2018 Nisan ayı idi bol güneşli ve serin hava içinde iskeleye doğru gelen rüzgar ciğerlerimi dolduruyordu . Denizin maviligini olanca izliyor ve o güzel ufuk açıcı hayallere, düşlere dalıyordum. Geçen yılın sonbaharında beri hasrettim güneşe sevgiye sıcak ekmeğe ve köy yaşamındaki nice güzelliklere. Dedim ya Nisan ayı idi , sonbahar, kış derken Beşiktaş'a bahar i getirmiştim sanki özgürlüğüme kavuşmuştum artık derken bir kız sesi böldü düşüncelerimi. Daha önceleri pek meşhur bir dizi vardı game of thrones ten kaptigim bir huydu önce insanları suzmek ve sessiz bakışlarla amacının ne olduğunu anlamak ve hangi hamle ile düşüncelerimi ya da beni mi ele geçirmeye çalışıyor diye bir düşündüm .
Basitlikle siradanlasiyor hayatımız, gittikçe önemsizlesiyor ve anlamını kaybediyor, insanı değerlerimizin önemi ve varolusumuzun alması gerektiği iyilikten kaybolus hikayesine doğru gidiyoruz. Bildiklerimizden ve inandığımız onca samimi duygulara bir veda edası ile hoscakal deyip en güzel yaşadığımız anılara vedalar edeceğiz ki bir dahaki gelişte acılar ve hüzünler olmasın, yapraklar dökülmesin en önemlisi gözünden ışık eksilmesin .
Öylesine sana yazılar.