Adı Gibi Muhteşem Bir Kitap
10/10
·376 syf.··
2026 3. kitabı
Kitabın dimağımda bıraktığı tadı tek kelimeyle enfes olarak adlandırabilirim. Mağlubiyete, geçmişini ve hayatını geride bırakmak zorunda olmaya, sürgüne, yeni bir hayat kurup buna tutunmaya çalışmaya, geride kalanlara, alçak bir darbe yönetimine, bir ülkenin ve insanlarının acımasızca ezilişine, zaruriyetten oluşan ve tutkudan uzak bir birlikteliğin hayatın akışında demlenerek nasıl dingin bir aşka dönüştüğüne, sırt sırta vererek zorlukların göğüslendiğine, kayba ve hayatın son düzlüğüne dair duygu dolu muhteşem bir kitap. Çok etkilendim ve sıradan insanların gözünden ve duygularından tarihi olayların akışını okumayı seven kişilere tavsiye ediyorum.
Denizin Uzun TaçyaprağıIsabel Allende · Can Yayınları · 2022233 okunma
Ruhlar Evi
Puan vermedi·544 syf.··
2026 13. kitabı
Ruhlar Evi, her okunuşta farklı bir yönü keşfedilebilecek çok katmanlı bir roman. Psikolojik açıdan hafıza ve travmayı, sosyolojik açıdan sınıf çatışmalarını ve toplumsal adaletsizlikleri, felsefi açıdan ise kaderi, özgür iradeyi ve insanın geçmişiyle ilişkisini sorgulamaya açıyor. "Isabel Allende, Ruhlar Evi'nde yalnızca bir ailenin hikâyesini anlatmıyor; hafızanın, travmanın, iktidarın ve umudun kuşaklar boyunca nasıl aktarıldığını da gösteriyor." Roman boyunca en çok Clara’nın bilgeliği ve Alba’nın direnci etkiledi beni. Clara, hayatını başkalarının beklentilerine göre şekillendirmeden kendi iç dünyasına sadık kalabilen bir kadın. Alba ise yaşadığı bütün acılara rağmen umudunu ve insanlığını koruyabilen bir karakter. Biri kök salmayı, diğeri ise fırtınada eğilip kırılmamayı öğretiyor. Altını çizdiğim bir bölümü de bırakayım buraya. 189. sayfada Clara, kızı Blanca’yı yoksullara yardım dağıtmaya götürdüğünde ona şöyle diyordu: "Vicdanlarımızı yatıştırmaya yarıyor bunlar, kızım; ama yoksullara bir faydası olmuyor. Onların hayırseverliğe değil, adalete ihtiyacı var." Roman boyunca pek çok etkileyici cümle okudum ama bu söz, kitabın toplumsal vicdanını tek başına özetliyordu. Roman, zengin ile yoksul, güçlü ile güçsüz arasındaki uçurumun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki ve insani sonuçları olduğunu gösteriyor. Kitabı bitirdiğimde ise aklımda şu soru kaldı: İnsan gerçekten kendi hayatını mı yaşar, yoksa kendisinden önce yaşamış insanların tamamlanmamış hikâyelerini de taşır mı? Belki de Ruhlar Evi'nin en güçlü yanı, okurunu tam da bu sorunun üzerinde düşünmeye davet etmesidir. Ve belki de bize hatırlattığı en önemli şey şudur: Geçmişle yüzleşmeyen toplumlar da insanlar gibi aynı acıları tekrar tekrar yaşamaya mahkûmdur
Ruhlar EviIsabel Allende · Can Yayınları · 20221,611 okunma
Reklam
Puan vermedi·317 syf.··
2026 33. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 10:12
Okurken zorlandığım ama sonunda iyi ki okuduğum dediğim kitaplardan bir tanesi oldu. Tür olarak bana fazla yabancı ilk başta sanki çok fazla karakter varmış gibi geliyor kim kimdi neydi neredeyim ben derken bir çok defa okuduğum satırları yeniden okumak zorunda kaldım neyde ki sonunda adapte ola bildim. • Biz okurlar kitapta sadece Irene ve Francisco’nun yollarının kesişmesi ile başlayan hikayeyi okumuyoruz bu kitap sadece bir aşk anlatısı değil içeriğimde derinliğinde politik baskılar kayıplar zorla unutturulmaya çalışılınan gerçekler arasına aşkı da serpiştirmiş yazar. Kitap bundan dolayı okura dokunuyor hikaye o kadar tanıdık geliyor ki birden kendinizi karakterlerin yanında buluyorsunuz ben zorlansam da okurken keyif aldım sizlerin de yazarla tanışmasını isterim doğrusu
Aşktan ve GölgedenIsabel Allende · Can Yayınları · 2020266 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 37. kitabı
Violeta Isabel Allende ile tanışma kitabım oldu ve son olmayacak. 1920 İspanyol gribi ile başlayan ve 2020 de pandemi ile biten yüz yıllık yaşamın içinde sadece Violeta'nın kendi yaşam öyküsü değil, aşk, feminizm, kadın hakları için verilen mücadeleler, savaşlar, diktatörlük, ekonomik krizler akıcı ve sürükleyici bir şekilde torununa yazdığı mektuplar şeklinde anlatılmış. Violeta ünlü ve varlıklı bir ailede beş erkek çocuktan sonra doğan tek kız çocuk olduğu için üstüne titrenmiş şımarık bir çocuk, babasının ölümü üzerine sürgünden sonra aldığı eğitimlerden dolayı çocuk yaşında öğretmen, oğlu ve kızı nedeniyle acı çeken bir anne, kızının ölümü ile kızına sahip çıkamamanın verdiği suçluluk duygusuyla torununa sahip çıkan annenanne. Tüm bunların yanında hayatının sonlarına kadar çalışmaya devam eden ve tüm ekonomik krizlere rağmen hep isabetli kararlar alarak ekonomik açıdan hiç zorluk yaşamamış bir kadın. Kitap dört bölümden oluşuyor. Sürgün(1920-1940), Tutku (1940-1960), Kayıplar (1960-1983), Yeniden Doğuş (1983-2020). Kesinlikle okunması gereken bir kitap.
VioletaIsabel Allende · Can Yayınları · 2023357 okunma
9/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 18:27
Spoiler İçerir !! Ruhlar Evi, Isabel Allende’nin üç kuşağa yayılan bir aile üzerinden Şili’nin modernleşme ve faşizme sürüklenme tarihini anlattığı politik bir metin. Kitaba edebi bir kutsallık atfetmeden, sadece karakter mekanizmaları ve siyaset bilimi ekseninde masaya yatırdığımızda, karşımıza kusursuz işleyen bir mikro-makro iktidar simülasyonu çıkıyor. ​Romanda karakterlerin gelişimi, ülkenin siyasi dönüşümüyle tamamen eş zamanlı ve paralel ilerliyor. Bu paralelliğin merkezinde ise mülkiyeti, devleti ve statükoyu tek başına temsil eden Esteban Trueba var. Esteban’ın karakter eğrisi, aslında bir ülkenin muhafazakar elitlerinin geçirdiği dönüşümün birebir aynası. ​Rosa (Ulaşılamaz İdea ve Ütopya): Esteban’ın gençliğindeki o yeşil saçlı, büyüleyici Rosa’ya duyduğu saf ve romantik aşk, siyaset bilimi perspektifinden bakıldığında aslında bir toplumun henüz yozlaşmamış, endüstriyelleşmemiş o ilk "saf ütopya" ve ideal düzen arayışıdır. Rosa, maddesel dünyanın ötesinde, ulaşılamaz bir idea olarak kalır. Onun trajik ve ani ölümü, o saf idealin pratik siyasette ve sert gerçeklikte yaşayamayacağının ilk kanıtıdır. ​Esteban'ın Dönüşümü (Rasyonel Duygusuzluk): Bu kaybın ardından Esteban, Rosa gibi bir ideanın peşinden koşmayı bırakıp katı ve pragmatik bir materyalizme savrulur. Madenlerde ve Tres Marías çiftliğinde gücü, toprağı ve emeği kontrol ettikçe, ruhundaki o ilk romantizm tamamen buharlaşır ve yerini rasyonel bir duygusuzluğa bırakır. Bu durum, genç cumhuriyetlerin ilk dönemindeki o saf kalkınma idealizminin (Rosa), zamanla gücü elinde tutan elitlerin elinde nasıl despotik, mülkiyetçi ve mekanik bir devlet aygıtına (Esteban) dönüştüğünü gösteren harika bir politik alegoridir. ​Ancak Allende’nin asıl usta işi hamlesi, Esteban’ı evin ve sistemin mutlak iktidarı olarak
Ruhlar EviIsabel Allende · Can Yayınları · 20181,611 okunma
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 17:13
"Acı duymak kaçınılmaz bir şeydir ama acı çekmek tercihe bağlıdır." (S.305) Harika bir kitap okudum. Geçen senelerde Ruhlar Evi'ni okıduğum zamanlarda kendimi ruhen o kitabı okımak için ihtiyar bulmuştum :) Daha genç yaşlarda okumam gerektiği hissindeydim. Tam o sırada sevgili çevirmenimiz Eren Yücesan Cendey, Allende'nin Denizin Uzun Taçyaprağı'nı beğeneceğimi söylediği bir mesaj atmıştı. Çok haklıymış. İkinci dünya savaşının ayak sesleri duyulurken İspanya iç savaşı ve Franco rejimi altındaki karakterlerin hikayesiyle başlıyor kitap. Allende'nin güçlü kadın karakterleri kesinlikle ön planda. Bir yandan da savaşın tüm acımasızlığını son derece güzel betimliyor yazar. Bu acımasızlıktan sıyrılıp bir şekilde önce Fransa oradan da Şili'ye olan göçlerini okuyoruz. Tarihi anlatıların tamamının gerçek olması beni daha fazla etkiledi. Yıllardır Livaneli'nin Serenad'ına benzer bir kitap soranlara da ısrarla bu kitabı ve Winnpeg'in öyküsünü okumalarını tavsiye ediyorum. Acaba kitap saçma bir noktaya mı gidecek diyordum ki çok daha iyi bir noktaya evrildi ve bu kez Şili merkezli Latin Amerika tarihine giriş yaptı. Pablo Neruda'nın ünlü yazar Miguel Asturias'a benzerliğini kullanarak onun pasaportuyla ülkeden kaçışı, Salvador Allende'nin sağlık bakanlığından başkanlığa uzanan ve oradan Pinochet diktatörlüğü ile koltuğundan indirilişi gibi tam bir tarih toparlaması yapılıyor. Bir yanda dikatatörlük rejimleri anlatılırken bir yandan da karakterler tüm duyguları kalbinizde hissedeceğiniz şekilde aşkı, tutkuyu ama bir yandan da aşık olma düşüncesine aşık olmayı, ölçüsüz tutkuyu, acıyı, sürgünü yaşıyor. Hem İspanya merkezli Franco diktatörlüğü ve 2. Dünya savaşı hem de Şili merkezli Pinochet diktatörlüğünü anlatan çifte kavrulmuş siyasal zeminli harikulade bir kitaptı. Israrla
Denizin Uzun TaçyaprağıIsabel Allende · Can Yayınları · 2022233 okunma
Reklam
Reklam