Ahirette sizi Kur'an kurtarır.
10/10
·96 syf.··
2026 22. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 06:59
Yaklaşık 6 sene önce bana bir abimizden hediye gelen bu kitabı rafımda eskimeye bırakmıştım. Çok önyargılı yaklaşıyordum; İsa/Mesih'in tekrar dünyaya zuhur edeceği inancına sahip değilim. Zaten bu inanç Kur'an'a da aykırıdır. Kitabı kapağından yargılamamak gerekiyormuş, bu inancı savunduğunu düşünüyordum. Bugün rastgele sayfalarını karıştırırken denk geldim. Yanlışları açığa çıkaran, tamamen Kur'an ışığında ilerleyen ve İsa/Mesih inancını çürüten bir kitap. Kitabın diyalog halinde 3 karakterden oluşması (Gelenekçi, Abi ve Kur'an Müslümanı şeklinde) insanların zihninde oluşturduğu tüm sorulara yanıt vermesini sağlamış. Kitaptaki bu karakterlerin karşılıklı argümanları, aslında İslam dünyasındaki farklı zihniyetlerin de birer aynası niteliğinde. Yazarın bu yöntemi seçmesi, kuru bir didaktik anlatımdan ziyade, okuyucuyu bir adalet masasında tarafları dinliyormuş hissiyatına sürüklüyor. Yani okurken kafanıza takılan bir soru bile varsa merak etmeyin; ardından başka bir diyalogta, sorulan sorular geçiştirilmeden tüm şeffaflığıyla ele alınmış ve ona değinilmiş oluyor. Kitapta yalnızca Kur'an'dan değil, İsa/Mesih inancının Hristiyan ve Yahudi kesimlerdeki yerinden de bahsediliyor. Hatta yer yer antik inanışlara kadar detaylı bir inceleme yapılmış. Eser, Mesih beklentisinin sadece İslam dünyasına sonradan giren bir hurafe olmadığını, kökenlerinin Mezopotamya ve eski Mısır mitolojilerine kadar uzanan kılık değiştirmiş bir "kurtarıcı" arayışı olduğunu gözler önüne seriyor. Yahudilik ve Hristiyanlıkta sosyo-politik krizlerin doğurduğu bu teolojik beklentinin, zamanla hadis rivayetleri üzerinden Müslüman zihnine nasıl enjekte edildiğini görmek son derece ufuk açıcı. Kitap boyunca sıklıkla manipüle edilen ayetlerin kelime analizleriyle, öncesi-sonrası ilişkisi gözetilerek
Din
Kur'an Işığında İsa Mesih BeklentisiFehmi İlkay Çeçen · Süleymaniye Vakfı Yayınları · 201815 okunma
Sadece bir alıntı
Puan vermedi·78 syf.·
2026 9. kitabı
"Bil ki kitap ve sünnette aslı olmayan meselelerin çokça meydana gelmesinin sebebi Allahu Teala'nın emirlerine tutunma ve Allah'ın ve Peygamberinin yasakladıklarından kaçınmanın terk edilmesi sebebiyledir. Şayet amel işlemek isteyen kişi Allah'in bu konuda koyduğu kuralı sorup ona uysaydı, yasakladığı şeyi sorup ondan kaçınsaydı olaylar kitap ve sünnetteki hükümlere mutabık bir işleyişle gelişecekti."
Ulemanın Soru Sorma YöntemiAbdulfettah Ebu Gudde · Takdim Yayınları · 202144 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kendine düşen..
Puan vermedi·240 syf.··
2026 17. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 08:59
Nasip edene hamd olsun.. İlk olarak kendisinin sosyal medya ve ardından yüz yüze sohbeti ile tanıdığım için çok müteşekkirim. Kitabını okurken sevgili yazarımın hoş hitabı ve muhabbeti ile tekrar hem hal olmuş gibiydim. Kitabın içeriği bir aileyi, insanın özünü, toplumu ve bağları oldukça iyi ele aldığını görüyoruz. Her evde olması gereken ve çoğunluğun okuyup amel etmesi ile bazı şeylerin rayına oturacağı kesin. Açıkçası bir mümin bilincini olması gereken şekli ifade etmiştir. Kendisinin kalemini okumak oldukça mutlu etti. Darısı tüm kitaplarını okuyup amel etmeye nasip olsun inşaAllah. " Okuyalım, dinleyelim, seyahat edelim."
Kendime Düşeni Yaparak Mutlu Olmak İstiyorumSaliha Erdim · Hayat Yayınları · 2022109 okunma
Puan vermedi·
"Işlediğı yanlış ve günah sonrası kişinin ümitsizlige düşmesi, amel ve sevap işlediğinde ameline güveneceğinin göstergesidir" demiş Ataullah Iskenderi.... Ne sarsicı ve derin bir tespit.. buyrun düşünelim.
Hikem-i AtâiyyeAtaullah İskenderi · Semerkand Yayınları · 20191,530 okunma
Yapay ile gerçeklerin harmanı bir dünya
9/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 09:29
Çok ilginç ve çarpıcı bulduğum tespitler: Hümanizmin dünyayı, hiç olmadığı kadar değiştirdi; sosyalizm, liberalizm ve nazizim özünde hümanizmin kollarıdır. Bunların hepsinin temelinde, farklı şekillerde, insan vardır. İnsanlar, para, ahiret, mit ve millet hikayeleri anlatıp bunları hayatlarına yansıttıkları için yapay bir gerçeklik yarattı. Bu da "herkes için doğruysa demekki bunlar gerçek" yanılsaması yaratıyor. İnsanlar bu kurmaca düzenlerde egemenler tarafından zorla kullanılıyorlar ve isyan edip egemenleri yok etmeleri engelleniyor; Tanrı, millet, para, devlet vb. herşey yapay düzen ve kurmacalardır. İnsanların, inanmayı bıraktıklarında buharlaşacak şeylere koca koca imparatorluklar da dahildir. (Sovyetlerin bir masada, bir kaç adam tarafından atılan imza ile dağıtılması örneği veriliyor) Çocukların, boşanan anne babasının durumunun kendi yüzünden olduğuna inanması gibi, tek tanrıcılığa inananlar herşeyin kendileri için yaratıldığı sanrısı içindedirler. Herşey bir kurgu ve oyun iken neden onlardan faydalanmak yerine onlar için hayatlarımızı feda edelim? Modern zamanlardaki oyunun kuralı ve sözleşmenin özeti: insanlar güç elde etmenin karşılığında hayatın nesiller boyu varolagelmiş anlamını terk etmiştir. Ve hayatın bizim yüklediğimiz bu kurgular dışında bir anlamı yoktur. En büyük keşif, insanın cahil olduğunu fark etmesidir. Evrimsel Hümanizmin öne sürdükleri, Naziler dışında, doğrudur; bazı kültürler daha üstündür. Savaşta veya fakirlikte sakat kalan, yakınını kaybeden veya acı çekenler bir anlama sığınarak güç alırlar ve bunlar, (Ulus, din, ahiret, cennet, şehitlik gibi) yapay anlamlardır. Bu anlamlar, egemenler tarafından ne kadar büyütülürse, yönetilenlerce o kadar derin ve gerçek kabul edilir. Modern psikiyatri bilimine göre, "özgün arzu" veya "iç sesimiz"
Homo Deus: Yarının Kısa Bir TarihiYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 201714,4bin okunma
Puan vermedi·296 syf.·
2026 4178. kitabı
Bu kitap, din ile akıl arasında bir çatışma olmadığını, aksine gerçek aklın ancak ahlâk ve maneviyatla birlikte gelişebileceğini anlatıyor. Taha Abdurrahman'a göre modern dünyada akıl çok fazla yüceltilmiş, fakat vicdan ve ahlâk geri planda bırakılmıştır. Bu nedenle insan bilgi bakımından ilerlese de anlam ve değer konusunda büyük bir boşluğa düşmüştür. Kitap yer yer ağır bir dile sahip olsa da sabırla okunduğunda oldukça ufuk açıcı fikirler sunuyor. Özellikle modernlik, seküler düşünce, ahlâk ve İslam düşüncesi üzerine düşünen okuyucular için önemli bir eser. Taha Abdurrahman sadece eleştirmekle yetinmiyor; aynı zamanda insanın manevi yönünü merkeze alan alternatif bir düşünce yolu da öneriyor. Değerlendirmem: Bu kitap bana aklın sadece düşünmekten ibaret olmadığını, insanın ahlâkı ve davranışlarıyla da şekillendiğini hatırlattı. Taha Abdurrahman'ın en güçlü yanı, modern dünyayı eleştirirken sadece sorunları göstermemesi, aynı zamanda çözüm yolları da sunması. Bazı bölümler zorlayıcı olsa da üzerinde düşünmeye değer fikirler barındırıyor. Özellikle din, ahlâk ve modern hayat arasındaki ilişkiyi sorgulayan herkesin okuması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum.
Dini Amel ve Aklın YenilenmesiTaha Abdurrahman · Pınar Yayınları · 202027 okunma