Yürümeyen ilişkileri iki sebepten sürdürürüz. İlki bunların değişeceğini ummamız, İkincisi de bize her ilişkinin yürümesi gerektiğinin öğretilmiş olmasıdır. Kaç kez insanların yürümeyen eski ilişkilerine geri döndüğünü duymuşsunuzdur ya da böyle insanlar tanıyorsunuzdur... Kaç kez bir kadının, bağlanamayacağını kendisine söylemiş olan bir adama geri döndüğünü duymuşsunuzdur... Bir bağlılık arıyorsanız, niye bağlanmayla ilgili sorunu olan birine geri dönüyorsunuz? Niye kurumuş bir kaynağa geri dönüyorsunuz?
İnsanların sürekli, bozulup düzelen ilişkiler yüzünden
kendilerini engellenmiş hissetmeleri, bir nalbur dükkânında süt aramalarına benzer. Aynı rafların arasında kaç kez gidip gelirlerse gelsinler, hiç süt bulamayacaklardır. İlişkilerinizde sevgi, hassaslık ve şefkat istiyorsanız, ama açıkça size bunları veremeyecek olan birini seçmişseniz, artık başka birini seçmenin zamanı gelmiş demektir. İnsanların sizin sevginize, kalbinize ve hassaslığınıza kayıtsız kalmalarına izin vermeyin. Eski tanımların şimdiki hayatınızı dikte etmesine de izin vermeyin. Kendinize ve başkalarına saygı göstermeyi öğrenerek ve eski bant kayıtlarının üzerine yeni kayıt yaparak kural kitabını yeniden yazabilirsiniz.
Elisabeth Kübler-Ross - Yaşam Dersleri, 75
Hayat seni kıracak. Kimse seni bundan koruyamaz, yalnızlık da koruyamaz, çünkü yalnızlık özlemiyle seni de kırar. Sevmek zorundasın. Hissetmek zorundasın. Bu dünyada bulunmanızın nedeni budur. Kalbini riske atmalısın. Yutulmak için buradasın. Ve kırıldığın, ihanete uğradığın, terk edildiğin, incindiğin ya da ölüm çok yakınına geldiğinde, bir elma ağacının yanına otur ve çevrene yığınlar halinde düşen, tatlılıklarını boşa harcayan elmaların sesini dinle. Kendinize, alabildiğiniz kadar tattığınızı söyleyin.
Gerçek şu ki, sonsuza kadar yas tutacaksın. Sevdiğin birinin kaybının üstesinden gelemezsin; onunla yaşamayı öğreneceksin. İyileşeceksin ve yaşadığın kaybın etrafında kendini yeniden inşa edeceksin. Yeniden bir bütün olacaksın ama asla aynı olmayacaksın. Sen de aynı olmamalısın ve olmayı da istememelisin.
Elisabeth Kubler-Ross - Keder ve Keder Üzerine
“Hayat, güzel ve iyi korunmuş bir bedenle güvenli bir şekilde mezara varma niyetiyle yapılan bir yolculuk olmamalı; oraya bir duman bulutu içinde, tamamen tükenmiş, tamamen yıpranmış ve yüksek sesle “Vay canına! Ne Yolculuktu!” diyerek varılmalı."
Hunter S. Thompson