iki insan arasındaki aşk ölür, derler. bu doğru değil. aşk ölmez. eğer ona layık değilsen seni bırakır gider. o ölmez; ölen sen olursun. aşk deniz gibidir. sen işe yaramaz biriysen, sularda kötü bir koku çıkarmaya başlarsan, o zaman deniz, dışarıda bir yerde ölmen için kusar atar seni.
İnsanın özünde neyse onu yaşaması gerektiğini öğreten kitaptır. Kahramanımız sevdiği kız için herşeyi yapar ama asıl olan bir yanı hep yarım kalır. Bittiğin de üzülürsünüz o derece değerli bir yapıt.hayallerini gerçekşeştiren martin eden boşlukta kalmıştır artık.tıpkı aya çıkma hayali kuran astronot gibi güneşe gidilmez diyerek bunalıma girmiştir.
çünkü geçmiş bir insanı kuran değil, yıkan şeydir. daha doğrusu bir yandan kurarken bir yandan yıkar. hep bir savaş hali… kapısız penceresiz binalar, devrilmiş sokak lambaları, yerlerinden fırlamış kaldırım taşları, bir enkaz olarak insan hayatı. evet büyüyemedik ama çocuk da kalamadık. bir enkazız yalnızca.”