Yolda (Doğan Kardeş - Seçme Öyküler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2102
Gösterim
Adı:
Yolda
Alt başlık:
Doğan Kardeş - Seçme Öyküler
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750817694
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Büyük Ustadan Küçük Anlatılar

...Sayfa hesabına vurulduğunda, Yaşar Kemal’in öyküleri, romanları yanında oylumca küçük bir yer tutar. Ama ilk gençlik yıllarındaki sevgilisi şiirden sonra el attığı alan öyküdür. İlk öyküsüyse bugün okunduğunda bile hiçbir acemilik izi taşımayan “Pis Hikaye”dir... 1946’da yazmıştır bu öyküyü... İlk öykü kitabı Sarı Sıcak 1952’de basılmıştır... Bugün, toplu öykülerinin yer aldığı kitabın adı da Sarı Sıcak’tır. Bu kitabından yaptığımız bu küçük seçki Yaşar Kemal’le ilk karşılaşacaklar için, büyük bir dünyanın kapısını aralamaktadır...
112 syf.
·1 günde
Yaşar Kemal sadece bu günün,dünün değil,roman türünün en büyük ustalarından biridir.Üslup cambazlığı yapmadan kendine has kullandığı üslup,epik (destansı) ruhunu yansıttığı romanlarında bariz şekilde bellidir.Yaşar Kemal çok küçük yaşta şiire gösterdiği eğilim ve yaşadığı coğrafyanın etkisiyle de aşık edebiyatına yönelmiş bir ustadır.Gezgin aşık şairleri dinlemiş,onlardan şiirler ama daha çok ağıtlar derlemiştir.Her eserinde kullandığı üsluptan bunu anlamak ve hissetmek o kadar kolay ki.Bu üslubun yanında DİNO kardeşlerin yardımıyla Adana'da Halkevi Ramazanoğlu kütüphanesinde çalışmış ve bu sırada klasikler başta olmak üzere kütüphanedeki bütün kitapları okumuş.Bu da gösteriyor ki,Yaşar Kemal'in sadece halk kültürü birikimi yoktur.Ciddi ve derin anlamda bir klasik dünya edebiyatı birikimi de vardır.Her okuduğum eserinden sonra kendisiyle ilgili yeni yeni şeyler öğrenmek,eserlerini okumaktan daha da keyif veriyor bana nedense.

''Bir kitap kurdudur Yaşar Kemal, bir hayat kurdu olduğu kadar.'' diyor Güven Turan tanıtım bülteninde usta için.

Kitaba gelince...Sayfa ve kalınlık hesabına gelirsek Yaşar Kemal'in öyküleri,romanları yanında oldukça küçük bir yer tutar.Zaten kitapta ''Büyük ustadan küçük anlatılar'' diye bahsediyor.Öykü-Hikaye tarzı okumayı sevmeyenlere bir de Yaşar Kemal deneyin derim.Bu kitapta aynı zamanda ''Yaşar Kemal'le ilk kez karşılaşacaklar için,büyük bir dünyanın kapısını aralamaktır'' gazı ve tavsiyesi var çok çok haklı olarak.Ustanın küçük yaşlarda başlayan şiir sevgisi sonradan öykü-hikaye yazmaya dönüşüyor ve bu dönüşümler sayesinde büyük romancı Yaşar Kemal oluyor.Kitap içinde bulunan kısa kısa ama etkili etkili öykülerin ana teması fakirlik,fukaralık hatta fasfakirlik,fusfukaralık.Kendi üslubu ile ''fıkaralık'' Ve tabi ki olmazsa olmayan Çukurova.Kitap bitince hava serin olmasına rağmen sarısıcak diye tanımladığı çukurova güneşinde resmen eridim.Kah saman koktum,kah toprağa bulandım,kah tuğla fırınında çalıştım.(ki beni en çok etkileyen öyküsü sonradan ayrı bir kitap olan BEYAZ PANTOLON öyküsüydü.) Ben ne zaman Yaşar Kemal okusam Çukurovayı hiç görmeyen biri olarak gözümde Çukurova canlanır.Anlatım ve hayal ettirebilme gücünü varın siz hesap edin.

Yaşar Kemal,gerek halk kültürü,gerekse dünya edebiyatı kültürüyle bu birikimlerini içselleştirmiş ve bu bilgiyle kendinin olanı bulmuştur.Bize de bu büyük ustadan,güzel adamdan nasibimize ve beynimize düşeni almak farz olmuştur.Her zaman söylerim;öldü sanmayın,eserleriyle Yaşar KEMAL.
112 syf.
·207 günde·Beğendi·9/10
Yaşar Kemal ile birlikte ilk akla gelen isim ve yazarla tanışmama vesile olan Roquentin 'e teşekkürler..

Seneler önce bir otobüs yolculuğunda Adana’yı transit geçerken bir sabah vakti, pencereden başımı çevirdiğimde gördüğüm heybetli dağlar ve altındaki düzlük ile buraların neden Çukurova diye bir isim aldığını anlamıştım, bu bir aydınlanma ve şaşkınlık haliydi aynı zamanda. Henüz Yaşar Kemal de okumamıştım, şimdi ise bu öykü kitabını ve Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca kitabını okumuş bulunuyorum ve tabi yolun başında sayılırım henüz.

Kendi toprağına ait bir adam evet, binlerce yıldır birçok insanın, kavmin, milletin yerleştiği bu topraklarda olsa olsa toprak aidiyeti olabilir.. Irk,din,mezhep gibi kavramlar Anadolu için açıklayıcı olmaya yetmez. Burada Türk,Kürt,Ermeni,Yahudi ve her ne kadar farklı kimlik varsa hepsi birer zenginlik olabilir ancak, hepsinden önemlisi Anadolu topraklarında bir insan olmaktır.

Yürek adamı evet, ne çileli bir hayat ki işte bir bakıma çocukluk yaralarıyla birlikte çocuk kalmış bir adam. Yazdıklarını özetlemek gerekirse, “sevgi,şefkat ve adalet arayışı” demeliyim.

“En çok hoşuna giden de martı yavrularını avuçlarının ortasına koymaktı. Bir de onları incitmeden usul usul okşamaya bayılırdı. Yumuşacıktı. Parmakları yağlıca,incecik bir sıcaklığa,okşamaya,ürpertiye gömülürdü.” / Yeşil Kertenkele

Özellikle çocuklara, hayvanlara, tabiata verdiği yer ve değer çok fazla, içten ve samimi. Biz ne yazık ki, söylemeye dilim varmasa da sanırım merhametimizi kaybettik ya da en azından ayrı düştük. Çocukların her yerde çocuk olduğunu ve masum olduklarını bile unuttuk.

Bilge yazar evet, ne demiş Yunus Emre “ İlim kendin bilmektir” Yaşar Kemal nice profesörden daha bilgilidir, hayat bilgisi ve yaşam enerjisi zirvededir. İnsanlığa adanmış bir ömür, 1923-2015 yaşamış ve sözün tam anlamıyla asırlık çınar, ülkenin kuruluşuyla birlikte neredeyse bir yüzyılına şahitlik etmiş bir mücadele adamı ve yazar. Birkaç gün sonra 28 şubat da ölüm yıldönümü.

Son olarak Roquentin ‘e bir kere daha teşekkür ediyorum. Burada çok değerli insanlar tanıdım. Kendisi edebiyat,sinema,tiyatro,sanat alanında çok bilgili ve on parmağında on marifet bir insandır :) Elbette farklı düşündüğümüz noktalar da vardır, zaman zaman atışsak ve ters düşsek de çok kıymetli bir arkadaşımızdır :)
Tabutta Rövaşata filminin meşhur repliğiyle bitirelim, “Ama arkadaşlar iyidir” :)
112 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
Hoşça kal bre Çakır! Kendine iyi bak demekten kendimi alamadım. Her öykü başka dünya, her öykü tatlı mı tatlı acı mı acı. Hem tatlı hem acı nasıl olur? Oluyor işte hayat bu. Tadı damağımda kaldı. Hasanlar, Mustafalar, Nerimanlar. Anadolu köylüsü şiveleri sizi köylere, yaylara ve bucaklara götürüyor. Geri gelmek istemiyorsunuz. O derece derin derin yuvarlanıyor içinize.. 1-2 öykü hariç hepsi güzeldi. Özellikle son öykü Hırsız, Avcı, Kalemler, Yolda, Yeşil Kertenkele, Halis Serkisof beni oldukça etkiledi.

Hepsi gerçek, hepsi diri diri elinizden tutuyorlar. Yaşar Kemal yazmıyor adeta yaşatıyor..
112 syf.
Yaşar Kemal’in 1952’de yayımlandığı “ Sarı Sıcak “ kitabından alınan küçücük ama bir o kadar da enfes 12 öyküsü.

Akıcı bir dille yazılmış ve bir solukta okunacak bir öykü kitabı.
Açıkçası, öykülerin hem bu kadar kısa olması hem de bu kadar yüreğe dokunması insanı ayrı bi etkiliyor.
Şüphesiz ki kitaptaki her öykü birbirinden daha değerli.
İnsan öyküleri okumuyor da yaşıyor duygusuna kapılıyor.
Çoğu öykülerde de canınızı biraz yakacak..

Çukurovanın o sıcak ve sıtmalı yıllarında insanların geçim sıkıntılarını, yaşam mücadelesini, karamsarlıklarını, acımasızlıklarını, çaresizliklerini...vs daha sayamadığım bir çok durumunu kendine has üslubuyla bizlere aktarıyor.

Beni en çok etkileyen öyküler;
Beyaz Pantolon, Kalemler ve Hırsız oldu.

Yaşar Kemal’i seven her okuyucu bu kitabı okumalı.

Yaşar Kemal’i tanımak isteyenler için de çok güzel bir başlangıç kitabı olacaktır.
Okuyun, pişman olmazsınız.:)
112 syf.
·5 günde·9/10
Yaşar Kemal'in her kitabını okuyuşumda bu nasıl gerçekçi, yürek sızlatan hikayeler diyorum. Kitapta birçok hikayeler var, hepsi de birbirinden değerli, birbirinden vurucu... Bu kitabında yine Anadolu'nun saf, fakir, duygularını dile getiremeyen, yaşam şartlarından edildikçe ezilen, kısık sesli, boynu bükük, gündelik hayatımızda farketmeden gördüğümüz, dikkatimizi çekmeyen fakat en büyük acıları çeken insanların duygularını hissediyorsunuz. Daha yazacak çok şey var ama bazı duyguları okuyarak hissetmemiz gerekiyor. Kitap 10 üzerinden 10'u hakediyor ama sayfa rengi beyaz olduğundan göz görüyor, o yüzden 9 verdim. Herkese iyi okumalar.
112 syf.
·4 günde·9/10
Bu platforma vakit ayıranlar için Yaşar Kemal bilinmeyen, okunmamış, hayran olunmamis bir yazar değil kuşkusuz. Biz onu genelde romanlarindan biliriz. Çukurova özelinde Türk köylüsünün sıkıntılarını, özlemlerini, çaresizliklerini, yaşamlarını anlatır romanlarında. Köylüleri ezen toprak ağalarıni, çarpık düzeni, somuruculeri anlatır romanlarında.
Bu kitap ise onun bilinmeyen öykülerinden bir seçki. Sarı sıcak kitabından alınmış öyküler. Aynı tatta, aynı kalitede. Muhteşem bir dil, insanın başını döndüren tasvirler. Yani müthişti. Bana biraz Sait Faik Abasıyanık 'in öykülerini hatırlattı öykülerin biçimleri.
Yaşar Kemal bu ülkenin vicdanidir diyerek bitirelim.
Keyifli okumalar...
112 syf.
·Beğendi·8/10
Yakın zamanda vefat eden ünlü yazardan son derece güzel bir eser. Çeşitli hikayelerden oluşan bu kitap mutlaka okunması gerekenlerden. Bir kaç İstanbul hikayesi harim genelde Çukurova temalı hikayeler var kitabın içinde. Özellikle bir beyaz pantolon için tuğla ocağında çalışan Hüseyin'in, babası çöpçü olduğu için gelen kalemlerin kaynağını açıklayamayan Neriman'ın hikayeleri yürek burkarken, boz eşeğini satıp bozuk saat alan Hacının hikayesi okuyucuda güzel bir gülümseme oluşturuyor. Keyifle okunan bir roman.
112 syf.
·4 günde
Yaşar Kemal, sadece dönemimizin değil, roman türünün büyük ustalarından biridir. Onun tarihle mitosu, düşle gerçekliği, aleladeyle olağandışıyı birleştiren büyük hacimli, epik ruhlu romanları aynı zamanda birer dil şölenidir de. Bu dil, romanların geçtiği yörenin özel kelimeleriyle Anadolu Türkçesinin zengin dil hazinesinin harmanlanmasından oluşmuştur. Üslup canbazlığı yapmayan bir üslupçudur.
Yaşar Kemal. Yer yer gerçekten şiire dönüşen şiirsel dili, sözünü ettiğim epik ruhun bir yansımasıdır.
112 syf.
·10/10
Çukurova'yı hiç görmedim ama pirinç tarlalarında çalıştım. Sıcaktan kavruldum. Ocaklarda çocukluğumu yaktım. Haksızlığa uğradım, hakkımı aradım, öldüm. Hepsi Yaşar Kemal'in kaleminden damlayan mürekkep ile oldu.
112 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitap,kitapla aynı isimli öykü ve sarı sıcak, kalemler,beyaz pantolon,keçi,halis serkisof ve daha bir çok kısa öyküden oluşuyor.her öykü birbirinden güzel ama ben en çok sarı sıcak, keçi,beyaz pantolon, halis serkisof ve kalemler öykülerini beğendim. Hele bir beyaz pantolon öyküsü var ki içiniz parçalanıyor.Küçük bir çoçuğun beyaz pantolon ve beyaz ayakkabılara sahip olma sevdası uğruna 3 gün boyunca gece-gündüz ara vermeden müthiş emek sarfederek tabiri caizse kendin büyük bir işte -tuğla ocağı- çalışmasını anlatıyor.Çocuğun o minik ellerinin canla başla tuğlalar pişsin diye ocağa saatlerce çalı-çırpı atışını,küçük bedeninin yorgun düşüşünü ve arada uyuklayışını,döktüğü alın terini hissediyorsunuz adeta.Bu işi kapmak için az çabada harcamıyor.Sonunda onunda beyaz pantolonu olacak ya nasıl da şevkle atıyor odunları tuğla ocağına birer birer. Okurken sık sık hüzünlendim.Yaşar Kemal yine müthiş betimlemeleriyle okura tüm öyküyü yaşatıyor her olayı gözünüzde rahatça canlandırabiliyorsunuz.Ah birde Çukurova’dan bahsetmiyor mu hemen oracıkta pirinç tarlaları,bataklık ve sonrasında sıtmadan kırılıp geçen çocuklar geliyor gözlerinizin önüne öyküler buram buram Çukurova kokuyor adeta.Öykü severler için güzel öyküler var kitapta Yaşar Kemal’in uzun romanlarına göre öyküler çerezlik niteliğinde okuyun derim...
112 syf.
·7/10
Yazarın 1952 yılında yazdığı "Sarı Sıcak" ve 12 öykü ile oluşturulup,Yapı Kredi Yayınlarınca biraraya getirilmiş bir kitap "Yolda".Romanlarındaki tadı elbette çok ayrı benim için ama;kısacık öykülerin içine bile insanı tam yüreğinden,yine vicdanından yakalayan birşeyler saklamış Yaşar KEMAL.Özellikle "Kalemler,Süpürge,Beyaz Pantolon ve Halis Serkisof" öyküleri beni çok etkiledi.Keyifle okudum,tavsiye ederim.
112 syf.
·Beğendi·8/10
Roman okumak yorucu benim için. Hikayeler daha sade geliyor bana. Hikayeyi zihnimde ve rüyalarımda devam ettirebiliyorum da romanlarda aynısı geçerli olmuyor. Bunu Yaşar Kemalin hikayelerini okurken farkettim. Hikayedeki karakterlerle ister istemez empati yapıyorsunuz. Bu açıdan yaşar kemalin üslubu çok samimiydi. Özellikle çocuk işçileri konu edindiği hikayeleri okurken çok etkilendim. Tekrar dönüp okuyacağım hikayelerdi.
“İnsan,” derim, “düşmanından bir şey isteyemez ki, dost tutar dostun elinden. Düşman tutamaz ki…”
Bir şehirde ne varsa bir şehrin çöplüğünde de o vardır. Çöplükten çıkanları, değerli olsun değersiz olsun, çöpçüler aralarında kardeşçesine pay ederlerdi. Yalnız bir şeyi paylaşmazlardı, o da kalemleri…
Yaşar Kemal
Sayfa 82 - YKY

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yolda
Alt başlık:
Doğan Kardeş - Seçme Öyküler
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750817694
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Büyük Ustadan Küçük Anlatılar

...Sayfa hesabına vurulduğunda, Yaşar Kemal’in öyküleri, romanları yanında oylumca küçük bir yer tutar. Ama ilk gençlik yıllarındaki sevgilisi şiirden sonra el attığı alan öyküdür. İlk öyküsüyse bugün okunduğunda bile hiçbir acemilik izi taşımayan “Pis Hikaye”dir... 1946’da yazmıştır bu öyküyü... İlk öykü kitabı Sarı Sıcak 1952’de basılmıştır... Bugün, toplu öykülerinin yer aldığı kitabın adı da Sarı Sıcak’tır. Bu kitabından yaptığımız bu küçük seçki Yaşar Kemal’le ilk karşılaşacaklar için, büyük bir dünyanın kapısını aralamaktadır...

Kitabı okuyanlar 296 okur

  • Ahmet Türkmen
  • S
  • Tekoşin
  • Selinnur Çınkıl
  • Deryan
  • Usta Balık
  • Nurr
  • Hasan Yıldırım
  • Fatma
  • Zülal

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.8
14-17 Yaş
%5.3
18-24 Yaş
%17.5
25-34 Yaş
%38.6
35-44 Yaş
%22.8
45-54 Yaş
%10.5
55-64 Yaş
%3.5
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%44.8
Erkek
%54.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.3 (27)
9
%28.1 (34)
8
%25.6 (31)
7
%14 (17)
6
%5.8 (7)
5
%1.7 (2)
4
%1.7 (2)
3
%0.8 (1)
2
%0
1
%0