Sonra bir sürü hata yaptım. Yüzlerce. En küçüğünden en büyüğüne kadar. Birçok zaman teğet geçtim mutluluğa. Belki daha az düşünseydim, dokunabilirdim o sürekli duyguya ama mutluluğun, tatmin olmanın bir göz kırpması kadar kısa sürdüğünü anlamam zor olmadı. Uğruna hatalardan kaçınılacak bir bok değildi mutluluk!
...
Hayal bile edilemeyen o eski kökenler
Söylenine. Sen yakında yüzüyorsun
Kuzeyin omurgalı buzdağları gibi
Uzaktan seyredilmesi gereken ve
Derinliği ölçülmemiş. Belirsizlikler
Hep bir tehlikeyle başlar :
Senin tehlikelerin saymakla bitmez. Ben
Pek bakamıyorum ama biçiminde
Tuhaf bir yara var sanki
...
O zamanlar bir umudum vardı. Bedeli karşılığında mutlu olabileceğimi düşünüyordum. Ancak büyüdüm artık. Dünyayı versem Tanrı'ya, damlasını vermez bana mutluluğun.