Samantha Heather Mackey bizim bu dünyadaki her şeye sahip olduğumuzu sanıyor, altın yataklarda uyuduğumuzu, onunsa toprakta yatmaya mahkum olduğunu düşünüyor. Onun hiçbir şeye, hiç ama hiçbir şeye sahip olmadığını ve bu durumun da onu daha derin biri yaptığını düşünüyor. Bu seni daha derin biri yapmıyor, Samantha Heather Mackey, sadece buruşmuş, çürük bir patates gibi kokmanı sağlıyor. Samantha Heather Mackey her şeyi anladığını sanıyor ancak insanın kalbindeki derinlikleri anlayamıyor. Bizim kalbimizdeki derinlikleri anlamayı başaramıyor! Biz de Jane Eyre'i okuduk, seni amcık, Dalgalar'ı da okuduk ve okuduğumuzda, biliyor musun, dakikalarca ağladık.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Edebiyat
"Kyle o gece övündü," diye devam ediyor, hemen konuya girmiyor. "Lindy'yi Kyle'ın Marcus ve Victoria ile işi bitmeden kaçmaya ikna ettikten sonra geri döndüm. Kyle'ın Victoria'ya, Robert'ı sonunda alaşağı edenin 'amcık anası' olduğunu söylediğini duydum. Jane, Şerif Cannon onu ölümle tehdit ettikten sonra Johnson'a içinde Robert'ın spermi olan kullanılmış prezervatifleri verdi. Victoriao sırada kan revan içindeydi ama konuşmayı başardı. Kyle'a bunu kanıtlayacağını ve babasının adının temize çıkacağını söyledi. Ve işi bittiğinde hepimiz cehennemden yanacaktık. O geceden beri cehennemde yaşıyorum, bu yüzden sözüne sadık kaldı. En azından benim açımdan. Kyle sadece güldü ve ona kendi annesinin mezar tarafından susturulduğunu söyledi ve sokaklarda kanlar içinde yatan bir kızın onu korkutabileceğini düşünmesini komik buldu."
Edebiyat
Şu eli maşalı karından ne zaman ayrılacaksın? Ondan kurtulman gerektiğinin farkında değil misin?” Yavaşça gülmeye başlıyor. “Hal Ha! Onu sana kendi ellerimle seçtiğimi düşünüyorum da! Gidip evleneceğin kimin aklına gelirdi? Sana sadece bir amcık önerdim ve sen salak gibi gidip onunla evlendin. Ha ha! Beni dinle, Henry, aklını bütünüyle yitirmeden terk et onu, o ekşi suratlı kancığın hayatının içine etmesine izin verme, anlıyor musun? Ne yaparsan yap, nereye gidersen git. Kentten ayrılmanı hiç istemem... Özlerim seni, bunu bütün samimiyetimle söylüyorum, fakat Tanrı aşkına, Afrika’ya gitmen bile gerekse git, kurtul onun kıskaçlarından, ondan sana hayır gelmez. Bazen iyi bir amcık düşürdüğümde içimden işte tam Henry’ye göre bir şey diye geçiriyor ve onu seninle tanıştırmayı düşünüyorum, ama unutuyorum tabii ki. Fakat Tanrım, bu dünyada anlaşabileceğin binlerce amcık var. Gidip onun gibi bir kancığı seçtiğini düşününce..
Sayfa 147·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce
“Francie, sikişgen amcık seni,” derdim, “bir istiridye bile senden daha ahlâklıdır.” “Fakat benden hoşlanıyorsun, değil mi?” diye karşılık verirdi. “Erkekler sikişmeyi sever, kadınlar da öyle. Kimseye bir zararı yok. Sikiştiğin herkesi sevmek zorundasın diye bir kural yok, öyle değil mi? Ben âşık olmak istemiyorum, sürekli aynı erkekle sikişmek korkunç olsa gerek, öyle değil mi sence? Bak, uzun süre sadece benimle sikişsen benden usanırdın, öyle değil mi? Bazen hiç tanımadığın biri tarafından sikilmek güzel. Evet, en iyisi bu bence,” diye eklerdi – “Dert yok, telefon numarası yok, aşk mektupları yok, kavga yok. Baksana, böylesi sence çok mu kötü ?
Sayfa 138·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce
Beni Yahudi bir amcık peşinde buralara gelmeye iten nedir? Diyelim ki onu becerdim, sonra ne olacak? Öyle bir kızla ne konuşabilirim? Aslında istediğim sevgiyken sikiş neye yarayacak? Evet, birden kasırga gibi iniyor üstüme... Una, sevdiğim kız; bir zamanlar bu mahallede yaşayan, iri mavi gözlü , lepiska saçlı Una, Bakmanın bile beni titretmeye yettiği Una; öpmeye, hatta ellini tutmaya bile korktuğum Una. Una nerede? Evet, yakıcı soru bu aniden: Una nerede? İki saniye içinde bütün cesaretimi yitiriyorum. Kendimi tamamen yitik ve umutsuz hissediyor, koyu bir kedere kapılıyorum.
Sayfa 118·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce