Altı Şişhane üstü kaval!
“Kalın geldi fakire Müslümanlık yarabbi. Bizim millet aslında gerçek hatlı gavur bile olamazmış. Asıl isteği abdestsiz, namazsız, ayakkabılarını çıkarmadan ibadethaneye girebileceği, arada da içebileceği, zina suçunun hafifletildiği bir dine mensup olmakmış.”
Alıntı
Altı kaval, üstü şeşhane.
Buradaki şeşhane kelimesinin İstanbul'da bir semt adı olan Şişhane ile herhangi bir alakası yoktur ve Şişhane söylenişi yanlıştır. Çünkü şeşhane diye namlusunda altı adet yiv bulunan tüfek ve toplara denir. Yivler, mermiye bir ivme kazandırdığı için ateşli silahların gelişmesinde önemli bir yere sahiptir. Evvelce kaval gibi içi düz bir boru biçiminde imal edilen namlular, yiv ve sert tertibatının icadıyla birlikte fazla kullanılmaz olmuş ve gerek topçuluk, gerekse tüfek, tabanca, vs.ateşli silahlarda yivli namlular tercih edilmiştir. İki Dirhem Bir Çekirdek İskender Pala
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hikâye: Ahlat ağacı ve tutmayan aşı...
Kökü kuruyan bir ağacın tepesine en iyi cins meyve aşılasanız da, o ağaç can suyunu toprağın derinindeki o kadim hafızadan almadıkça vereceği meyve ya kekremsi olur ya da sadece bir görüntüden ibaret kalır. "Altı kaval üstü şeşhane" teşbihi ile mühürlenecek bu durumu, bir hikâye kurgusuyla somutlaştıralım. Aşı Tutmayan Bahçe Bir zamanlar, bereketli toprakların bittiği, dağ rüzgarlarının sert estiği bir sınır kasabasında "Eski Bahçıvan" derler bir adam yaşarmış. Bahçıvan’ın bahçesi, sadece meyve değil, huzur ve hakikat verirmiş. Çünkü o, her ağacın dilinden anlar, toprağın rızasını almadan tek bir fidan dikmezmiş. Günün birinde kasabaya, cebinde gıcır gıcır sertifikaları, elinde cetvelleri ve "modern tarım" kitaplarıyla genç bir mühendis gelmiş. Mühendis, bahçıvanın asırlık armut ağaçlarına bakıp dudak bükmüş: "Baba," demiş, "Bu ağaçlar çok yavaş büyüyor. Gövdeleri eğri büğrü, meyveleri de öyle tek tip değil. Gel bunları sökelim, yerlerine laboratuvarda genetiğiyle oynanmış, her mevsim ürün veren, standardı belli 'android' fidanlar dikelim." Eski Bahçıvan gülümsemiş: "Evlat, bu ağaçlar bu toprağın altındaki damarlarla akrabadır. Dışarıdan getirdiğin o parıltılı fidanlar buranın kahrını çekemez. Onlar sadece bilgiyle üretilmiş, ilmi yok, ruhu yok." Mühendis dinlememiş. Gece vakti işçilerini toplamış, asırlık kökleri söktürüp yerine dağdan topladığı yabanıl ahlatları dikmiş. Üstlerine de en pahalı, en "ithal" kalemlerden aşılar yapmış. "Bak," demiş, "Şimdi göreceksin asıl armudu!" Aradan mevsimler geçmiş. Ağaçlar boy vermiş ama bir tuhaflık varmış. Yaprakları plastik gibi parlıyor, rüzgarda hışırdamıyor, kuşlar dallarına yuva yapmıyormuş. Meyve verme zamanı geldiğinde ise manzara ibretlikmiş: Dışarıdan bakınca en kaliteli "Paşa Armudu"na benzeyen meyveler,
Bilim
"Kuantum dolanıklığı, iki veya daha fazla parçacığın birbirleriyle bağlantılı hale gelmesi durumudur" Kara madde ile kara enerjinin birbirine oranları aynı zamanda evrenin gelecekteki tarihi hakkında da bilgi vermektedir.Eğer kara enerji baskın olursa evren büyük parçalanma ile son bulacak,eğer kara madde daha yüksek oranda çıkarsa evren kendi içine çökecek,son olarak bunların oranı birbirlerini dengeleyecek şekilde çıkarsa evren düz evren olan bir süreçte, genişlemeye devam edecektir. ((Cern ve büyük patlama//Kerem cankoçak)) Kuantum fiziğinde nedensellik çalışmaz. Her olayın belli bir nedeni yoktur. Olurlar sadece. Bizim kafamızdaki nedensellik kavramı çok eskiden kalan bir şartlanmadır. Aristoteles her şeyin bir ilk nedeni olması gerektiğini söylüyordu. Neden öyle olsun ki ? Fizikteki yasalar bile aslında bir simetri Kırınımı sonucu ortaya çıkarlar. Çünkü tamamen simetrik evrende hiçbir şey meydana gelmez. Aslında fizikte hiçlik de yoktur, hep bir varoluş vardır. Bu varoluş sırasında ne olacağı tamamen rastlantısaldır.. ((Cern ve büyük patlama//Kerem cankoçak)) Kütle,bir enerji biçimidir.Daha ağır kütleli parçacıklar elde etmek için,düşük kütleli parçacıklar çok büyük kinetik enerji kazandı rılacak,hızlandırıcı üzerinde bulunan dedektörlerin içlerinde çarpıştırılır.Bir parça çığın momentumu,dalga boyu ile ters orantı lıdır.Parçacık hızlandırıcıları,bir parçacığın momentumunu arttırmak,dalga boyunu azaltmak için kullanılır.Dalga boyu ne kadar küçük olursa,hedef hakkında o kadar çok bilgi edinilebilir.Hızlandıcıda,çarpıştırılan parçacıklar kazandıkları kinetik enerji ile yeni parçacıklar oluştururlar.Bu sayede ağır kararsız parçacık yaratılabilir ve özellikleri incelenebilir,parçacık bozunum ürünleri incelenerek bunlardan parçacıkların
Umarım karşımıza hep denize bakmak gibi hissettiren insanlar çıkar Işıl ışıl, huzurlu ve kaygısız.."
TRT çocuk bilmece
Bilmece Sapsarıdır bu mevsim, başı yaz sonu kış, Merhaba der sıcaktır, hoşçakalı buz gibi! Yapraklar bak yerlerde, yer sarı gök gıpgri, Diğer adı da güzdür, söylesin artık biri! Cevap Sonbahar Bilmece Dereleri doldurur, çiçeklere can olur, Ona bereket deriz ama fazlası sel olur! Cevap Yağmur Bilmece Güneşin etrafında, Döner durur masmavi, Denizler dağlarla dolu hep renkli yüzeyi. Canlıların evi gezegenlerin en güzeli! Cevap Dünya bilmece 1-min Bilmece Kırmızı gezegen denilince akla o gelir. Dünyadan kendisine uzay mekikleri gönderilir. Yeryüzünün komşusu dördüncü gezegendir. Merih diye bilinirdi şimdiki adı nedir?
Alıntı