Hüseyin Derya

Hüseyin Derya
@altinkalem
Kuyucaklı Yusuf
Puan vermedi·222 syf.··
2022 38. kitabı
Aydın'ın Nazilli ilçesine bağlı Kuyucak köyünde eşkiyalar bir baskın düzenliyor ve girdiği evlerden birinde, bir karı kocayı öldürüyor. İlçenin kaymakamı ve beraberindeki heyet, cinayet mahalline ulaştığında, karşılaştıkları manzara ile şaşkınlığa uğruyorlar. Cesetlerin yanıbaşında küçük yaşlarda bir çocuk var ve çocuk öylesine serin kanlı ki, nutku tutuluyor odada olanların. Bu çocuğun adı 'Yusuf'. Ve ölenler de anne ile babası. Bu çocuktan etkilenen kaymakam Salahattin onu yanına alıp evlatlığı yapıyor ve kızı Muazzezin ağabeyi oluyor Yusuf. Ancak Kaymakam'ın kendinden yaşça epey küçük karısı Şahinde, Yusuf'un varlığını bir türlü kabul edemiyor. Mektep gören, ilim irfan sahibi, yol yordam bilen Kaymakam bey bu durumu kısa sürede yoluna koyuyor ve Yusuf artık evin bir bireyi oluveriyor. Başlarda içine kapanık olan ve bir türlü kendini aşamayan Yusuf, ağababası kaymakam Salahattin'in tayininin Edremit'e çıkmasıyla, Kuyucak'ı terketmek zorunda kalıyor ve bütün geçmişine veda ediyor ! Gittiği yerde artık tamamen yalnız kalıyor Yusuf! Ve çile dolu yaşantı burada başlıyor. Evin kızı Muazzeze başlarda ağabeylik yapan Yusuf, kız kardeşi gibi gördüğü Muazzez'i civarın berduş gençleri isteyince ; ailesine maraza çıkarıyor. Civarın zengin ailesi Hilmi Bey ve onun berduş oğlu Şakir ile yaşadığı münakaşa ile birlikte Yusuf artık derin bir girdabın içine çekiliyor. Bu andan itibaren, bütün Edremit, Yusuf 'a yabancılaşıyor günden güne! Yusuf'u hayata bağlayan şeyler; kaymakam babasının kendisine olan güveni, sevgisi ve Muazzez'in varlığı. Muazzez için yaşantısında olan/olacak herşeye göğüs germeye hazır bir delikanlı Yusuf. Sert görüntüsünün altında yumuşacık bir kalbi olan pırlanta bir genç.. Edremitte insanların tarzına bir türlü ayak uyduramıyor ve türlü sorunlarla boğuşuyor.
Edebiyat
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025211bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
Puan vermedi·160 syf.··
2022 37. kitabı
"Kuyruklu yıldız altında bir izdivaç", Türk Edebiyatı'nın kilometre taşlarından biri olan Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın okurken tebessüm ettiren mizahi romanlarından biridir. Eser, okuyucusunun anlayacağı dilde yazılmış ve 1912 yılında yayına girmiştir. Hikayenin çıkış noktası, gerçek bir olaya dayanır. 1910 lu yıllarda, kuyruklu bir yıldızın dünyaya çarpacağı ve insanlığı yok edeceği söylenmektedir. Bu durum halk üzerinde baskı oluşturur. Neyse ki o dönem böyle bir olay gerçekleşmez. Etrafa yayılan bu haber, muzip yazar Gürpınar'ın radarına takılır ve yazarın eğlenceli anlatımı ile güzel bir roman ortaya çıkar. Kitap, dönemin İstanbul'unu iyi tasvirler. Mahalle yaşantısı, ekonomik öğeler, beşeri ilişkiler ve aşk gibi temalar kitabın bünyesine alınır. Yazar hikayesini anlatırken bir telaş içine girmez, sakince derdini anlatır ve finalini yapar. 5 mayıs 1910 tarihinde dünyaya çarpacak ve insanlığın sonunu getirecek 'kuyruklu yıldız' olayı, İstanbul halkının diline dolanmıştır. Kuyruklu yıldızı bir canavara benzeten ve kulaktan dolma bilgilere inanan halk, çeşitli dedikodulara mahal verir.. İrfan adında eğitimli bir genç ise verdiği konferanslarla bu facianın bilimsel yönlerini halka aktarmaya çalışır. Tüm bu hikaye seyredursun, kendisine gelen bir mektupla farklı bir büyüye kapılan; kadınlar konusunda önyargılı İrfan, kendisine Halley yıldızını soran, yüzünü hiç görmediği bir kadına içten içten tutulup abayı yakar ve bu andan itibaren de hikaye 2 kulvarda su gibi akar, yolunu bulur. Başlangıçta keyifli, gizem dolu bir macerayı bünyesine katan kitap, zamanla bir aşkı göbeğine oturtur. Okuyucu, yıldızın gerilimi ile uğraşırken bir yandan da İrfan'ın aşk hayatına göz atar. 100 Temel eserimiz listesinde yer alan ve MEB tarafından okutturulan bu eser 10 üzerinden 7 puanı aldı
Edebiyat
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202525,7bin okunma
Klasik Bir Eser
Puan vermedi
Felatun bey ile Rakım Efendi, Tanzimat döneminden sonraki "alafranga" hayatı hicveden bir romandır. Romanın ana teması 'batılılaşma' dır. Ahmet Mithat Efendi kitabı, Rodos adasında sürgünde iken kaleme almıştır. Roman 11 bölümden oluşur. İlk bölüm 'Felatun Bey' in; ikinci bölüm 'Rakım Efendi' nin derinlemesine tahlilini içerir. Diğer bölümler ise birbirini izler niteliktedir. Felatun Bey adını Platondan alır. Babası Mustafa Meraki Bey dönemin zengin ailelerinden biridir. Oğlu ve kızı Mihriban'ı alafranga yaşantıda yetiştirmiştir ancak iyi mi yapmıştır orası muamma. Felatun Bey, batılılaşma meraklısı, Avrupalılık özentisi taşıyan 'hazırı tüketen' bir delikanlıdır. Kılık kıyafet meraklısı zengin cahillerdendir. Kibirli, ahmak ve ukaladır. Buna keza; Rakım Efendi ise erken yaşta babasız kalmış ve annesiyle hayat sürerken onu da erken yaşta kaybedince hayatının geri kalanında annesi gibi gördüğü Arap dadısı 'Fedayi' nin çatısı altında büyümüştür. Rakım Efendi devlet dairesinde cüzi bir maaşla çalışan memurdur. Geçimini sağlamak için fazladan çalışır. Tercümeler yapar, dersler verir zira kendisi iyi derecede Arapça, Fransızca ve Farsça bilmektedir. 'Alaturka' yaşantı sahibidir. Hem batı hem de kendi kültürüne ilgi duyan, araştıran, okuyan ve sentezleyen kültürlü biridir. İngiliz Ziklas ailesinin kızları Can ve Margarit'e özel Türkçe, Farsça dersleri vererek fazladan kazanç elde ederken, olgun karakteri sayesinde ailenin evladı gibi olmuştur. Dadısına yardımcı olması açısından satın aldığı cariyesi 'Canan' a hizmetçi muamalesi yapmak bir yana, ona Türkçe, Fransızca öğretmiş ve özel olarak; yakın dostu Jozefin'den piyano dersleri aldırmıştır. Felatun, romanın ilerleyen bölümlerinde cahilliği, müsrifliği ve yapmacıklığı ile kendi sonunu hazırlarken, Rakım ise tutumlu,
Edebiyat
Felatun Bey ile Rakım EfendiAhmet Mithat Efendi · Dergah Yayınları · 201428,3bin okunma
Hikayaler
Puan vermedi·141 syf.··
2022 36. kitabı
Sırça Köşk, içinde 13 öykü ve 4 masal barındıran eleştirel havada yazılmış bir hikaye kitabı. Her öykünün kendine has anlatısı ve dinamikleri var. Sabahattin Ali bu kitabı derlerken, daha evvel dergilerde yayınlanan öykülerinden, kitabın amacına uygun olanlarını seçmiş. Kitaba ismini veren 'Sırça köşk' bir masal ve Ali'nin yazarlık tarihindeki en vurucu eseri! Tam bir sistem eleştirisi ve dönemin ileri gelenlerini hayli rahatsız edecek endamda yazılmış. Devlet sistemi için 'Kral Çıplak' ı göstermiş adeta! Ve bu masal yüzünden sayısız mahkeme görmüş Ali.. Geri adım atmamış ve kitabına basmış masalını. Kitabın içinde yer alan 13 öykü ; Portakal, Beyaz Bir Gemi, Katil Osman, Böbrek, Cıgara, Millet Yutmuyor, Bahtiyar Köpek, Çilli, Dekolman, Hakkımızı Yedirmeyiz, Cankurtaran, Çirkince, Kurtla Kuzu Ve 4 masal; Bir Aşk Masalı, Devlerin Ölümü, Koyun Masalı ve SIRÇA KÖŞK! Öyküler oldukça samimi. Bazıları Sabahattin Ali'nin bizzati yaşadıkları bazılarıysa çevresinden duydukları veyahut gördükleri. Kitabı okurken şunu düşünüyor insan: Yahu bu adam her anını hikayeleştirmiş hayatta! Ne kadar da güzel bir şey. Gittiği, gördüğü herşeyi bir fotoğraf gibi aklına kazımış. Bunu sunduğu cümlelerin tasvirlerinden anlıyorsunuz! Ne muhteşem bir özellik. Öyküler zaman zaman tebessüm ettiriyor zaman zaman da şaşırtıyor. Yazarın zekasına hayran oluyorsunuz! Öyküler hakkında kısa bilgiler sunmayacağım ki okuyacak olanın tadını kaçırmasın ama genel olarak beğendiklerimi belirteyim kısaca ; Sırça Köşk, Böbrek, Hakkımızı Yedirmeyiz, Çirkince, Dekolman ve Beyaz Bir Gemi.. Kitabı çok beğendim ve eğlenerek okuduğumdan 10/8 puan verip, Raf'ıma aldım. Herkese İyi Okumalar
Edebiyat
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,9bin okunma
Bilgeliğin Yolu
Puan vermedi·360 syf.··
2022 35. kitabı
1922 yılında kaleme alınan eser, içindeki Öz'ü arayan ve onu bulmak için ruhsal bir yolculuğa çıkan Siddhartha adlı karakteri ele alıyor! Sanskrit dilinde "Siddha" - elde etmek, "Artha" ise aranan demektir. Yani 'Siddhartha' aradığını elde eden, bulan demek. Kitabın mottosu'na uygun bir karakter ismi seçmiş Alman yazar Herman Hesse. Kendisi 1946 yılı Nobel Edebiyat ödülü sahibidir. Bu eseri de bir başyapıttır edebi alanda. "Siddhartha" Hindu felsefesinden izler taşıyan ve hamurunu Budizm öğeleriyle karıp, derdini doğu mistisizmi üzerinden anlatan bir kitap. Bunda yazarın doğu kültürüne olan merakı sebep olmuş Ana karakter Siddhartha, Budizm de var olan "Nirvana" ya yani tutkuların en büyüğüne ulaşmak istiyor. Bunun için de geride ailesini bırakıp, yakın dostu Govinda ile birlikte "İç Barış" ı aramak için yollara düşüyor! Ormanlık bir alanda aç, susuz ve dünyevi dertlerden uzak bir şekilde yaşamaya başlıyor. Budizm de bu kişiler 'Samana' (Gezgin Dilenci) olarak adlandırılıyor. Uzunca bir süre Samana olarak yaşam süren bu 2 dost, günün birinde Budha 'Gotama' ile karşılaşıyor. Binlerce keşiş'in yolunda gittiği Gotama ile sohbet etme fırsatı yakalayan Siddhartha, onun öğretilerini kusursuz bulmasına rağmen, aradığının çok daha farklı olduğunu düşünüp, Budha' nın koruluğundan ayrılmaya karar veriyor. En yakın dostu Govinda ise Gotama 'nın yanında kalıyor! Onun keşişlerinden biri oluyor. Siddhartha nın Budha' nın keşişlerinden biri olmamasının nedeni; sorgulayıcı bir kimliğe sahip oluşu. O, yazılan-çizileni kabul etmeyen ve daima aramayı ve sorgulamayı yeğleyen biri. Önceden belirlenmiş kalıplar onu mutlu etmiyor. Siddhartha samanalıktan ayrılıp bir kente yerleşiyor ve burada normal bir insan gibi yaşamaya, ticaret yapmaya başlıyor. Kamala adında bir kadınla tanışıyor ve
Siddhartha (Mini Kitap)Hermann Hesse · Can Yayınları · 201647,1bin okunma