Mindf*ck serisi için onlarca satır yazabilirim, sayfalarca anlatabilirim ve her anını nasıl keyifle okuduğumdan bahsedebilirim ama galiba bir yanım, bir yayınevinin cesaret edip kitapları basmaya karar verebileceği gün gelene kadar (tabii öyle bir şey olursa) kendine saklamak istiyor.
Seri tam anlamıyla 'ummadığın taş baş yararmış' deyiminin karşılığı benim için. Kolay okunan, kafa dağıtmalık bir şeyler ararken karşımıza çıktı ama okurken satır satır dedikodusunu yaptığımız, bir kitap bittiği an diğerine başlatacak nadir serilerden oldu.
İlgisini çeken, merak eden varsa hiç beklemeden okusun diyebileceğim, keyifle önerebileceğim kitaplar arasına girdi.
Kapaklara bakınca bilindik bir erotik/dark romance türü kitapla karşılaşacağınızı düşündürüyor ama beklenenin çok üstüne çıkmakla kalmıyor, saydığım türlerle hiç ilgisi olmadığını kanıtlıyor.
Okumaya başladığınız anda sizi içine çeken hikaye, ince düşünülmüş detaylarla zenginleştirilmiş, zekice işlenmiş bir kurgu. Seri katillerin, FBI ajanlarının, cinayet dosyalarının, akıl almaz zalimlikte bir geçmişin ve yıllarca her detayıyla planlanmış, ardından da incelikle hayata geçirilmeye başlanmış bir intikamın ayak izlerini takip ediyorsunuz.
Gerçek canavarları avlamak için onlardan çok daha büyük ve korkunç bir canavar olmak zorunda bırakılan iki intikam meleğiyle tanışıyorsunuz...