6/10
·456 syf.··
2026 5. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 06:07
İnsanın mutluluk, ölümsüzlük ve tanrısallık peşindeki arayışının günümüzde geldiği nokta ve gelecekte nasıl sonuçlanabileceğine yönelik spekülatif bir bakış. Biyoloji ve bilgisayar bilimlerinin arasındaki sınırların ortadan kalktığı, insanların birer algoritma olarak tanımlandığı ve zaman içinde gelişecek daha karmaşık algoritmaların içinde işlenen küçük birer veriye indirgenme durumuyla karşı karşıya olduğu fikri okuyucuya aktarılıyor.
Homo Deus: Yarının Kısa Bir TarihiYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 201714,4bin okunma
Enformasyon çağında insan olmanın bedeli nedir?
8/10
·72 syf.·
2026 32. kitabı
Keyifli okumalar dilerim:) Enfokrasi puanım 8/10 instagram.com/p/DZkvAqsiLxV/?... Byung-Chul Han bu kitabında modern demokrasinin sessiz ama köklü bir dönüşüm geçirdiğini ileri sürer: artık iktidar kaba baskıyla değil, enformasyonun akışıyla çalışmaktadır. Bu yeni rejimin adı onun ifadesiyle *“enfokrasi”*dir. Enfokrasi nedir? Han’a göre enfokrasi, bilgilerin, verilerin ve algoritmaların siyaseti şekillendirdiği bir düzendir. Bu düzende gerçeklik, ortak bir hakikat etrafında değil; sürekli akan, parçalanmış ve hızlı tüketilen enformasyon parçaları üzerinden üretilir. Bu durum demokrasinin temel zemini olan “ortak tartışma alanını” zayıflatır. Çünkü düşünmek yavaş bir süreçtir; fakat dijital alan hız ister. Demokrasinin krizi: hız ve dikkat ekonomisi Han’ın en güçlü eleştirilerinden biri şudur: Demokrasi, yavaşlık ve müzakere gerektirir. Oysa dijital çağda: * dikkat dağınıktır * bilgi aşırı boldur * duygular hızlı tetiklenir * düşünce yerine tepki geçer Bu nedenle siyaset, fikirlerin çatıştığı bir alan olmaktan çıkar; en çok dikkat çeken içeriklerin kazandığı bir gösteriye dönüşür. Şeffaflık = özgürlük mü? Han burada kritik bir tersine çevirme yapar:
EnfokrasiByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2022417 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·112 syf.·
2026 34. kitabı
Küçük alıntılar diye bir önsöz, 12 güzel kısa öykü ve yazarın biyografisinden oluşan bu kitap, yazarın tanımak için bence güzel bir başlangıç eseri olmuş. Eserdeki 12 güzel öykünün konuları da yöre halkının içinde yaşayan belli başlı özellikleri olan karakterler üzerinden okurla buluşturulmuş. Yöresinin diline hakim olan yazar, bunu yazıya aktarırken ki becerisi ve rahatlığı kitabı daha samimi ve sıcak kılmaktadır. Öyküler halkın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıları yansıtırken, yazarın kendi hayatından da kesitler sunmaktadır. Kendisinin tanık olduğu ve ya bizzat yaşadığı bu güzel öykülerde yörenin kokusu buram buram okura ulaşmakta. Dili de yazarın öykü kahramanlarının aramızda hala yaşıyorçasına bir atmosfer oluşturduğu gerçeği her satırında hissedilmekte. Yaşar Kemali diğer yazarlardan ayıran Anadolu insanını ve özellikle Çukurova insanını bir ayna gibi kelimelerle yansıtma başarısıdır kanımca. 12 öykünün farklı konuları olsa da hem şiirsel dili hem de gerçekçi bakış açısı, hikayelere olan tanıklığımızı daha sıcak kılmaktadır. Yazarın ilk öykülerinden olan bu öyküler, hem ders içerikli hem de şiirsel bir dille kurulan algoritma bence bir dehanın elinden çıkan ürünler olarak görülmelidir. Yaşar Kemal, hem topluma olan bağlılığı hem de insanının diline olan sevgisiyle öykülerini kısa tutsa da bir dünya barındırdığı bir gerçektir.
YoldaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20192,143 okunma
Puan vermedi
Selam benim güzel kitap ailem! Bugün size, kahvenizi yapıp pencere kenarına geçtiğinizde, o kahve daha bitmeden yüreğinizi sızlatıp bitiverecek, kısacık ama etkisi kocaman bir kitapla geldim: Abdurrahman Avcı’dan Zamanın Ötesindeki Aşk. Hiç düşündünüz mü? Aşkın bir zamanı, bir mekanı var mıdır? Yoksa aşk, yüz yıllık bir uçurumu bile tek bir bakışla kapatabilir mi? Hikayemiz bizi tam 100 yıllık bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Bir yanda 2025 yılının İstanbul’unda, kendi halinde, kitapların arasında huzur bulan, günlüğüne içini döken Elif... Diğer yanda ise 2125 yılının o soğuk ve teknolojik dünyasında, "Zamanın Yankısı" projesi üzerinde çalışan bir nörobilimci, Arda... Arda, geliştirdiği bir algoritma sayesinde geçmişten bir hologram, bir yankı olarak Elif’i gördüğü an, tüm bilimsel gerçeklikler yerle bir oluyor. Ve bir adamın, hiç dokunamadığı, kokusunu duyamadığı, toprağa karışmış bir kadına, zamanın ötesinden nasıl tutkuyla bağlandığını okuyoruz. Arda'nın o aşk için kendi zamanını, kendi varlığını hiçe sayıp o 100 yıllık duvarı yıkmaya çalışması... İnanın okurken boğazınız düğümleniyor. Kitabın En Sevdiğim Yanları: Kitap sadece 60 sayfa! Evet, yanlış duymadınız. Tam bir "bir oturuşta bitmelik" kitap. Ama yazar bu kısıtlı sayfaya, hem kuantum fiziği tadında bilimsel bir merakı hem de “Gerçek olmak illa dokunmak mı sence? Bazen birisini en çok görmeden de hissedersin” dedirtecek kadar naif bir aşkı sığdırmayı başarmış. Akıcı, sade ve sizi yormayan bir dili var. Gelelim "Keşke" Dediğim Kısımlara... Böylesine güçlü ve orijinal bir konu, kesinlikle daha uzun olmayı hak ediyordu! Okurken tadı damağımda kaldı desem yeridir. Arda ve Elif'in o ruhsal bağını, 2125 yılının dünyasını ve o imkansızlığın sancılarını yüzlerce sayfa daha okumak isterdim. Olaylar biraz hızlı
Zamanın Ötesindeki AşkAbdurrahman Avcı · Ange Yayınları · 202543 okunma
BRONZ SÜVARİ VE MODERN HAKİKAT REJİMİNİN EPİSTEMOLOJİK İFLASI
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Müellifimiz, çocukluk hafızasında yer eden o sarsıcı "bronz süvari ve plastik leğen takası" metaforunu, asrımızın küresel ontolojik buhranının bir hülasası olarak önümüze koymaktadır. Takasa bakıldığında alelade bir ticari mübadele gibi görünmektedir lakin insanın kadim, köklü, ahlaki ve ontolojik olanı (bronz süvariyi), cazip, hafif, ucuz ve muvakkat olan yeninin (parlak plastik leğenin) seküler şehvetine feda edişinin adıdır. Modern çağ zamanı çizgisel bir ilerleme olarak vazederken; yeni olanı "ileri ve iyi", eski olanı ise "geri ve değersiz" ilan eden habis bir cetvel icat etmiştir. Oysa bu cetvel fıtrata vurulmuş en büyük darbedir. Müellifin sorduğu o can alıcı sual: "İnsan, hakikatin sahibi midir, yoksa muhatabı mı?" sorusu işte bu tahlilin kelami mihverini oluşturur. Ehl-i Sünnet ve Cemaat akidesi sarahatle ilan eder ki: İnsan hakikatin vaz'edicisi, hâkimi ve sahibi olamaz ancak ve ancak aziz bir muhatabı olabilir. İnsanın şu dünyadaki şerefi, hakikati kendi hevasına göre eğip bükmesinde olamaz bilakis Allah Teala’nın kelamına ve fıtratın mizanına sadık bir muhatap olabilmesindedir. Müellif, eserinde Orta Çağ'ın döngüsel, ritüel ve ibadet merkezli zamanı ile büyüyen şehrin borç, vade, verimlilik ve hesap merkezli çizgisel tüccar zamanı arasındaki kavgayı derinlemesine analiz eder. Zaman daha ince bölündükçe emek ölçülebilir hale gelmiş; manastırın kolektif disiplin çanı nihayetinde modern fabrikanın sirenine ve günümüz dijital algoritmalarının saniyelerine evrilmiştir. Zaman artık bir tahakküm aracı olmuş tefekkür alanından çıkmıştır. İslam tasavvurunda zaman, alelade bir kronometre akışı veya paraya tahvil edilecek mekanik bir zemin değildir. Zaman, Allah Teala’nın insana lütfettiği en büyük ontolojik sermaye yani mukaddes VAKİTtir. Zaman asra kasem edilerek
Bronz SüvariMahir Ünal · Ketebe Yayınevi · 20261 okunma
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 66. kitabı
Kişilik testleri, beyin taramaları ve DNA analizi yoluyla GeneticAlly şirketiyle biyolojik ruh eşinizi bulabilirsiniz. DNADuo adlı patentli bir algoritma kullanılarak, DNA'nız GeneticAlly'nin veritabanındaki yüz binlerce kişi ile karşılaştırılıyor. Sonrasında şirketin tescilli yazılımı, uyumluluk puanlarını sıfırdan yüze kadar bir dizi kategoride derecelendiriyor. Temel eşleşme, gümüş, altın, platin, titanyum ve elmas eşleşme. Dörtte üçü ciddi bir ilişkiye dönüyor bu eşleşmelerin. Puanı yüksek eşleşmeler daha güçlü bir ilişkiye denk geliyor.DNADuo'nun mucidi ve baş biliminsanı Dr.River Pena istatistikçi bekar anne Jess Davis ile şimdiye dek görülmemiş eşleşme puanına sahip olur, yüzde doksan sekiz. Bu şirketin halka arz edilme sürecinde önemli bir olaydır, lansmana kadarki üç aylık süreçte ilişki yaşamaya niyeti olmayan Jess aylık belli ücret karşılığında birkaç akşam yemeği ve röportajı kabul eder. Birlikte vakit geçirdikçe ortak olan birçok yönlerini keşfederler. Başta soğuk, mesafeli iş kolik River'ın değişimini okumak güzeldi. Sorumluluk sahibi Jess ve yazar arkadaşı Fizzy, aile büyüklerinin desteği içimizi sıcacık yapan ayrıntılar arasında yerini aldı. Yetişkin içerikli olmasını belirtmeliyim. Eseri okurken öğrenilen gerçekle okur kendine şu soruyu soruyor: "Hayatta her şey sayılara mı bağlı, doğal seçilim ve kendiliğinden çekim var mı? Ruh eşi kavramı ne kadar doğru?" Keyif verdi, tavsiye ederim. Reklam değil. #ruheşidenklemi Yabancı Yayınları
Ruh Eşi DenklemiChristina Lauren · Yabancı Yayınları · 202684 okunma