İçimde büyüttüğüm, beslediğim, yaşattığım hiçbir şey dış hayatla örtüşmüyor. İçimde başka bir iklimde yaşayıp durmanın hüznünü sürekli duyup duracağım.
Ahmet Uluçay
Hayalini kurduğu şey onun ruhuna sahip olmaktı, her türlü kabalıktan azade, zihninde belirli bir biçime sokamadığı özgür bir ruh yoldaşlığıydı. Mantığı, duyguları tarafından gasp edilen genç, daha önce tanımadığı güçlü heyecanlarla sarsılıp titriyor, hislerin yücelerek manevi bir hale bürünüp hayatın zirvesinin ötesinde taşındığı bir duyarlılık denizinde, hazlar içinde sürükleniyordu.
Kendimi uzun uzun anlatmak ve susmak arasında gidip geliyorum çoğu zaman. Hiçbir zaman tam anlamıyla hissettiklerimi anlatamayacağımı, anlatsam bile anlaşılmayacağımı bildiğimden susmayı tercih ediyorum.
Hatta içimde biriktirdiklerimi kendime bile anlatmıyorum. Yazıp yazıp siliyorum hep, cümlelerimi toparlayamıyorum.
Bir şeyler yolunda değil biliyorum fakat inatla her şey yolundaymış gibi davranıyorum. Bazen düşüncelerim arasında kayboluyorum ve bazen de düşünmekten kaçıyorum. Böyle nereye kadar devam edecek diye sormuyorum artık kendime. Çünkü cevabını bilmiyorum. Sadece bir köşeye çekiliyor sessizce yolunda gitmeyen ne varsa bir an önce son bulmasını bekliyorum..
Göğüs kafesim ise patlayacak gibi. Sussam kalbimin feryadı çökertiyor zihnimi. Hani uzun uzun konuşmak ile susmak arasındayım ya bu tüketiyor işte beni.
Yazılarım bile tükeniyor. Parmaklarımın arasındaki kalem oynamıyor. Keşke tek susan dilim olsaydı diyorum. Tek susan dilim olsaydı da en azından kalemim içimin yangınını dökseydi satır satır. Kimse okumasa bile yüreğim soğurdu, zihnim sakinleşirdi belki…
İçimde ona karşı tarifi imkânsız bir şefkat vardı. Yatağında nasıl uzandığını, nasıl ağır ağır nefes aldığını, saçlarının yastığa nasıl serildiğini tasavvur ediyor ve hayatta bu manzarayı görmekten daha büyük bir saadet olamayacağını düşünüyordum.
O zamana kadar bütün insanlardan esirgediğim alaka, hiç kimseye karşı tam manasıyla duymadığım sevgi sanki hep birikmiş ve muazzam bir kütle halinde şimdi bu kadına karşı meydana çıkmıştı.