"Anlayamazsın, bunun ne kadar kötü bir şey olduğunu tahmin bile edemezsin. Öfkelendiğimde her şeyi yapabilecekmişim gibi geliyor bana. Çok vahşileşiyorum, herkesi incitebilir ve bundan da keyif alabilirim. Korkarım bir gün çok kötü bir şey yaparak hayatımı mahvedeceğim ve herkes benden nefret edecek."
Yüreğini sokağa atılmış bir ilan kâğıdı gibi alıyor eline.
Buruşturuyor onu, kırıştırıyor, yuvarlıyor, sıkıştırıyor.
Havuçkafa artık bir yürek köftesinden ibaret.
İnsanlar yapacaklarını söyledikleri veya yapmaları gereken şeyleri çok nadiren yapıyorlar. Yalnız olmakla ilgili sevmediğim tek şey, kendimle geçirmek zorunda kaldığım sürenin miktarı.
Her şey sonsuza kadar sürecek zannediyoruz. Geçici olmamız bize ders vermeli ama vermiyor. Hayatın sana sunduğu şans, karşına çıkardığı engellerdir. Mücadele etmediğin her an beceriksizce yaşlanan bir varlıksın, varlığı tartışılan.