Lisans - Ankara Üniversitesi-Dil ve Tarih, Coğrafya Fakültesi- Türk Dili ve Edebiyatı
Yüksek Lisans - Ömer Halisdemir Üniversitesi
Ay Vakti Dergisi Şâir/Yazar
``Başkalarına söyleyecek bir sözüm olabilmesi için önce kendime söz geçirmem gerektiğine inanıyorum. Bana bugün, ne yapmalı? diye soracak olurlarsa, ancak, önce kendini düzeltmelisin, diyebilirim.``
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
(İnsanın) Tehlikeden kurtulması, Sartre'a göre sorumluluğunu yüklenmesine, durumunu kavramasına bağlıdır. Madem ki kişi dünyaya atılmıştır, kendi başına bırakılmıştır, öyleyse yaptıklarından sorumludur. Nitekim o, kendini nasıl kurarsa öyle olacaktır. Tasarılarına, seçmelerine, eylemlerine göre varlığına bir öz kazandıracaktır. Edimleriyle kendini gerçekleştirecektir. Gerçekleştirmelidir...
Giderek insan, Sartre'ın deyişiyle "nedensiz, zorunsuz, anlamsız bir varlık" haline giriyor. (L'Etre et le Néant, s. 713) "Geçmişsiz, desteksiz, yapayalnız bir varlık." (La Nausée, s.102) "Tarih denen arabaya hayvanca koşulmuş, savaşı ve ölümü bekleyen bir varlık..."
Şiir, her ülkenin her dönemindeki örneklerinde dilin belli yönlerinden ve olanaklarından yararlanır; hatta dilin gücünü, anlam ve sesin sınırlarını zorlar. Yapay olarak altın elde etme ye çabalayan eski "simyager"ler gibi, akla gelmedik yollar dener; dilin her şeyinden, kendisi için yararlanır. Şiirin bu özelliklerinin evrensel olduğunu söylemeliyiz. Japon şiirinde, İran şiirinde, Batı'nın Goethe'sinde, Shakespeare'inde, bizim Yunus Emre'mizde birbirinden çoğu zaman bağımsız olarak aynı özellikleri buluruz.