Adam kaynağı meçhul bir hakikatin ona bahşettiği üzere, onlarla aynı rüyayı gördüğüne emindi, rüya aynıysa neden sıradan bir sabaha uyandı, bilemedi ve kabul etmedi. (Okyanusta İnsan Tarlası, Ali Kerem)
Kapıldığı yaşlanma korkusunun nedeni, yarın başlayacağım, yakında yapacağım, daha zaman var bugün yarın diye diye ertelediği şeylerin hiçbirini yapamamış, hayallerinin bir çoğu için zamanının geçmiş olduğunu sanki zihninde bir şimşek çakmış gibi birdenbire ve kesinlikle anladığı halde inkar etmiş olmasıydı.
Aylardır içinde biriken öfke, doyumsuz bir hazza dönüşmüştü. Beyninde günlerdir çınlayan sözler ağzından şurup lezzetinde çıkıyor, yaşadığı hazza kendi de inanamıyor, derin, kuvvetli nefesler alıyor, bağırırken ağzından tükürükler saçılıyordu.