Şair ruhunuza işleyecek bir imaja başvurarak söylemek gerekirse şöyle diyeceğim: Bir rakam ne kadar büyük olursa olsun; ister altın kalemle, ister kurşun kalemle yazılsın, eninde sonunda yine rakamdan ibarettir. Çağımızdan bir adamın söylediği gibi: "Hiçbir zaman gayretkeşlik etmeyin!" Gayretkeşlik, insana aldatılma zeminleri hazırlar, hayal kırıklıklarıyla sonuçlanır; siz böyle herkes için oraya buraya koştuğunuz halde, başkalarının aynı şeyi sizin için yapmadıklarına tanık olursunuz. Krallar da kadınlar gibidirler; kendileri için yapılanı zaten yapılması gereken bir şey olarak değerlendirirler. Ne kadar acı olursa olsun doğrudur bu kural; ama ruhun temizliğini ve saflığını bozmaz. Temiz duygularınızı öyle erişilmez yerlere koyunuz ki, orada çiçekleri coşkuyla seyredilsin; sanatçı, şaheseri âşıkane bir şekilde hayal edebilsin. Görev başka, duygu başka şeydir dostum. Yapılması gerekeni yapmak, mutlaka hoşa gideni yapmak demek değildir. Bir adam yurdu için hiç ürpermeden gidip ölebilir; bir kadın uğruna da severek canını verebilir. Görgü sanatının en önemli kurallarından biri de insanın kendi kendisi hakkında hemen hemen hiç konuşmamayı gelenek haline getirmesidir. Bakın, oyun olsun diye, bir gün, üstünkörü tanıdığınız insanlara kendinizden söz edin; acılarınızdan, zevklerinizden ya da işlerinizden bahsedin onlara; biraz önceki sahte ilginin yerini birliğin aldığına tanık olacaksınız;