Hayat, sonsuz bir koşuşturmaca içinde geçtiğinde içe bakışımız kayboluyor. Hep dışarıya baktığımız zaman, dışarıdan bir medet umduğumuz, alkış beklediğimiz zaman, iç âlemde yalnız kalıp kendimizle konuştuğumuz, dış âlemden saklanabileceğimiz zamanlar azalıyor. Ve bir istiridye kabuğunun içinde kum tanesi olarak kalıyoruz; inciye dönüşme fırsatını heba ediyoruz. Dola yısıyla insan iç âleminin gelişimine ihtimam göstermeli.
Endülüslüler "Binbir Gece Masalları"nda ne varsa El-Hamra Sarayına onu koyar, zarafetin, ihtişamın kitabını yazarlar. Sütunları öyle bir dizerler ki avluda yürüyenler perspektif dersi alırlar. Medinet-üz Zehra havuzları tatlı tatlı şırıldar, "hu" çeken kumrulara alkış tutar.
Kurtuba Ulu Cami sanat tarihçilerine cild cild kitap yazdıracak bir eserdir. Ustalar sırf abanoz minberi için yedi yıl uğraşır, işlemeler arasına fildişi kakarlar. Hristiyanlar ve Yahudiler de tapınaklarını mescidlere benzetir, bu olgun mimariyi taklide kalkarlar. Sefirler bu ihtişam karşısında lal olur, ülkelerine gittiklerinde birine bin katarlar.
Hayat, sonsuz bir koşuşturmaca içinde geçtiğinde içe bakışımız kayboluyor. Hep dışarıya baktığımız zaman, dışarıdan bir medet umduğumuz, alkış beklediğimiz zaman, iç âlemde yalnız kalıp kendimizle konuştuğumuz, dış âlemden saklanabileceğimiz zamanlar azalıyor. Ve bir istiridye kabuğunun içinde kum tanesi olarak kalıyoruz; inciye dönüşme fırsatını heba ediyoruz. Dola yısıyla insan iç âleminin gelişimine ihtimam göstermeli.
Kitaplarım çıkıyor, adım salonlarda fısıldanıyor. Ama bu şöhret denen canavar, ruhumun açlığını dindirmeye yetmiyor. Beni alkışlıyorlar ama hâlâ anlamıyorlar. Alkış, bir tefekkür adamı için sadece gürültüdür.
Son zamanlarda ev temizliği ile ilgili bilgiler paylaşma, evi düzenleme ve bunları fotoğraflama furyası var. Artık evler kirlendiği için değil, alkış toplamak için temizleniyor. Misafirin gelip gitmediği, çocukların yarısının ders başında, yarısının tablet başında olduğu bir ev nasıl kirlenir ki? Kocalar eve geç geliyor, kadınlar sürekli tezgâh çitileyip, vileda kovasıyla gösteri yapıyor. Şak şak şak! Ne kadar temizsiniz Tuzruhugül Hanım! Alkışlar nefsimize iyi geliyor, onay gördüğümüz noktayı yakalayınca abartıyor da abartıyoruz. Neden? Biz onay görmeden büyüyen bir millet olduğumuz için alkışı gördüğümüz yerde kendimizi kaybediyoruz.