Aleyna Burunsuz

Bitti dediğim yerlerden yeşeren şeyler gördüğümden beri, hayatın rüzgarına da karşı çıkmaktansa o rüzgarı sırtıma aldığımdan beri çok yükseğim. Günlerim, ruh halim küçük bir çocuğun yeni keşfettiği bir ses heyecanında hala. Oluştuğum insanı çok seviyorum. Yaşamımda yazmak istediğim hikayeyi bulmuş olmak, bunu yaşamak, kendimi bununla tanımlamadan yarın herşeyi değiştirmek istebileceğimi bilmek. Mesela bugün 25 yaşında üniversiteye başladım tekrar. Ve bundan bir sene önceye kadar geç kaldım derken içimde hiç geç kalmışlık hissiyatı yok. Hiç o kadar sene elimde olmadan kaybettim, daha önce başlasaydım neler yapardım diye de düşünmüyorum artık. Her insanın hikayesi olduğunu ve bu hikayenin kalıplarla kısıtlanamayacak olduğunu benimsemişim . Ertesi gün plan dışında yapılacak bir işim olsa bir önceki günden kaygıdan aklım çıkmaya başlardı bu kalıplardan. Hayatıma yeni bir düzen almışken, hayatımda asla düzenli işte çalışamam derken iş değiştirdim bu hafta. Acaba yapabilecek miyim, acaba bırakmalı ve bir değişiklik yapmışken kalanında güvenli alanımda mı kalmalıyım diye şüphe dahi duymadım. Üstüne bu gün boş olduğum iki sabaha staj ayarlama adımları attım. Bir keresinde terzinin yanına başlamıştım, "çok zevkli" diye aileme attığım mesajı hatırlıyorum. Neden bırakmıştım? Kendime güvenmeyip kaçmıştım. Çok yorucu, ayağım ağrıyor, makinalar eski, uykusuz kalamıyorum.. Oysa bu pazar günü 16 saat dikiş diktim. Sevdiğimi anladığımdan beri hayatımın 7 gün 24 saati dikiş dikilen yerde geçebilir diyorum, sanırım iyi gelen neyse onu bulduğunda daha da adım atmaya istekli oluyormuş insan. Sabah erken kalkamazdım, seste ışıkta uyuyamazdım. Bugün insan içinde saatlerce uyudum. Dikiş dikmeden duramazdım. Aylarca durdum. Mesela artık hayatın belirsiz olduğunu da biliyorum, durmamalıyım
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sokak sokak gezip, tarihi evler bulabileceğim, taş sokaklarda yürüyüş yapıp fotoğraflar çekebileceğim bir yerlerde yaşıyormuşum. Bunu bu yaşımda farkettim. Çok kısa,bazen uzun bir yola bakıyormuş sadece. O yolda eşlik eden arkadaşınla, bu şarkıyı keşfettim denilip, hevesle dinleyerek geçen yol varsa birde. Kendi terapi yöntemimi bulmuşum ve buna uyan bir dost, ayrı bir şans sanırım. Ve sürekli bir şekilde o görüşmenin içinde bir sessiz sahil kıyısı keşfedip, dalga sesleri, hafif ışıktaki dalgaları görmek, ayın yansıması, kısa ve yorulmadan, mutlu kabullenilmiş sohbet ve oradaki oturulan zaman. Kendiliğinden gelen güvenli mizah. Ve bunları günler önceden değilde "akşam yürüyüş?" mesajı ile bir anda yaşamak her seferinde. Üstelik bugün şimşeklerde vardı. Farkettim ki ben bu şekilde inanılmaz iyi hissediyorum ve hayata karşı kuvvet doluyorum. Sonunda akşamı bir tatlıyla kaparken arka masadan bir kadın "çok güzel bir yerde oturuyoruz" dedi bugün. Gerçekten bunu fark eden, buna kıymet veren insanların olması da yaşama karşı tebessüm. Yaşamak muhteşem bir şey.
"Tanrıların çobana verdiği ceza kaderini bilmekti" dedim. "Gelecekte neler yaşanacağını, yarın ne olacağını bilmek! Bundan daha korkunç bir ceza yoktur dünyada.

Aleyna Burunsuz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·60 syf.·
2024 31. kitabı
Dün var olan bugün yoktur. Bu dünyada insanlar doğar ve ölür. Yalnız yıldızlar ölümsüzdür. En eski zamanlardan beri doğudan doğan güneş ölümsüzdür. Ve, hiç yerini değiştirmeyen kara yerküre ölümsüzdür. Ama dünyada, insan hafızası zamana meydan okur. İnsanın kendi hayatı, göz açıp geçinceye kadar geçen zaman kadar kısadır. Ölümsüz olan düşüncedir, fikirdir.