Aleyna Çiftçi

Aleyna Çiftçi
@aleynaciftci
7 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
7/10
·191 syf.··
2018 4. kitabı
Bir arkadaşım küçükken okuduğunda çok beğendiğini söylediği için, zaten geç kaldığım düşüncesine kapılarak daha da arayı açmak istemedim ve Christie'nin en ünlü kitabı olan On Küçük Zenci'yi bir solukta okudum. Kitap 1939 yılında yazılmış ve nerdeyse okuyan herkes çok iyi olduğunu, katilin hiç tahmin edilmediğini ya da buna benzer şeyleri yazmış. Christie kitapta sadece olayın üzerinde durmuş. Bir katil, öldürmesinin nedeni de okuyan herkesin kolaylıkla bulabileceğini bir neden olan kurbanların geçmişlerinde dolaylı ya da kasten işledikleri suçlar. İçlerinden biri olduğu da bariz. "Who done it?" temasının her kitabının ana öğesi olduğunu da okumuştum. Büyük puntolarla ve kısa sayfalarda yazılabilecek en gerilim dolu hikayeyi yazmış gerçekten fakat ben adadaki insanları daha iyi tanıyabilme isteği içindeydim okurken. Filmleri kitaplardan ayıran da yazarın, anlattığı kurguyu betimlemesidir zaten. Bunun eksikliğini hissettim ve de sonunun çok tatmin edici olmadığını düşünüyorum. Çok daha şaşırtıcı ve gerilimli kitaplar okuduğum için olabilir, beklentim yorumlar yüzünden çok yükselmiş olabilir. Belki de biraz daha küçük yaşlarda okumam gerekiyordu. Yine de yazıldığı yıla bakarsak oldukça başarılı olduğunu söyleyebilirim.
On Küçük ZenciAgatha Christie · Altın Kitaplar · 200643,5bin okunma
Reklam

Aleyna Çiftçi

, bir kitap okudu
7/10
·191 syf.··
2018 4. kitabı
Agatha Christie
8.7/10 · 43,5bin okunma
10/10
·544 syf.··
2018 3. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2018 19:42
Yazarın okuduğum ilk kitabı ve kesinlikle son olmayacak. Kendime iyi ki bu kitapla başlamışım diyorum çünkü yaşadığımız ülkenin gerçek acıları bunlar, acıyı hissettim okurken. Sıradan bir aşk öyküsü gibi değildi. Zaten Barlas sıradan biri değildi. Paramparça olmuş bir çocuktu. Onun hüznünü ta yüreğimde hissettim. Kaybettikleri ve bulduklarını okurken içim cız etti bin kere. Kendini bir türlü anlatamaması kalbimi burktu. Ülkede hâlâ böyle insanlar olduğunu bilmek okuduklarımı daha da gerçekçi yapıyor. Biz de Yusuf gibi olabilirdik, bu onun seçtiği bir şey değildi, onun suçu değildi. Çok etkilendim, gözyaşı döktüm. Bir solukta okudum gerçekten. İyi ki okumuşum.
Edebiyat
Melekler ZamanıFatma Erdek · Ephesus Yayınları · 2017421 okunma
1/10
·456 syf.··
2018 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2018 23:38
Wattpad kitaplarına karşı biraz da olsa önyargılara sahip biriydim, şans vereyim dedim çünkü övgülere bakar mısınız? Kendi kendime "Bir daha Wattpad kitabı almam." dedirtti açıkçası. Kitap boyunca hiçbir duygu hissedemedim. Bomboş bir olay örgüsü, derinlikleri olmayan karakterler, gerçekçi olmayan, klişe bir kurgu. Çok ağır bir eleştiri yazmak istemiyorum ama gerçekten yorumlara aldandığımı düşünerek, düşüncelerimi tutmakta zorlanıyorum. Gereksiz uzatılan, aşırı zorlama, karmakarışık bir kitaptı. Bu tarz karakterler okumak artık iç çekmeme ve göz devirmeme neden oluyor. Yavaş yavaş gelişmesi gereken olaylar aniden oldu, kızımız bir anda kendini çete içinde, cesetler ve kanlar içinde buldu ki o sahneler de hiç inandırıcı gelmedi Gültekin'in kullandığı dil yüzünden. Hele ki Hazar'ın her Allah'ın sayfasında kendini tekrarlayan özelliklerini okumaktan gına geldi. "Bana bir daha emir verme." diye dolandı durdu her yerde. Karakterlere kesinlikle ısınamadım. Olaylardan çok kolay sıyrıldılar, sonrasındaki tepkileri gerçeklikten uzaktı. Gerçek tehlike içinde olduklarını hiçbir sayfada hissedemedim. Hatta kitabın sonunda bile hissedemedim. Hiçbir şey olmuyormuş gibi, hayatı değişmiyormuş gibi kızın önemsediği tek şey Hazar'ın sadece kendisine piyano çalması. Kitabın başından sonuna kadar aynı olayı okuyormuş gibi hissettim. Duygular ne yazık ki geçmedi bana. İki sayfada bir örgüsünden, Hazar'ın kılıç kolyesinden, üstünü çıkarmasından ya da yeşil-sarı gözlerinden bahsetti durdu Hazan. Çok kopuktu. Çok fazla ad kullanılmıştı. Özellikle bir süre sonra "Hazan ve Hazar" görmekten çok sıkıldım ve anladık, Hazar yaralı, kötü, çekici, kabadayı, kıyıda köşede iyilik parçası var falan filan. Artık gerçekten daha özgün olamaz mısınız? Yazım hataları da fazlaydı. Olağanüstü bir hayal
Edebiyat
SonatIşılsu Gültekin · Müptela Yayınları · 20162,407 okunma