"Sualtı dünyası öyle güzel ki!" İhtiandr kendinden geçmişçesine konuşmaya devam ediyordu. "Hayır, denizi asla sizin boğucu, tozlu dünyanızla değişmem!"
Bir feminist olarak benim görevim erkeklerle onların dünyasında yarışmak değil, bu çok kolay ve verimsiz bir iştir. Benim görevim kendimden ve evrendeki yerimden zevk alarak hayatı bir kadın olarak dolu dolu yaşamaktır.
...
Kadın kahraman spiritüel bir savaşçıya dönüşmelidir. Bunun için de denge sanatını öğrenmesi ve çok yavaş gerçekleşecek olan eril ve dişil yönlerinin entegrasyonunu sabırla beklemesi gerekir. İlkönce dişi yönlerinden kurtulup eril yönlerine sarılmayı tercih etmiş, bunu başardıktan sonra ise bunun hiçbir şeyin cevabı veya sonu olmadığını görmüştür. Kadın, erkek kahramanın yolculuğunu yaşarken öğrendiklerini bir kenara atmamalı, zorluklarla edindiği başarı ve yeteneklerinin amaç değil, yolculuğunun bir parçası olduğunu idrak etmelidir.
Başarı peşinde koşan kadınlar bu arayışlarının ana sebebinin ailelerini, özellikle de içselleştirdikleri babalarını memnun edebilmek olduğu sonucuna ulaştılar. Altta yatan motivasyonları aramaya başladıklarında bazıları kendilerine ait şeyler bulmakta zorlandılar.
...
Bu kadınlar özgürleşme yolunda yeterince yol kat edememişlerdi. Eril modele göre başarılı olmanın yöntemlerini öğrenmişlerdi fakat bu model onların bütünsellik arzularını tatmin etmemişti. "En başta yapılan hata" büyük ihtimalle öz değer ve başarı için bir başkasının kuralları ile oynamayı kabul etmiş olmakla ilgiliydi. Bir kadın artık ataerkil kurallarla oynamamaya karar verdiğinde ona nasıl hareket etmesi ya da neler hissetmesi gerektiği konusunda rehberlik edecek hiçbir şey yoktur. Artık arkaik formları sürdürmek istemediğinde hayat endişe verici ve korkutucu bir hal alır."Değişim ürkütücüdür fakat korkunun olduğu yerde güç de vardır. ... Genellikle hakiki gücümüz konfor alanlarımızda, tanıdığımız yerlerde ya da olumlu durumlarda değil korkuda ve değişime karşı direncimizde gizlidir."
Sf23
Kültürümüzün şu anında kadınların bir arayışta oldukları doğrudur. Bu arayışın amacı dişil doğayı tamamen kucaklamak, bir kadın olarak kendilerine değer vermeyi öğrenmek ve dişil yaralarını sarmaktır. Bu, tamamen bütünleşmiş, dengeli ve tam bir insan olma yolunda yapışacak çok önemli bir içsel yolculuktur.
Sf27
Yolculuğun başlangıç evresinde genellikle pasif, manipülatif ve verimsiz olarak tanımlanan kadınlık reddedilir.
...
Erkek merkezli iş dünyasında başarı peşinde koşan kadınlar, bu yolu genellikle bu miti boşa çıkarmak için seçer. Bu kadınlar zeki olduklarını, iş takibini becerebildiklerini ve hem duygusal hem de finansal olarak bağımsız olduklarını kanıtlamaya çalışırlar.
Sf28
Başarmak artık onun için bir bağımlılık olmuştur ve bu yeni edindiği güç ona çok büyük "haz" verir.
Genellikle tam bu evrede kadın bir tuhaflık hissemeye başlar ... Kendi kendine "Bütün bunlar ne için? Başarmak istediğim her şeyi başardım ve kendimi hala bomboş hissediyorum." diye sorar.
Dişil olanla bağdaştırılan negatif sıfatlardan kurtulma çabasındayken kadın kahramanımız kendi içerisinde bir dengesizliğe sebep olmuş ve kendisini yaralayıp kırmıştır. Kaybettiği şey dişil doğası ile olan bağlantısıdır. ... Campbell'e göre: "Kadınların birincil amaçları koruyup kollamaktır. Koruyup kollanacak şey bir beden, bir ruh, bir medeniyet ya da bir topluluk olabilir. ..." Erkek kahramanın yolculuğunu benimseyen pek çok kadının kendilerini koruyup kollamayı unutmuş olduklarını fark ettim. ... Campell'in orta yaş krizindeki erkekler için söyledikleri, belki başarılı kadınların hissettiği bu tatminsizlik duygusunu açıklamak için de kullanılabilir:"Onlar merdivenin en tepesine ulaştılar ve merdiveni yanlış duvara dayamış olduklarını fark ettiler. En başta yanlış seçim yapmışlardı."