En sevdim lise kurgusu
9/10
·416 syf.··
2026 4. kitabı
Çok komikti okuyun derim yarı texting Konusu şu şekilde Mustafa Alp adında karakterimiz var ve bir gün ana karaktere mesaj atıyo Kız böyle erkek gibi fln Yaz ayında okumalık okuyun bence
Çevrim İçiSümeyye Demirkan · Ephesus Yayınları · 2024584 okunma
9/10
·616 syf.··
Beğendi
·
2026 193. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 14:24
Tarihi bir roman okuyacağım diye düşündüğüm kitabın epik fantastik tarihi roman çıkması şokuyla karşınızdayım. Ben ki fantastik hikayelerin henüz başında olan bir insanken, epik fantastik bi de tarih boyutu biraz ağır geldi bana ki nerdeyse bir ayda bitirdim kitabı.Tabi punto küçüklüğünun de bunda payı var.. Ama Allah var ne yazmış ya ...Bu nasıl bir hayal gücüdür,şaştım kaldım... 15.yy da Osmanlı dayız..Alp Er Tunga bir yeniçeri ..Görev her şeyden üstün onun için. Sevdigi kadın Angela yı geride bırakıp Transilvanya ya dogru bir yolculuğa çıkıyor. Kont Drakula nın şatosuna. Ancak yolculuk zorluklarla başlıyor. Bir saldırıya uğruyor. Bir kurt adam saldırısı. Şato ya vardığında Drakula tarafından zehirleniyor ve kurtadamın kanıyla tekrar diriliyor .Bu lanet uzun yıllar peşini bırakmıyor. Aklındaki kadınsa hiç unutulmuyor .Angela ya kavusmak tekrar mümkün mü? Alp Er Tunga mücadelesini hiç bırakmıyor. Son zamanlarda sık sık karşıma çıkan zaman döngüsü burda da çıktı karşıma. Bu kez paralel evrenlerde Angela nın yanısıra imkansız aşkın tarafları Umay ve Asaf ,tarihte önemli yee edinmiş kişilerde var .Spoi olmasın söylemeyim... Film tadında bir kitap, heyecanla izlenir yani film olsa ...Kazanan hep aşk olsun ama ... Kitapla kalın dostlar.... Muhteşem Binyıl Hazan Mengü
Muhteşem BinyılHazan Mengü · Gutenberg · 202611 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·208 syf.··
2026 429. kitabı
Zehra, Türk edebiyatının Tanzimat dönemindeki en önemli kalemlerinden Nabizâde Nâzım’ın Türk edebiyat tarihine geçen, ilk psikolojik roman denemesi ve ilk realist roman örneklerinden biri kabul edilen anıtsal bir eseridir. İlk kez 1894 yılında Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilen ve yazarın ölümünden sonra 1896’da kitaplaştırılan bu roman, insan psikolojisinin en karanlık dehlizlerini muazzam bir gerçekçilikle masaya yatırır. Romanın merkezinde, zengin bir tüccarın kızı olan, aşırı kıskanç, ihtiraslı ve marazi bir ruh haline sahip Zehra yer alır. Zehra, babasının ticaret hanesinde çalışan Alp Bey ile evlenir. Başlangıçta mutlu giden bu evlilik, Zehra’nın babasının ölümü ve eve Sırrıcemal adında güzel bir cariyenin alınmasıyla tamamen yön değiştirir. Zehra’nın çocukluğundan gelen güvensizlikleri ve doğuştan gelen marazi kıskançlığı, Sırrıcemal’e karşı adeta bir cinnete dönüşür. Bu hastalıklı kıskançlık sarmalı, zamanla sadece Zehra’nın değil; kocası Alp Bey’in, cariye Sırrıcemal’in ve intikam planlarına dahil edilen Rum kızı Ürani’nin de hayatını dramatik ve kanlı bir felakete sürükler. Roman, kıskançlık ve intikam duygusunun bir insanı ve çevresini nasıl adım adım yok edebileceğini trajik bir zincirleme olay örgüsüyle anlatır. Nabizâde Nâzım, dönemin romantik edebiyat anlayışının dışına çıkarak, karakterlerin kararlarını ve duygusal patlamalarını kalıtım, yetiştirilme tarzı ve çevre faktörleriyle yani natüralist ve realist bir yaklaşımla inceler. İstanbul’un tuluat tiyatrolarından, mahalle yaşamına ve zengin konaklarına kadar dönemin sosyo-kültürel yapısını da harika bir gözlemle yansıtır. Zehra; edebiyatımızda kıskançlık psikolojisini, kadın duygu dünyasını ve tutkuların insanı esir alan yıkıcı gücünü ilk kez bu denli çıplaklıkla ve başarıyla işleyen, güncelliğini
ZehraNabizade Nazım · İskele Yayıncılık · 201815,3bin okunma
10/10
·508 syf.··
2026 117. kitabı
"Ancak bazen güç, görünenin çok ötesinde bir yerde saklıdır." Hayalleri olan bir genç kızdı Güneş. Okulunu bitirecek, iyi bir gazeteci olacaktı. Ancak hesaba katmadığı bir şey vardı: Asıl kimliği. Başından beri Akay ailesinin hedefindeydi Güneş. Meşhur Akay ailesi. Toplumun zirvesinde, harika ve olağanüstü şekilde güçlü görünen ama duvarların ardında şeytanî bir güce sahip olan ve insanların iradelerini ele geçirerek onları köleleştiren zalim Akay ailesi. Araştırmaya, gazeteciliğe epey bir meraklı olan Güneş başından beri kurbandı aslında. Zamanını bekleyen bir kurban. Ve onun zihnini ele geçirecek olan Çağın'dan başkası değildi. Güneş bir av, Çağın ise bir avcıydı. Fakat o da ne? Aralarında oluşan çekim ikisini de ava çeviriyordu. Sadece Güneş değil, Çağın da kaybolacaktı bu girdapta. Akay ailesi ise kimseye acımazdı, kendilerinden dahi olsa bile. Alp'e acımadıkları gibi. O belki de en masumlarıydı. Ama onlar için gözden çıkarılmış bir zavallıydı ve kimsesiz gibi yok sayılıyordu. Tek isteği ise bu zulme bir son vermek. Bir yanda zalim bir aile, diğer yanda masumlar, başından beri proje olan insanlar, köleleşmiş bir toplum... Asıl güç neydi sahiden? Sistemin kölesi olup sakince yaşayıp gitmek mi yoksa iradeni yönlendirmek mi? Bir zalim ve kalbi olan bir insan tabii ki de aynı pencereden bakamazdı. Kitabı okuyarak onların pencerelerinden bakabilirsiniz özgürce. Güneş... Hayalleri olan bir genç kız. Her şeyin farkına vardığında dengesi şaşacaktı. İradeye sahip çıkmak önemli tabii. Çağın... Başta hiç güvenmedim, sonra çok sevdim. Çisem... Yaşadıkları o kadar ağır ki ister istemez empati kuruyorum. Ve Alp. Minnoş kalplim. Keşke kitaptan çekip sıkıca sarılabilsem ona. En çok onu sevdim. Kitap yetişkin okurlar için! Bu uyarıyı da yapalım. Aşırı güzeldi okuması.
SeçkinlerCan Gözek · Kaktüs Sanat Yayınevi · 20265 okunma
Puan vermedi
#OkudumBitirdim Mariana Çukuru/ Jasmin Schreiber Yazarla tanışma kitabım olan bu eser, bir yakının öldükten sonraki hayatıma nasıl devam edeceğimizi öğreten bir klavuz niteliğinde, her insanın düştüğü Mariana Çukurundan nasıl çıkacağını anlatıyor. Yakınlarını kaybeden Paula ve Helmut'un tesadüfen karşılaştıları mezarlıkta birbirini tanımayan bu genç kadın Paula ile 85 yaşındaki Helmut'un Alplere yolculuğa çıkmaya karar vermesiyle başlayan bu iki karakterin İçinde bulunduğu karanlık, adeta okyanusun en derin noktası olan Mariana Çukuru kadar derindir. Bu yolculuk sadece fiziksel değildir, aynı zamanda Paula’nın acıyla yüzleşme, suçluluk duygusunu bırakma ve yeniden yaşamayı öğrenme sürecine dönüşüyor. Zaman zaman üzücü ve şaşırtıcı olsada gülerek okuduğum bölümleri de olan akıcı bir anlatımla yazılmış güzel bir okuma oldu benim için. Siz genç bir kadın olarak 85 yaşındaki bir ihtiyarla Alp dağlarına çıkarmısınız ?
Mariana ÇukuruJasmin Schreiber · Yan Pasaj Yayınevi · 2024678 okunma
Suflörün Taktikleri
10/10
·464 syf.··
2026 9. kitabı
Ağır spoiler Okuma İlk kitapta suflör ne yapabilir insanların içinde ki kötülüğü ortaya çıkarıp ölüm makinelerine çevirir bunu görüyoruz daha karanlık ve tempo yüksek bir eser, bu kitapta işe suflör insanları değil iyi amaçla kurulmuş bir sistemi nasıl kotucul hale getiriyor bunu görüyoruz. insanları yok edip yeni hayata başlatan bir sistemi nasıl kotucul bir hale getiriyor, bunu nasıl başarıyor görülüyor daha çok felsefi ve psikolojik bir eser. Kayıp olanlar kendi istekleri ile yeni hayata ulaşıyor suflör işe bu sistemi görüp kayıp olmayı yeni hayatı secenleri bulup ölüm makineleri haline getiriyor. Yorumlarda bazıları Gerekli kötülük ve kötülük hipotezini karıştırmış ya da kendince yorumlamış. Gerekli kötülük: iyi amaç için düşük kötülük getirmedir. Ameliyat oluruz etimiz kesilir bu kötüdür Ama hastalık yok olur bu çok iyidir. Sonuç olarak bu kötülük yapılmalı ki daha büyük iyilik elde edilmeli. İnsanları ortadan yok edip yeni bir başlangıç yapmalarını sağlayan sistem, insanlar yok oluyor yeni bir hayata fanteziye kavuşuyorlar bu onlar için iyi ama çevreleri içi kötü insanlar üzülüyor haber alamıyor. Kötülük Hipotezi: Kötülük insanın tabiatında vardır uygun ortam bulduğu her yerde ortaya çıkar. Onu ötekileştirmek kendini kandırmaktır. İnsanların ortadan kaybolduğu yeni hır başlangıç yaptığı harika sistemi Albert keşfedip kaybolanları Gerçek hayata döndürüp Cinayet makinesi haline getiriyor. Harika bir sistemi bozuyor. Aç kalırsam ölürüm, uçağım alp dağlarına düştü yiyecek yok herkes hayatta, yiyecek olarak zayıflar seçilir öldürülür. Ugun ortamda kötülük hipotezi ortaya çıkar. Normal şartlar da psikolojik rahatsızlığı olmayan birisi yamyamlık yapmaz. Kafası karışan anlamayan olursa yardımcı olabilirim.
Kötülük HipoteziDonato Carrisi · Pegasus Yayınları · 2021116 okunma