Diğer insanlan hiçbir zaman sadece bir araç olarak değil, aym zamanda daima kendi başma bir amaç olarak görüp buna göre davranmalıyız." "Yani başkalarını sırf kendi çıkarımızı sağlamak üzere 'kullanmamalıyız.” Öyle, çünkü her insan kendi başına bir amaçtır. Ama bu sadece başkaları için değil, kendimiz için de geçerli. Bir şey elde etmek uğruna kendimizi de araç olarak kullanmamalıyız." "Bu biraz 'altın kural'ı hatırlatıyor bana: 'Sana yapılmasını istemediğin şeyi sen de başkalarına yapma!"'
"...Diğer insanları hiçbir zaman sadece bir araç olarak değil, aynı zamanda daima kendi başına bir amaç olarak görüp buna göre davranmalıyız" "Yani başkalarını sırf kendi çıkarımızı sağlamak üzere 'kullanmamalıyız' ." ..."Bu biraz 'altın kural'ı hatırlatıyor bana: 'Sana yapılmasını istemediğin şeyi sen de başkalarına yapma!'"
Vadideki Zambak
Şair ruhunuza işleyecek bir imaja başvurarak söylemek gerekirse şöyle diyeceğim: Bir rakam ne kadar büyük olursa olsun; ister altın kalemle, ister kurşun kalemle yazılsın, eninde sonunda yine rakamdan ibarettir. Çağımızdan bir adamın söylediği gibi: "Hiçbir zaman gayretkeşlik etmeyin!" Gayretkeşlik, insana aldatılma zeminleri hazırlar, hayal kırıklıklarıyla sonuçlanır; siz böyle herkes için oraya buraya koştuğunuz halde, başkalarının aynı şeyi sizin için yapmadıklarına tanık olursunuz. Krallar da kadınlar gibidirler; kendileri için yapılanı zaten yapılması gereken bir şey olarak değerlendirirler. Ne kadar acı olursa olsun doğrudur bu kural; ama ruhun temizliğini ve saflığını bozmaz. Temiz duygularınızı öyle erişilmez yerlere koyunuz ki, orada çiçekleri coşkuyla seyredilsin; sanatçı, şaheseri âşıkane bir şekilde hayal edebilsin. Görev başka, duygu başka şeydir dostum. Yapılması gerekeni yapmak, mutlaka hoşa gideni yapmak demek değildir. Bir adam yurdu için hiç ürpermeden gidip ölebilir; bir kadın uğruna da severek canını verebilir. Görgü sanatının en önemli kurallarından biri de insanın kendi kendisi hakkında hemen hemen hiç konuşmamayı gelenek haline getirmesidir. Bakın, oyun olsun diye, bir gün, üstünkörü tanıdığınız insanlara kendinizden söz edin; acılarınızdan, zevklerinizden ya da işlerinizden bahsedin onlara; biraz önceki sahte ilginin yerini birliğin aldığına tanık olacaksınız;
Konfüçyüscülükte:
Şefkat, birlikte acı çekmek anlamına gelir. Şefkatli insanlar, olayları başkalarının bakış açısından görmek için onların deneyimini hissetmeye çalışır. Konfüçyüs, Altın Kural olarak bilinen ilkenin ilk ifadelerinden birini ortaya koyar: "Kendine nasıl davranılmasını istiyorsan başkalarına da öyle davran" ya da "Kendine yapılmasını istemediğin şeyleri başkalarına yapma."
Sayfa 118 - ALFA·Kitabı okudu
Alıntı
“Düşündüğünü saklamayacaksın, konuşacaksın. Ama düşünürken de sadece kendini düşünmeyeceksin. İkili ilişkilerde mutluluk için altın kural iki kişilik düşünmeyi öğrenebilmekten geçiyor. Buradan “Hayatınızı karşınızdaki insana göre yaşayın” anlamı çıkmasın. Kendiniz olun fakat karşınızda da kendisi olmak isteyen birisi olduğunu unutmayın. Sadece kendi hayatınızı, arzularınızı, zevklerinizi göz önüne alarak aldığınız her karar aranızdaki sevgi bağını zedeler. Karşınızdaki insana duyduğunuz sevgiyi bir şiddet aracına dönüştürmeyin.”