39
geçenlerde kocam bana da vurdu” (İşpiroğlu, Memleketimden Kadın Manzaraları,
2017, s. 12). Ataerkil bakış açısında erkek güçlü bir bedene sahiptir, dahası erkeklik
gücü temsil eder. Beden, kadın ve erkeği cinsiyet noktasında ayrı kılan bir işleve
sahiptir. Cinsiyet ve beden ayrımı aynı zamanda kadın ve erkek ayrımını beraberinde
getirir. Bu noktadan hareketle oyunda kadın, cinsiyeti gereği erken yaşta evlenmeli ve
bu sistemin içerisinde görünmez olmalıdır. Bu durum Aliye adlı karakterin söyleminde
yer bulur: “Erken yaşta evlilik ve çok eşlilik yasal olarak bir kez kabul edilse, ne
erkeğin aldatmasına fırsat verilecek, ne de kadın zulüm görecek. Bütün sıkıntılar sona
erecek” (İşpiroğlu, Memleketimden Kadın Manzaraları, 2017, s. 33). Ataerkil düzeni
kabullenmiş kadınlara göre erkek daima mutlu edilmelidir, erkek mutluysa kadının
mutlu olmasının pek de önemi yoktur. Ataerkil düzeni kabullenmenin bir yansıması
olan bu anlayış Aliye’de ifadesini bulur: “Tabii erken yaşta evliliklere yönlendirilen
kızların kocalarını mutlu edebilmeleri için eğitim almaları şart” (İşpiroğlu,
Memleketimden Kadın Manzaraları, 2017, s. 33).
Feminist oluşumlar kadının ataerkil sistem karşısında yaşadığı zorluklara çözüm
üretmektir. Göçmen Düğünü adlı oyununda yer alan kadın karakterlerin aralarında
geçen konuşmalar ataerkil düzeni kabullendiklerini gösterir: “Şu gelinin annesine
baksana, kasım kasım kasılıyor. Gören de kocası işadamı sanır” (Çetindoğan, Toplu
Oyunları 1 Göçmen Düğünü, 2018, s. 15).
Aynı oyunda kız ve erkek çocuk ayrımcılığı İclal karakteri üzerinden dikkate
sunulur: “Oğlu olsun diye durmadan dualar eder saftirik ama kızını da canı gibi sever.
Bu ak oylumlu kız şans getirmiştir ona ne de olsa. Doğacak çocuğu için çektiği piyango
bileti sayesinde