Ali35

Ali35
@ali2535
Yaşam yalnızca kendisi ve dünya için ifade ettiği anlamla barışık insanları kabullenebiliyor. İnsan nasılsa onunla uzlaşmak zorunda; ayrıca bu davranışı için, kibirli ya da bencil veya kel ya da şişman olduğunu bilip bunu kabullendiği için, hayatın onu ödüllendirmeyeceğini ve yakasına bir madalya takılmayacağını bilmek zorundadır; evet, insan övgü veya ödül almayacağını bilmelidir. İşin sırrı buradadır. İnsan, karakterini, doğasını kabullenmek zorundadır; ne tecrübe ne de olgunluk insanın ayıbını, menfaatperestliğini ve açgözlülüğünü değiştirir. Özlemlerimizin dünya üzerinde tamamen karşılık bulamayacağını kabullenmemiz gerek. Sevdiklerimizin bizi sevmediğini ya da bizim umduğumuz gibi sevmediklerini kabullenmeliyiz.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bugün artık sadece şu duyguların çekim gücü kaldı: nefret, tiksinti, alerji, iğrenme, hayal kırıklığı, bulantı, antipati, bıkkınlık. Artık insanlar neyi istediklerini bilmiyor. Neyi istemediklerinden daha eminler. Günümüzün süreçleri red, soğukluk, sevgisizlik, alerji duygusu. Nefret de bu teρkisel boşalmaya, içindekini dışa atmaya yönelik paradigmanın bir parçası: reddediyorum, istemiyorum, uzlaşmıyorum. Jean Baudrillard
Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, Karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana -sözün kısası, şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki, kimi yaygaracı otoriteler bu dönemin, iyi ya da kötü fark etmez, sadece 'daha' sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini iddia ederdi.
Kımıldanır mahallemin daralan ruhu Basma perdelerimde gün batarken Atıp saatler süren uykusunu Odama uzanır akasyam pencereden
Küçükken anneannem bana, sonsuz zaman algısından bahseden bir masal anlatmıştı: Çocuklar zamanı algılayamadıkları yaşlarda, tüm evrene hakim olan o tanrısal sonsuzluğu hissedebilirlermiş. bu onları huzurlu ve korkusuz yaparmış. Zamanı algılayamadıkları için zamanın geçişini de fark etmez ve kendilerini ölümsüz bilirlermiş. "Sen" demişti. "Şimdi o sınırsız zaman algısının büyüsündesin; zamanın geçip gittiğini farkettiğin an büyüyeceksin..."