Aliye Yaşar

Aliye Yaşar
@aliye_yasar
Sono fuori di testa, ma diverso da loro. Twitter: alya1903 İnstagram: alya.yasar
Bursa
421 okur puanı
Mart 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·224 syf.··
2018 16. kitabı
Kafka'nın baş döndüren, biraz zorlayıcı ama bir o kadar da düşündürücü en güzel eserlerinden bir tanesidir. Öncelikle edebi yönden eleştirmek gerekirse dili biraz ağır olmuş. Çeviriden mi kaynaklı bilmiyorum. Ama 4 sayfa süren paragraflar falan var. Bu yüzden biraz dikkat gerektiren bir kitap. Ancak betimlemeler harika. genelde insan ve kapalı ortam betimlemeleri var ve cidden etkileyici. İçeriğe bakacak olursak, aslında kitabın birkaç farklı güzel yönü var; - Birincisi tipik bir mavi yakalı olan esas kahraman Joseph k. kitabın her bölümünde farklı sınıflardan diyebileceğimiz insanlarla konuşuyor ve bu farklı grupların bakış açılarını görmemizi sağlıyor. - İkincisi ise bence kitapta aslında dünyanın resmi değil kendi adaleti ele alınıyor. Devamlı birileri tutuklanıyor, birileri birilerini gözlüyor. Bu bana şunu hatırlattı; yaptığımız her işi gören ve sözleriyle bizleri sanki tutuklayıp hüküm veren insanlarla dolu bir dünyadayız. Yani herkes yargıç, herkes suçlu, herkes gözlemci... yorucu ama güzel bir kitap. iyi okumalar...
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·234 syf.··
2018 9. kitabı
Alexander Dumas'nın üvey oğlu Alexander Dumas Fills'in ilk olarak roman sonrasında ise piyes olarak kaleme aldığı kibar fahişe Marguerite Gautier ve Armand Duval'ın yaşadığı çıkmaz sokaklarla dolu aşkı anlattığı eseridir. 1936'da Camille adıyla Greta Garbo'nun başrolüyle beyaz perdeye aktarıldı. Türkiye'de ise 1957'de Çolpan İlhan başrolünde gösterime girdi. Tiyatrokedi opera olarak sergiliyordu bir ara, gitmek nasip olmadı bir türlü. Fedakarlık ve ince düşünmenin insanın hayatını ne kadar değiştirebileceğinin örneği bence bu roman Albert'ın babasının oğlunun ne kadar üzüleceğini bilse bile onun için kendine göre 'iyi' olan şeyi yapmaya çalışması, Albert'ın babası tarafından reddedilme riski olsa bile annesinden kalan mirası Marguerite'e devretmeye çalışması hatta Marguerite'in gerçekten sevdiği bir adamı kendisine göre Albert için 'iyi' olduğundan onu terk etmesi. Aslında bakarsanız herkesin iyi kavramı başkaları için acı verici olabiliyor, iyi karşısında kötülükler doğabiliyor, masumca yapılan her eylem karşısındakini dayanılmaz birine bile dönüştürebiliyor. bence okunması gereken sade ve güzel bir dille yazılmış dramatik bir romandır. Bu acılar çekilmeseydi bu kitap yazılmayacaktı. Kitabın sonlarına yaklaştığımda sıkça düşündüğüm bu oldu. Yaşananlar bir uzun işkence; anlatılanların içinde olmadığı halde aşkı tatmış herhangi birine acı verecek güçte... Ruhunu satmamış çok aşık bir fahişe, çok aşık bir adam... Aralarına koyduğum virgülden bile utanıyorum. Aşklarının büyüklüğü, fedakarlıklarının büyüklüğü ile ölçülmüş baştan sona. Neden aşk bu denli acı çektirmek zorunda? Neden koşullar, yani hayat, bir şekilde en tatlı isteklerimizin önüne geçip bize "dur" demek zorunda? Tutku öylesine güçlü ki olmayacak hayaller kurdurup o hayalleri gerçekleştirmeye yönelik adımlar
Edebiyat
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201924,1bin okunma
Puan vermedi·268 syf.··
2018 12. kitabı
Bukowski'nin çocukluk ve gençlik çağını anlattığı süper kitap. Okuması kolaydır fakat düşündüğünüz zaman aslında oldukça derin bir kitap. Babasından yediği dayakları anlatırken neden onun gibi olmak istemediğine karar veriyor. İdeallerinin onu ne hale getirdiğini görüp bir hiç olmaya karar veriyor. Kitabı okurken sizde kendinizi bir hiç gibi hissediyorsunuz. Kitap bittikten sonra kendinize şu soruyu sorup cevaplaya bilirseniz. Hiç olmak istiyor muyum? Yoksa zaten öyle miyim? Bu soruları size sordurtan hayatı sorgulatan bir efsane.
Edebiyat
Ekmek ArasıCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20228,2bin okunma
Puan vermedi·484 syf.··
2018 18. kitabı
Kitabı okumaya başladıktan bir süre sonra, bitmesini istemeyerek okumayı sürüncemeye bıraktığım, sayfa aralarından sanki görünmez bir elin yakama yapışarak beni içine çeken bir diğer kitap. Bitmesin...~~~derken dünyadaki her şeyin bitimli olduğu gibi kitap da bitti. Baş karakter Çiçikov bence çingen. Gogol’un kitapta hangi karakteri ele alsa okuyucu kendini o karaktere bürünmüş olarak buluyor. En leş karakteri aktarırken bile ruhunun incelikleri, tavır ve davranışlarıyla bir yerinden okuyucuyu yakalıyor. Gogol nedense eserde arabaya koşulu atları, çiftlik sahibinin köpeklerinden yarba ve diğerini, evleri, yolları ve bir ton diğer eşyaları çok güzel betimlerken seyis, uşak ve köylülerin üstünde pek durmuyor. Gogol askerliğini uzun dönem yapmış olmalı ya da o dönem askerler etkin. herif askerleri rütbeleriyle beraber öyle iyi anlatmış ki, inanılmaz. Hele o general, çok acayip. ve sıklıkla Rus insanının üstün meziyetlerini atasözleriyle de destekliyor. çiçikov, “evet lan, işte tam bu” denilen anda abuk subuk bir durum yaratılarak gözden düşürülüyor, kaldırılıyor ve gene düşürülüp yeni bir şansla kaderine terk ediliyor. Gogol’un kendiyle ve yarattığı karakterlerle arası hiç iyi değil sanırım. Fakat şu var ki okuduğum, ikinci defa okumaya koyulacağım nadir eserlerden biri de ölü canlardır.
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
Puan vermedi·705 syf.··
Beğendi
·
2018 21. kitabı
Oldukça kalın bir 1. cilt ve görece daha ince ikinci ciltten oluşan müthiş bir eser. İnsanın gözü korkuyor sayfalarında ilerlerken. Harry Potter serilerinde bir düşünsel var ya işte onun gibi, Rusya`da başka bir zamana, kenar mahallede yaşayan insanların hayatına bakıyoruz, Dinliyoruz dokunamıyoruz. Fyodor Mihailoviç Dostoyevski akıcı ve uzun derinlikli ve ince görülü betimlemeleri sayesinde yine düşünselle birlikte Raskolnikovla tanışıyor, dolaşıyor, planlıyor, vicdan azabı duymak ve zeki olup yakalanmamak duyguları arasında gidip geliyoruz. Raskolnikovun ruhunda o kadar derinlere dalıp o kadar içten, çelişkili, gün ışığı görmemiş duygu ve düşüncelerle tanışıyoruz ki. Ve sonra suçun nasıl belirlendiği ve cezayı kimin verdiğini de öğreniyoruz.
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194bin okunma
Reklam