Fîhi Mâ Fîh ( İçinde her şey var)
Puan vermedi·368 syf.··
2026 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 20:39
Mevlana Celaleddin-i Rumi, Fihi Ma Fih Gerçek anlamda bir maneviyat ve irfan hazinesi olan bu şaheserin isminin anlamı ile başlayalım. Fîhi Mâ Fîh ne demek? "İçinde her şey var", "içinde içindekiler var", "her şey ondadır", "içerdiğini içerir", "ne varsa onda var" gibi bir çok anlam yüklenmiştir. Aslında esere bu isim Hz. Mevlâna tarafından verilmemiş, bu konuşmaları derleyenler tarafından daha sonra Muhyidddin Arabî Hazretleri'nin Fütûhât-ı Mekkiyye'sinde geçen şu dörtlükten ilham alınarak konulmuştur: İçinde içindekilerin olduğu bir kitaptır Mânâları açısından da muhteşemdir İçindekileri dikkatle incelediğinde Onda incinin bulunduğunu görürsün! Kitabın ismi tek başına bile ne kadar çok şey ifade ediyor... İnsanı "kânatın özü" olarak tanımlayan bu harikulade eser içsel huzur arayışına şifa olmakta ve ışık tutmaktadır. Kitabın konusuna bakacak olursak üç ana başlık altında değerlendirilebilir: Yüce Allah'ı tanımak, insanı tanımak ve varoluş amacını tanımak. Gerçek anlamda bir şaheser olan Fîhi Mâ Fîh, Hz. Mevlâna'nın çeşitli ortamlardaki konuşma ve sohbetlerinden, ayrıca kendisine sorulan sorulara verdiği cevaplardan oluşan gerçek bir maneviyat ve irfan hazinesidir. İngilizcesi Almancası ve Fransızcasıyla Batılı düşünürleri, Mesnevî kadar derinden etkileyen Fîhi Mâ Fîh pek çok kişinin İslam'a ısınmasına ve hidayetine vesile olmuş ve olmaya da devam ediyor. Bu kitap bizim yeterince bilip takdir edemediğimiz eşsiz klasiklerimizin en başta gelenlerindendir. Hz. Pir'e göre insanoğlunun en büyük sorunu kendi egosudur. Çünkü insanoğlu kendini merkeze koydukça hakikatten uzaklaşmaktadır. İnsan kendini bıraktığında ise hakikate yaklaşır. Bu da bize "nefs terbiyesini" hatırlatmaktadır. "Nefsini bilen, Rabbini bilir" (alıntı) Kitap sohbet havasında ve ders notları şeklinde ilerlemektedir.
Fihi Ma FihMevlana Celaleddin-i Rumi · Sufi Kitap · 20191,760 okunma
İslam Mistisizminin Navigasyonu
10/10
·495 syf.··
2026 4. kitabı
·
77 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 21:10
İbni Arabi Endülüs evliyası derinliğini ancak derin olabileceklerin sezdiği diğerlerine sığ olabilecek bi hak dostu .. Aslında hakikat de böyle değilmidir ?.. Futuhatı Mekkiye 18 ciltten oluşmuş bir seri tabi günümüz için ismindende anlaşıldığı gibi Mekke de yazıldı bir hac esnasında 1202 de .. Kitabına başlarken Hac esnasında yazdığını değişik haller içinde olduğunu belirtiyor. Tasavvuf büyüklerinden hemen hemen hepsinde olduğu gibi ilham yoluyla ve rüya yoluyla bir takım metafizik doğrulara ulaşmış birisi , benim okuduğum ilk cilt ve iyice anlayabılmek için tekrar tekrar okuduğum kitabında tabi günümüz metinleri ve sadeleştirilmiş hali ile okurken çok zorlandım çok etkilendim kendı deyımımle kalbimi doyurdu … 1.cilt için içeriğe geçecek olursam yaklaşık 500 sayfadan oluşuyor 3/2 lik kısmı ise harflerin anlamlarını içeriyor dediği gibi “Harfler kendileri bir ümmet” bunu idrak ederek okursak az da olsa bi yol katedebiliyoruz… Daha sonra besmele ve Fatiha süresini anlatmiş oldukça hoş bi tefsırı olmuş .. Fatiha tefsirinden küçük bir kesit ekleyeyim buraya “””Kul: 'Hamd âlemlerin Rabbi Allah’adır der. Allah buna karşılık şöyle der: ‘Kulum beni övdü? Kul: ‘(Allah) Rahman ve rahimdir’ dediğinde Allah: 'kulum beni methetti der. Kul: 'Din gününün sahibi dediğinde Allah: 'Kulum beni yüceltti , başka bir rivayette ise ‘kulum işleri bana havale etti’ der. Bu ise İlâhî birlemedir. Bir rivayete göre kul:'Rahman ve Rahim Olan Allah’ın adıyla dediğinde, Allah: ‘Kulum beni zikretti’ der. Kul, ‘Ancak sana ibadet eder senden yardım umarız dediğinde, Allah ‘bu benim ile kulum arasındadır, kuluma istediği verilecektir’ der. Burada kulun istediği ile kast edilen, ihsan ve lütuflardır. Her iki yerde de, iyyâke (ancak sana) kelimesi, İlâhî tekliğe eklenmiştir. Kul: 'Bizi dosdoğru yola
1000Kitap
Fütuhat-ı Mekkiye 1Muhyiddin İbn Arabi · Litera Yayıncılık · 2013333 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
NOLUR OKUYUN OKUTTURUN
10/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2025 40. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2025 15:15
epey uzun zamandır böyle güzel böyle hoş esintili bir kitap okumamıştım. güzeller güzeli efendimiz sallallahualeyhivesellemin mübarek elini başımın üstünde hissettim. öyle güzeldi ki. Allah yazandan ulaştırandan çoğaltandan okuyup hayatına geçirmeye niyet alanlardan razı olsun okuyalım okutturalım inşallah. - Allah Teâlâ, kendi muhabbet ve mağfiretini, Habîb-i Ekrem’ine itaat şartına bağlamıştır. Âyet-i kerîmede buyrulur: “(Rasûlüm!) De ki: Eğer Allâh’ı seviyorsanız bana tâbî olun ki Allâh da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allâh Gafûr’dur, Rahîm’dir.” (Âl-i İmrân, 31) - Allah Rasûlü’ne olan muhabbetimiz, azâb-ı ilâhîden kurtuluşumuza bir vesîledir. Zîrâ Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır: “(Ey Rasûlüm!) Sen onların içinde iken Allâh, onlara azâb edecek değildir!..” (el-Enfâl, 33)
Peygamberimizin Bir GünüAbdülvehhab et-Tariri · İdrak Yayınları · 2021955 okunma
Hazreti Musa Devrinde Çocuğu Olmayan Kadın
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2023 193. kitabı
Olur ki bir yüreğe merhem olur diye.Bir kadın Musa aleyhisselam’a gelir ve der ki: -Ya Musa benim çocuğum olmuyor, bana dua et de, Allah beni çocuk nimetiyle rızıklandırsın” ve Hz.Musa Rabbine dua eder, bu kadına bir çocuk vermesi için. Fakat Allahu teala O’na der ki: -Ya Musa, ben onu kısır olarak yazdım, çocuğu olmayacak hiç. Hz Musa, döner bunu haber verir kadına ve der ki: -Allah böyle takdir etmiş, böyle yazmış, senin hiç çocuğun olmayacak, ne yapsan fayda yok. Kadın gider ama hiç vazgeçmez ve bir zaman sonra tekrar Musa aleyhisselama gelir ve der ki: -Ya Musa benim için dua et de, Rabbim bana bir çocuk versin. Hz. Musa hayret eder bu duruma ve Rabbiyle konuşmaya gidince söyler, Allahu teala tekrar der: -Ya Musa ben onu kısır olarak yazdım, çocuğu olmayacak hiç. Hz Musa, bunu kadına haber verir ve kadın hüzünlü bir şekilde boynu bükük gider. Bir sene sonra kadın gelir, kucağında bir çocuk vardır. Hz. Musa şaşırır ve sorar: -Bu çocuk kim, kimin çocuğu? Kadın der “O benim oğlum” Hayretlerdedir Musa aleyhisselam. Der ki kadına: -Allah seni kısır yaratmadı mı, öyle yazmadı mı kaderini? Kadın; – Evet ama ben hiç vazgeçmedim dua ettim, Ya Rab bana bir çocuk ver dedim, O Rahimdir merhamet etti kabul etti duamı . Nimetiyle rızıklandırdı. Hz musa der ki Rabbine: -Ya Rabbi sana dua ettim bu kadın için, dedin ki; “O doğuramaz, öyle takdir ettim.” Şimdi nasıl çocuğu oldu? Allahu Teala: – Onu her kısır yazışımda, bana dua etti,” Ya Rahim” dedi, “ey en merhametli kapındayım” dedi vazgeçmeden. “Rahim” dedi hiç durmadan ve rahmetim kudretimi geçti, duası kabul oldu. Allah’ın rahmetinden sakın ümitsizliğe düşme sakın! Sakın deme “Hiç fayda yok, olmaz bu işi” Sakın deme “Bu hastalığımın hiç şifası yok” Sakın deme “Ben fakir olarak öleceğim, hiç rızkım bollaşmayacak”
Çocuk
Esmaül Hüsna ile MünacatAbdülkadir Geylani · Şadırvan Yayınları · 201813 okunma
99Esmâ Sonsuz Mana..
10/10
·348 syf.··
2024 11. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2024 07:42
99Esmâ Sonsuz Mana.. Yüce Allah'ın en güzel isimleri demek olan "Esmâ-i Hüsna" terkibi bizzat Allah Teâlâ'nın kendi isimleri için Kur'an'ı Kerim'de kullanıldığı bir ifadedir. Haşr, 59/24 Hüsna sıfatının estetik anlamda güzel olmaktan çok daha öte, mutlak anlamda bir güzelliğin ifadesi olduğu belirtilmiştir. Hem kulluğumuzu ifade etmek hem de Yaratıcımızın bizden istediği ahlâkı gerçekleştirebilmek için O'nu bütün isimleriyle tanımaya, inanmaya ve kendimizi o isimlerin tecelligâhı olacak şekilde eğitmeye de muhtacız.. Bu isimleri bilmek, hayat olaylarını doğru yorumlamaya ve kalpteki endişe ve kaygıyı azaltarak ümit ve güven duygusunun yerleşmesinde yardım eder. Ruh sağlığının temeli olan sükûnet hissini kuvvetlendirir. Bu isimler sayesinde Rabbimiz hakkında vacip, caiz ve mümteni olanı, yani O'na nasıl inanmamız gerektiğini , hakkında düşünmemiz mümkün olan ve olmayan şeylerin neler olduğunu bilme imkanına kavuşmuş oluruz.. O kendisinden başka hiçbir ilah olmayan Allah'tır. Gaybı da görünen âlemi de bilendir. O Rahmân'dır, Rahimdir. O, kendisinden başka ilah bulunmayan Allah'tır. O mülkün gerçek sahibi, kutsal her türlü eksiklikten uzak, barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah'tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır. O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah'tır. Güzel isimler O'nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O'nu tesbih eder.O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.Haşr, 59/23-24
2024 Okuma Raporları
99 Esma Sonsuz ManaFatma Bayram · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 2025815 okunma
10/10
·256 syf.·
2024 12. kitabı
Peyami Safa; hemen hemen neredeyse bütün romanlarında modern toplumun getirdiği yozlaşmayı, batılılaşmanın asıl amacını anlayamamış karakterlerin etrafında oluşan hadiseleri anlatır. Batıdan gelen değişim rüzgarlarına kapılıp özünü ve değerlerini hiçe sayanları eserlerine konu edinmiştir. Cânân, bu bağlamda yazılan romanlardan birisidir. "Peyami Safa oldukça kusurlu bulduğu ve çocukluk kitaplarından kabul ettiği" bir yapıt olarak düşüncese de bugün birçok bakımdan önemli sayılacak meseleleri ele almıştır. Evvela aile sosyolojisi. Bir yanda Bedia gibi bir örf ve adetlerine uyan, edepli, iyi yürekli bir kadın; diğer yanda kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen, şımarık, kötümser Cânân. Romanda Bedia gibiler övülürken Canân gibiler yerin dibine geçirilir ve eleştirilir. Tabiri caizse -vücut güzelliğinden başka herhangi bir meziyeti olmayan- ahlaksız bir kadındır. Bedia ise saflığın, temizliğin ve haksızlığa uğramış cefakâr bir kadın olarak anlatılır. Karakterleri tek tek inceleyecek olursak ilkin Lami'den başlamakta yarar var. LAMİ Dertsiz başından sıkılarak hiçbir kabahatı olmayan Bedia'dan haksız yere boşanıp kendisini pisliğin içine çekmek isteyen Cânân'la evlenerek sonradan pişman olan bir tiptir. Bu karakterin geçmiş yaşamına bakıldığında küçükken kadınların odasına girip eşyalarını karıştırır. Aynı şekilde Cânân'da sarayda büyüdüğü sultanların gizlice mücevherlerini takıp bezenir. Tencere düşmüş kapağını bulmuş misali. Lami, çevresindeki herkesin Cânân'ın nasıl birisi olduğunu anlatmasına rağmen gözünü, kulağını kapatıp eşine adeta kul köle olur. Yüzünün güzelliğiyle tüm şekilcileri kendine çeken bu kadın, Lami'yle evlenerek dedikoduların önüne geçmekten ve de aşıklarını daha iyi idare etmekten başka bir amacı yoktur. Lami onu çok sevdiği halde Cânân için
CânânPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20225,1bin okunma