Puan vermedi·96 syf.··
2026 53. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:20
الحمد لله، الحمد لله، الحمد لله، والصلاة والسلام على نبيه ﷺ، السلام عليكم ورحمة الله وبركاته. Öncelikle belirtmeliyim ki İbrahim Gadban Hocanın gerek hitabetini gerekse kalemini beğendiğim nadir isimlerden biridir. Kitap, sade fakat tesirli bir üslupla kaleme alınmış; hem akla hem de kalbe hitap eden satırlardan oluşmaktadır. Bir günde, hatta iki oturuşta rahatlıkla okunabilecek bir eser olmasına rağmen, üzerinde durup düşünmeyi ve notlar almayı hak eden bir derinliğe sahiptir. Her ne kadar derin ve önemli meseleleri ele alsa da okuyucuyu yormayan, aksine dinlendiren bir anlatımı vardır. Sayfalar ilerledikçe insanı muhasebeye sevk ediyor, kendi eksiklerini fark etmesine vesile oluyor ve Allah’ın kitabıyla bağını kuvvetlendirmeye teşvik ediyor. Kitapta verilen misaller oldukça yerinde ve dikkatle seçilmiş. Bununla birlikte ele alınan meselelerin delillerle desteklenmiş olması, esere ayrı bir kıymet kazandırmış. Delile dayanan bu yaklaşım, kitabı yalnızca okunacak değil, dönüp dönüp istifade edilecek bir eser hâline getiriyor. Benim gibi doksan sayfalık bir kitabın arasına yüz doksan sayfalık not sıkıştırma alışkanlığınız yoksa :) rahatlıkla iki saat içerisinde tamamlayabileceğiniz bir kitap. Kısacası Allah'ın kitabını göz ardı edeni tehdit eden, okuyanı basiretle okumaya teşvik eden, amel'e sefk etmeyen okumanın faydasız olduğu konusunda bilinçlendiren bir kitaptır. Rabbim, hocamıza dünyada da ahirette de emeklerinin karşılığını en güzel şekilde ihsan etsin. Kalemini bereketlendirsin, ilminden istifade edenlerin sayısını artırsın. Allah kendisinden razı olsun. وآخر دعوانا أن الحمد لله رب العالمين "Duamızın sonu, âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd etmektir."
Rabbinden Sana Bir Mesaj Varİbrahim Gadban · Menahil Kitap · 202332 okunma
Batılı Kavramların Gölgesinde İrade Terbiyesi
Puan vermedi·384 syf.··
2026 3. kitabı
·
64 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 20:03
Kitapta modern hayatın getirdiği tembellik, odaklanma sorunları ve sosyal medyanın duygusal savrulmalarına karşı alınabilecek faydalı pratik bilgiler, uygulanabilir metodik tavsiyeler mevcut. Ancak kitabın asıl trajedisi, satır aralarına gizlenmiş (ve bazen açıkça itiraf edilmiş) o sığ batı hayranlığıdır. Yazara göre sanki insan iradesinin şifresini sadece Batı dünyası çözebilmiştir. Bu kitabın en büyük vizyonsuzluğu; Batı'yı yüceltirken, insan ruhunun röntgenini asırlar önce çekmiş olan kendi medeniyet havzamıza karşı adeta büyük bir cehalet ve habersizlik içinde davranmasıdır. Montaigne'den, Payot'dan çok daha önce İmam Gazâlî’nin Mîzânü'l-Amel ve İhyâ eserlerinde kaleme aldığı "Kalbin Tasfiyesi ve İrade" felsefesinden, Kınalızâde Ali Efendi’nin Ahlâk-ı Alâî' sindeki o muazzam şahsiyet terbiyesinden, İbn Hazm’ın ruhsal tahlillerinden bu kitapta tek bir nefes bile yoktur. Bizim medeniyetimiz iradeyi "nefsi kurban ederek hakiki hürriyete, Kevser nehrine ulaşmak" gibi ulvi bir menzile bağlarken; yazarın bunu tamamen seküler, kapitalist dünyanın "başarı ve verimlilik" çarklarına hizmet eden sığ bir mekanizmaya indirgemesi tam bir entelektüel fiyaskodur. Ethem Bakar’ın bu eseri, maalesef kendi kütüphanesinin anahtarını başkalarına kaptırmış bir aklın ürünüdür. İçerisindeki pratik faydaları ayıklayıp almak mümkündür fakat kitabın bütününe sinen o 'bizde yok, onlarda var' kompleksi, bu toprakların gençliğine şahsiyet değil, ancak zihinsel bir esaret aşılar. Kendi evindeki berrak pınarları görmezden gelip Batı’nın sığ nehirlerinden su dilenmek, bu medeniyetin evlatlarına yakışmaz. İradeyi terbiye etmek isteyen gençlik; yönünü Paris’in veya modern kişisel gelişim çılgınlığının sahte parıltılarına değil, kendi ruh köklerine, o seccadenin vakârına ve doğunun o sarsılmaz
İrade TerbiyesiEthem Bakar · Ketebe Yayınevi · 20231,237 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·172 syf.·
2026 15. kitabı
ب Besmele, hamdele ve salvele ile başlanılan her eser bereketlidir. O vakit ben de Allah'a hamd ederek ve Peygamber Efendimize (sav) salat ve selam ederek başlayayım. Bu eser, İbnü'l Cevzî'nin eserleri arasında okuduğum 4. kitabı oldu. Eserin ince olmasına aldanmayın, mahiyeti çok derin ve tesirli. Maalesef bu kadar kıymetli olup da böyle az okunmasına teessüf ediyorum. Neden inci gibi değerli eserler kıyıda köşede kalır ki?.. Muhtevası aslında ikiye ayrılıyor, ilk yarısında birçok farklı menkıbeler var, selefi salihînden, Allah dostlarından, imamlardan ve fakihlerden kısa hikayeler nakledilmiş. Bu hikayeler insana kendini sorgulatıyor. Hüzün tesellisi değil de daha çok amel ve ibâdete teşvik edici ve dolayısıyla insanın hüznünü arttırır nitelikte. İnsan okuyunca, "onlar bu kadar amellerine rağmen kendilerinden emin olmazken ve günlerce ağlarken, bizim yaptığımız birkaç iyi işle kendimize cenneti garanti görmemiz neden?" diye sorguluyor. İnsana takvâyı ve zühdü nasihat eden hikmetli menkıbeler.. Çok faydasını gördüm, kendimi sorguladım.. İnsana ve iç âlemine çeki düzen veriyor hakikaten. Eserin son kısmında ise tam bir hüzün tesellisinde bulunuyor İbnü'l Cevzî. Okudukça insan gerçekten hayrân kalıyor. Kitabın resmen tadını aldım ve tadı damağımda kaldı.. Bu kitabı daha çok insanın okumasını dilerim. Mutlaka okuyunuz, vesselâm..
Hüzün Tesellisiİbnü`l-Cevzî · İlk Harf Yayınevi · 202121 okunma
6/10
·296 syf.··
2026 15. kitabı
·
84 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 23:23
Fas’ın Cedîde şehrinde 1944 yılında doğan Taha Abdurrahman, Muhammed el-Hâmis Üniversitesi’nde felsefe eğitimi aldıktan sonra Oxford ve Sorbonne üniversitelerinde başta dil felsefesi ve mantık olmak üzere çeşitli alanlarda öğrenimini sürdürmüştür.1972 yılında “Ontoloji Sorunsalının Dilsel Yapısı” teziyle doktorasını tamamlamış; 1985 yılında “Doğal ve Argümantatif İstidlalin Mantığı” isimli teziyle de ikinci kez doktor unvanını almıştır. 2005 yılında emekliye ayrılan yazarımız birçok ülke ve üniversitede dil felsefesi ile mantık dersleri vermiştir. İncelemekte olduğumuz kitabımızın asıl adı el-Amelu’d-Dinî ve Tecdîdü’l-Akl olup Mehmet Emin Güleçyüz tarafından Türkçeye tercüme edilen eser Pınar Yayınlarınca İstanbul’da 2020 yılında 296 sayfa olarak yayınlanmıştır. Eserde; Soyut Akıl (el-‘aklu’l-mucerred), Rehberlik Edilmiş Akıl (el-‘aklu’l-musedded) ve Desteklenmiş Akıl (el-‘aklu’l-mueyyed) olmak üzere üç farklı akıl türü detaylıca ele alınmış. 1. Soyut Akıl (el-'Aklu'l-Mücerred) : Soyut aklı, metinde "sahibini herhangi bir şeye bir yönden bilgili kılan eylem" veya "nazar" olarak tanımlayan Taha Abdurrahman aklın özellikle bir eylem niteliği taşıdığını vurgulamaktadır. Ona göre Yunan düşüncesindeki gibi akıl insanı bilgi edinmeye hazırlayan bir öz, zat olarak tanımlanması birçok problemi de beraberinde getirir. Zira aklın bu şekilde tanımlanması, onu nesneleştirdiği gibi, insanı da eylem ve tecrübe boyutundan koparmaktadır. Abdurrahman’a göre Mucerred akıl ( soyut akıl) özel ve genel olmak üzere bazı sınırlılıklara sahiptir. Özel sınırlılıklar; soyut akıl dilin sınırlarına, zanniliğe ve mecburi teşbihe (Tanrı'yı maddileştirme tuzağına) mahkûmdur. Genel sınırlılıklar; soyut aklın, mantığın sınırlarına takıldığını, delillendirmelerde kesinlik ve tamlığın bulunmadığı ,
Dini Amel ve Aklın YenilenmesiTaha Abdurrahman · Pınar Yayınları · 202027 okunma
10/10
·527 syf.··
2026 2. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 10:19
9-10. Yüzyıl doğu kültürüne ışık tutan mükemmel bir hikaye derlemesi. Anonim olduğunu ve halk masallarından derlendiğini unutmamak lazım. 21. Yüzyıl feminist bakış açısıyla değerlendirmek haksızlık olur. Dönem halkının kültürünü göz önüne alarak değerlendirdiğinizde ise çağının çok üzerinde bir başyapıtla karşılaşacaksınız. Hikayelerde cahile açıklar gibi anlatılan kısımlar olmakla beraber, tam tersi kişilere yönelik üstü kapalı öğretiler mevcut. Görmeyi bilmek lazım. Ayrıca içiçe geçmiş hikayeler anlattığı halde okuru ana hikayenin içinde tutmaya devam edebilmek de büyük bir başarı, hem de 9. Yüzyılda yazılmış bir derleme için. Bu kitapla ilgili bugün şu yorumu duydum, hoşuma gitti paylaşayım. Şehrazad hayatta kalabilmek için hergün yeni hikayeler bularak yaşama tutunmaktadır. Biz de şehrazad gibi her gün yeni amel peşinde koşabilirsek eğer başarıya yaklaşırız.
1001 Gece MasallarıAnonim · Olympos Yayınları · 20073,878 okunma
7/10
·135 syf.··
2026 11. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 23:34
Mücahit Bilici, Diyarbakır doğumlu bir Kürt aydınıdır. Amerikada New York şehir Üniversitesinde sosyoloji profesörü olup aktif olarak da serbestiyet'te yazmaktadır. Üzerinde durduğu başlıca meseleler: insan, islam, Kürt insan, modern islam, Tanrı, kutsal, evren... Yazarın yazma sürecine, kalemindeki değişime şahit olabilmek adına meşhur kitabı Hamal Kürt ile değil, üniversite döneminde yazdığı denemeleri topladığı ilk kitabı Gökçekimi ile başlamak istedim. Kabaca bir ifadeyle; diğer kitaplarına bir taslak niteliğindeydi. Henüz kariyerinin başında sonraki süreçleri için başlıklar niteliğinde bir giriş kitabı da diyebiliriz. Özellikle, yazarın sıkı okuyucusu olduğu Bediüzzaman Said Nursî etkilerini kitapta açıkça hissettim gerek üslup, gerekse de nitelik ve içerik bakımından. Aynı zamanda kitabı okurken, Bilici'nin kendi orjinal 'portresinden' ziyade fikirlerini takip ettiği bazen eleştirdiği bazen harmanladığı öncülerin etkisinde olan Bilici portresi vardı. Bunu bu kitaptan hemen sonra okuduğum İslamda Savaş Bitmiştir kitabına ve yazarın güncel yazılarına dayanarak söylüyorum. İslamda Savaş Bitmiştir kitabına yazacağım incelemede bundan daha detaylı bahsedeceğim. Hem bu kitap özelinde hem de genel yazıları çerçevesince yazar, kavramları zıtlarıyla kullanarak söylemek istediği şeyi çok daha net ve keskin bi ifadeyle yansıtıyor, kitabın isminden de anlaşılacağı üzere. 'tez+antitez=sentez'. Örneğin: "yukarıda Güneş, aşağıda gölge, durmaksızın bir şeyler söyler durur. Sabah vakti istediklerimizin resmi olan gölgeler, öğle vakti yapabildiklerimiz kadar kısalır." Yine her yere not düştüğüm ve kitapta en çok etkilendiğim kısım, Belirsizliklere dair adlı denemesi oldu. Hızır'ın belirsizliğinin her insanı bir hızır mahiyetinde kutsal kılmasından söz ediyordu. Aynı şekilde ism-i azam ın belirsizliğinin de allahın
GökçekimiMücahit Bilici · Karakalem Yayınları · 19991 okunma