Ali Ayhan

Ali Ayhan
@alikucuk
Necip Fazıl Kısakürek: “Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur. “
Bilgisayar mühendisi
Yüksek lisans
Konya
Konya
17 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
Hayati'nin hayatı
Puan vermedi·424 syf.··
2021 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2021 00:42
Murat Menteş'ten yine macera, aşk, cinayet ve kelime oyunlarıyla bezenmiş harika bir kitap daha. Olaylara her kahramanın bakış açısından anlatıldığı mizahın, kelime oyunlarının birbirine girdiği olayları bir başa bir sona giderek sonunda birleştiği bir şekilde sonlandığı farklı bir anlatım tarzına sahip. Bundan sonrası Spoiler içermektedir. Bu bölümleri kendim için yazıyorum isterseniz kitaptan isterseniz benim kısa özetimi okuyabilirsiniz. PAP (Performans ve Azim Partisi)isminde kurulan parti katıldığı ilk seçimde iktidara gelir ve Gönül İşleri Bakanlığı adı altında bir bakanlık kurar. Bakanlık aşık olan kişi, aşık olduğu kişinin de adını söyleyerek gerekli formları doldurup aşkının onaylanması için bakanlığa başvuruda bulunuyor sonra aşkı onaylananlara bakanlık tarafından bazı ayrıcalıklara sahip AŞKart veriliyor. Bu karta sahip kişiler bakanlık tarafından kurumca onaylanmış bir aşka sahip olmuş oluyor. Burada görevli kişiler farklı farklı adlandırılan şeyhlerden oluşuyor. Güney Afrika’da bulunan Bakanlık Basın Müşaviri Fu ismindeki Fuat Atıf Tufa rüyasında heyetteki 22 kişinin öldürüldüğünü görüp bakanlık özel kalemi Ezel Zelzele’ye haber verir ancak Ezel dikkate almak ancak ertesi gün 22 kişinin ölüm haberi gelir. Fu ilk uçakla Ankara’ya dönmek ister ancak kızı Nanda’yla evlenmesini isteyen Hint Zengibi Gamaka Moyi tüm uçak biletlerini alır. Fu bir kargo uçağıyla İsraile gider ancak Filistinliler tarafından ele geçirilen uçaktan Müslüman olduğu öğrenilince serbest bırakılıp Ankara’ya döner. Fu katillerin izini ararken Hayati Tehlike ismine ulaşır. Hayati Tehlike yakın arkadaşı mafya babası Atom Bombacıyan’ın oğlu Nico Bombacıyanla otelin 9. Katından beraber düşerler, Nico ölürken Hayati yaralı olarak kurtulmuştur. Atom Hayati’yi yanına alarak onu da mafyaya dahil
Yeraltı Edebiyatı
Korkma Ben VarımMurat Menteş · İletişim Yayınları · 20199,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Refik'in Şavkı
Puan vermedi·360 syf.··
2021 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2021 14:19
Murat Menteş'in kelimelerle yaptığı dansın resitalini izler gibi okuyorsunuz. Kahramanlarımız Refik ve Şifa. 2019 yılında Titanik'te geçen bir aşk macera hikayesi. Okurken düşündüren felsefe ile harmanlanmış düşünce bulutunda vakit geçirmek isteyenler için güzel bir kitap. Bir solukta okuyacağınız bir kitap keyifli okumalar.
Edebiyat
Antika TitanikMurat Menteş · April Yayıncılık · 20186,8bin okunma
Niemans'ın dönüşü
Puan vermedi·304 syf.··
2021 42. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2021 14:24
(spoiler içerir) Grange'den yine güzel bir polisiye gerilim hikayesi. Cinayet Masası Amiri Pierre Niémans ve yardımcısı Hırvat asıllı Teğmen Ivana Bogdanovic ile birlikte Fransa-Almanya sınırında, Alsace’da bir Alman köklü Geyersberg ailesinin genç üyesi Jürgen von Geyersberg'in ölümünğ araştırmak için görevlendirilir. Babalarının ölümünden sonra otomobil parçaları üreterek Almanya’nın en büyük şirketlerinden biri olan VG Grup’u yönetmektedirler kardeşi Laura ile birlikte. Aile olarak avcılığa oldukça meraklıdırlar ve bir çeşit yakın mesafeden avlanma tekniği olan Pirsch’e benzer bir yöntemle, aileye ait ormanın ortasında vahşice katledilmiş olarak bulunuyor. Geyersberg Ailesinin en büyük sırrı çocuklarından bir tanesini evlatlık olarak alıp aile içinde evlatlık olduklarını hissettirmeden büyütmek ve genç yaşta henüz çocukları olmadan av sırasında kaza süsüyle öldürmektedirler. Yüzyıllar içinde bu şekilde garip ölümler ve kaybolmalar olmuştur ancak bir türlü neden olduğu bilinememiştir. Kurban bir Alman olması ancak cinayetin Fransa topraklarında olması nedeniyle Alman ve Fransız polisi beraber çalışmak zorunda kalmışlardır. Niemans'ın kendine özgü çalışma stili ve agresifliği yüzünden olaylar farklı boyutlara ulaşıyor. Laura ve Jürgen'in kuzenleri Max ve Udo ile akşam yemeğinde karşılaşırlar. Bir kaç gün sonra da Max ormanda bir çukurda ölü olarak bulunur. Cinayetler devam etmekte ancak henüz cinayetlerin sebebi bilinmemektedir. Çünkü önemli bir miras vardır. Ailenin geçmişi karanlıktır ve Nazi Almanyasında Kara avcılarına yardımcı oldukları bilinmektedir. Kara avcıları Nazilerin en aşağılık, vahşi katilleridir. Aile savaştan sonra bölgelerini korumak için kara avcılarını saklamış ve onlara bakmıştır. Röetken cinsi köpek yetiştiren ve sahiplerini koruyan bu
Polisiye / Gerilim
Son AvJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20204,197 okunma
Mitolojik Polisiye Gerilim
Puan vermedi·504 syf.··
2021 43. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2021 14:02
(Spoiler içerir) Bu özetleri kendime çıkartıyorum. Daha sonra bu kitapta ne anlatılıyordu tekrar yaşamak istiyorum. Ahmet Ümit'ten muhteşem bir polisiye, gerilim ve mitoloji hikayesi. Mitolojik kahramanları uzun zamandır merak ediyordum ve Ahmet Ümit yardımıma yetişti. Tanrıları, Tanrıçaları, Titanları, Devleri ve Yunan Mitolojisinde belli başlı karakterleri çok güzel bir şekilde anlatıyor. Hikayemize gelirsek Berlin'de başlayıp Türkiye'de sonlanan bir cinayetimiz var. Berlin'de Cinayet Büroda sorumlu Yıldız ve Tobias Cemal Ölmez'in öldürülmesi olayıyla başlıyor. Cemal sanki Zeus'a kalbini çıkarıp adanmış gibi ölü olarak bulunuyor. Cemal'in öldürülmesinin ardından daha önce öldürülen dedesi Orhan'ın cesedi bulunuyor aynı Uranus gibi erkeklik organı öldürülerek. Cemal'in erkek arkadaşı Alex, ertesi gün derisi yüzülmüş şekilde ölü olarak bulunuyor. Öldürülen Cemal'in ailesinin Bergama'daki arkeolojik kazıları katılıyor. Büyük büyükbabaları Pehlivan Efendi, Pergamon'daki kazıyı yapan Carl Humann'la birlikte çalışmış. Sonraki kuşaklarda da bu gelenek bozulmamış, ailenin erkekleri yıllarca antik kentin ortaya çıkarılmasında görev almışlar. Öyle ki, Ölmez Ailesi kendilerini antik kentin bir parçası gibi görmeye başlamış. Pehlivan Efendi'nin bedeni ve zihni o kadar çok meşgul olmuş ki Pergamon'la, bir gün karısına kendisinin Poseidon olduğunu söylemiş. Bir tür hastalık. Grandiyöz Paranoya diyorlar. Megalomaninin ileri evresi. Üstelik genetik olabiliyormuş. Aynı hastalık Cemal'in babası Kerem'de de ortaya çıkmış. Kerem kendini Zeus'un babası Kronos zannetmeye başlamış. Ekonomik koşullar onları da etkilemiş ve 1960'larda Almanya Türkiye'den işçi alarma başlayınca, Ölmez Ailesinden iki kardeş, öldürülen Orhan ile ağabeyi Recep, çoluk çocuk Berlin'e gelmişler. Kerem Ölmez işte
Polisiye-Mitoloji
Kayıp Tanrılar ÜlkesiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202328,1bin okunma
Şermin Yaşar ve hikayeleri
Puan vermedi·192 syf.··
2021 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2021 14:31
(spoiler içerir) Şermin Yaşar daha önce farklı şekillerde duyduğunuz gördüğünüz belki de yaşadığınız şeyleri kısa kısa hikayecikler haline getirip önümüze koyuyor. Her seferinde o samimiyeti sıcaklığı buluyorsunuz. Ben bunu tanıyorum biliyorum diyorsunuz adeta. Deli Tarla'da böyle 16 küçük hikayecikten oluşuyor. Okudukça insanı çepeçevre sarıyor. Bu notları kendime çıkarıyorum aslında. Bu kitapta nerde ne geçmişti diye ama okumak isteyenlere küçük küçük notlarda bırakmış oluyorum. Deli Tarla hikayesiyle başlıyor kitabımız. Babasının mirasını paylaşmak isteyen 4 kardeşin hikayesi. Herkes mirastan bir pay alırken babalarının delirip öldüğü için kimse öldüğü tarlayı almak istemiyor. Herkes bir bahane bulup diğerine atıyor tarlayı. En son tarla öğretmen Kerim'de kalıyor. Hem bekar hem de annesine bakıyor. Babaları çiftçilik yapıyor köyde, bu tarlayı alıyor içine küçük bir kulübe yaptırıyor seracılık yapıyorlar. Adam her gün tarlada yatıp kalkıyor sonra bir gün babasının yardımcısı Ekrem abi kendisini asıyor sonra da babası delirip ölüsü köyün dışında bulunuyor. Kerim psikoloğa bile gidiyor ama nafile. Okula proje için gelen Ziraat mühendisi Figen ile karşılaşıp ona aşık olunca her şey değişiyor. Figen'i deli tarlaya götürüyor orada anlıyor babasının neden delirdiğini gerisi kitapta. Adieu Hala: Annesi babası almanyaya giden bir kızın (Münevver Hala) onları bekleme hikayesi. her sabah büyük bir umutla valizini hazırlayıp yatsı ezanıyla yatıp ertesi gün pencerede kendisini almaya geleceklerini bekliyor. abisi ve yeğeniyle kalıyor ancak bu bekleyişler bitmiyor. Halasını çok seven Nazlı evlenmemiş babası öldükten sonra da halasıyla yaşamaya devam etmiş. Münevver Hala terzilik eğitimi almış almanca öğrenmiş anne babası onu götürmelerini bekliyor ama öldüklerini söylememişler.
İnsan ve Duygular
Deli TarlaŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20258,5bin okunma