden sonra gerçek tarihi bu kitabında anlatmış. Koskoca cahil ve kaldırılmış ülke bu kitabı okuyarak aydınlanabilirmiş. Yalnız yazarımız sosyal medya diline alışkın olduğundan bu dili bu kitabına da taşımış. Hiçbir tarih kitabında görmediğiniz bu üslup sizleri hiç yanıltmasın. Önemli olan gerçekleri öğrenmek tek gerçeği de bu abimiz kaleme alıyor. Diğerleri bu abimizin deyimiyle palavradan ibaret. Peki bu gerçekler neler kabaca söyleyecek olursak Enver Paşa bir hürriyet kahramanı değil, bir haydut hatta bir terörist. Hatta ve hatta Türk bile değil Gagavuz kökenli Hristiyan bir aileden geliyor. İttihad ve Terakki bir parti değil bir terör örgütü. Bu terör örgütünün Ermeni katliamını da yaptığını öne çıkarıyor yazarımız. Mustafa Kemal Atatürk kahraman değil, bir hain yazarımıza göre hiçbir askeri başarısı yok. Mason hatta Yahudi hatta va hatta Türk de değil. Eğer Suriye cephesinde 7. orduya ricat emri vermeseydi biz İngilizleri yenecekimişiz. İngiliz ajanı olduğu için savaşın kaybedilmesine neden olmuş. Yine yazarımız milli mücadelenin bir İngiliz projesi olduğunu iddia ediyor. Ingilirler Kurtuluş Savaşında bizleri Yunanistan'a karşı desteklemişler. Saltanatın kaldırılması, Halifeliğin kaldırılması
Enver ve Mustafa Kemal’in Kitabı 1908-1938 (3 Cilt Takım)Yaşar Gören · İslâmbol Yayınları · 20254 okunma