Kimse görmüyor gibi görünen bir yük var içimde; konuşsam da eksilmeyen, sustukça büyüyen bir şey. İnsan en çok da anlaşılmadığı yerde yoruluyor, aynı cümleleri farklı günlerde tekrar etmekten değil, hiç duyulmamış gibi davranılmasından. Gülümsemeler yerini sessiz bir alışkanlığa bırakıyor, kalabalıkların ortasında bile tek başına kalabilen bir yan oluşuyor. Gidenler sadece insanlar olmuyor; güven, heves ve biraz da iç rahatlığı birlikte uzaklaşıyor. Geride kalan şey ise sadece alışmak zorunda kalınan bir boşluk, adı konmamış ama her an hissedilen bir eksiklik.
İnsan ve Duygular
Yanlışa alışmak, vicdanın körlüğüdür. Toplumlar önce utanmayı kaybeder, sonra hatayı normalleştirir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nedendir bu kurtulmak istemiyormuşcasına körlüğünün sebebi? Anlamak mümkün değil sanırsın ama aslında cevap basit: Yeniden özgür olmanın acemiliğinden korkuyorsun sen! Yarım kalmışlığınla kendine en başından tekrar alışmak.. Evet, zordur..
Duygu ve Düşünce
Alışmak
İnsanoğlu, her duruma alışabilir ama ölmüşlerin durumuna, yokluğuna alışamaz, kabullenemez! Sindirmek çok zordur.
Duygu ve Düşünce
Ve unutulmamalıdır ki : insanoğlu her şeye alışır.
Yoğun emek verdiği şeylerin küçük de olsa bir karşılığı olduğunu görmek insanı mutlu hissettiriyor. Yaptıklarımın dünyaya ne gibi bir katkısı olur bilmiyorum. Hayalim çığır açan bir çalışma üretmek olsa da bir yerden başlamak gerek. Büyük hayallere ulaşmak için önce küçük adımlara alışmak lazım sanırım. Bilmiyorum belki de çok küçük bir adım değildir. Pazarlama işinde hiç iyi değilim. Gösteriş ve reklam işini beceremiyorum... Yayımlanan makalelerime göz atmak isterseniz linklerini bırakıyorum: doi.org/10.1016/j.jallc... doi.org/10.1016/j.jece.... doi.org/10.1002/celc.70255