Adam kaynağı meçhul bir hakikatin ona bahşettiği üzere, onlarla aynı rüyayı gördüğüne emindi, rüya aynıysa neden sıradan bir sabaha uyandı, bilemedi ve kabul etmedi. (Okyanusta İnsan Tarlası, Ali Kerem)
Aylardır içinde biriken öfke, doyumsuz bir hazza dönüşmüştü. Beyninde günlerdir çınlayan sözler ağzından şurup lezzetinde çıkıyor, yaşadığı hazza kendi de inanamıyor, derin, kuvvetli nefesler alıyor, bağırırken ağzından tükürükler saçılıyordu.
Hiç sivil toplum kuruluşlarının gerçekten ne kadar dürüst olduğunu sorguladınız mı? Ya da savaş bölgelerinde kaybolan çocukların gizlice başka ülkelere kaçırılmasının ahlaki boyutlarını düşündünüz mü?
Hakan Günday'ın "Zamir" kitabı etrafında dönen son videomda, bu tür zor sorular üzerine konuşuyoruz. Kitapta ele alınan konular üzerinden, yardım kuruluşlarının gizli yüzünü ve dramatize edilen hikayelerle toplanan yardımların etik olup olmadığını tartışıyoruz.
Bunlarla birlikte kitap yazma sürecinde, kitaba özgün fikir nakşetmenin etkisi üzerine de düşünüyoruz.
youtube.com/watch?v=KlhqRWZ...