gecenin içine karışabilir
karanlığı kendi yüzünde taşıyabilirsin
kimsenin görmediği yerlerde
sessizce dağılıp yine kendini toplayabilirsin
bir pencerenin önünde saatlerce oturup
yağmurun şehirle konuşmasını dinleyebilirsin
hatta herkes uyurken
kendi yalnızlığını bir şarkı gibi ezberleyebilirsin
ama insan
bazı acıları ne kadar güzel anlatırsa anlatsın
içindeki boşluğu susturamıyor
çünkü bazen
derdin büyüklüğü değil
kimsenin gerçekten anlamıyor oluşu yoruyor insanı
sen yine de
gülüşünü yüzünde taşıyabilir
kırık taraflarını kimseye göstermeden yaşayabilirsin
hatta içindeki fırtınaları
normal bir günün içine saklayabilirsin
ama bir gece
ışığı kapattığında anlıyorsun:
insan herkesten saklanabiliyor da
kendisinden saklanamıyor…