Gazalinin fikri yolculuğu
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
El-Munkız, İmam Gazâlî’nin bir talebesinin kendisine yönelttiği soruya cevap olarak kaleme aldığı, tasavvufa yönelişinin entelektüel ve manevi serüvenini anlattığı önemli bir eserdir. İslam dünyasında “Hüccetü’l-İslam”, yani “İslam’ın Delili” unvanıyla tanınan Gazâlî, ilim hayatının zirvesine ulaşmış, dönemin en itibarlı eğitim kurumları olan Nizamiye Medreselerinin baş müderrisliği makamına kadar yükselmiştir. Ancak elde ettiği ilmî şöhret, makam ve itibar, onun hakikati arayışını sona erdirmemiş; aksine zihninde ve ruhunda derin bir sorgulama sürecini başlatmıştır. Bu iç hesaplaşmanın neticesinde Gazâlî, bütün görevlerinden ayrılarak inzivayı tercih eder. Uzun süren manevi arayışının ardından doğduğu şehir olan Tus’a döner ve burada talebelerine yeniden ders vermeye başlar. Dışarıdan bakıldığında büyük bir başarı hikâyesinin tam ortasında bulunan bir âlimin, sahip olduğu makamı terk ederek farklı bir hayatı seçmesi elbette dikkatleri üzerine çekmiştir. Bu sebeple kendisine sıkça yöneltilen “Neden?” sorusuna Gazâlî, El-Munkız adlı eserinde bizzat cevap verir. Gazâlî, eserinde öncelikle kelam ilmiyle meşgul olduğunu, ancak zamanla kelamın hakikate ulaşma konusunda kendisini tam anlamıyla tatmin etmediğini ifade eder. Kelam ilminin sınırlarını ve eksik yönlerini fark ettikçe yeni arayışlara yönelir. Döneminde büyük bir etki alanına sahip olan felsefeyi anlamak için onu derinlemesine inceler; filozofların görüşlerini dikkatle değerlendirir ve felsefenin güçlü yönlerini teslim etmekle birlikte, hakikate ulaşma noktasındaki yetersizliklerini ortaya koyar. Ardından, yaşadığı dönemde yaygınlık kazanan Bâtınî (Talimiyye) düşünceyi bütün yönleriyle anlamaya çalışır. Bu düşünce sistemini ayrıntılı biçimde inceleyen Gazâlî, hakikatin ne yalnızca felsefeyle ne de Bâtınîlik
Felsefe
Delâletten Selâmeteİmam Gazali · Tin Yayınları · 20266,1bin okunma
1/10
·208 syf.··
2026 13. kitabı
Bahçıvan ve Ölüm " Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe. " Bir isim bir kitaba ancak bu kadar yakışabilir, ancak bu kadar tam yerinde ve anlamlı olabilirdi. Yazarın babasına olan sevgisini, babasını rol model olarak görmesini ve en acı yanı olan; babasının öleceğini bir hastalıkla öğrenene kadar onunla geçirilmemiş zamanların olduğunu, babasının tanıyamadığını anlayıp babasını anlatmaya yazmaya başlamasını anlatıyor. Babasının tüm hayatından babasının kendisine anlattıklarını ve hikayelerini yazmaya başlıyor ve yazdıkça rahatladığını söylüyor. Çok akıcı ve etkileyici bölümleri var. Özellikle bazı duyguları yaşaması ve okuyucuya bunları hissettirmesi ve en önemlisi babasını yazması. Yazarın da dediği gibi; " babalar hakkında yazmak daha zordur belki de annenizle aranızda görünmez bir göbek bağı varlığını çocukluğunuz boyunca sürdürdüğü içindir; anne hep yanınızdadır öğle yemeğini hazırlar hastayken size o bakar anne içinde yüzdüğünüz hava gibidir. Baba bambaşka bir şeydir." Yazar için baba; "puslu, belirsiz, karanlık, korkutucu çoğu zaman ortada olmayan ve sigarasına bakıp başka dünyalara dalan." Fakat yine de babası onun için çok şey. Babasını ve onun hikayelerini anlatırken bir sevgiyle bahsetmesi aslında anne babalarımıza karşı ne kadar içten saygılı ya da onların hayatlarını ne kadar iyi bilen birer çocuklarız düşüncesini kalbinin vicdanının tam ortasına Bir mıh gibi çakıyor. Ve kitapta sanırım en beğendiğim nokta; yazar babasının bahçesini anlatırken her defasında " babamın bahçesi" deyip geçmeden ayrıntılarıyla, güzellikleriyle ve babasının bahçeye verdiği değeri önemi her bir bitkiye olan özenini bahçeyi anlatırken her defasında hissettirmesi çok güzel bir detay. Sanki bahçeyi her detaylandırıp bütün güzellikleri ile anlattığında, "sümbüller nergisler şakayık
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·128 syf.··
2026 15. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 23:00
Gazzâlî’nin Kimyâ-yı Saâdet serisinin ikinci kitabı olan Hakiki Kulluğun Kapısı dinimizin temel esaslarını, ibadetlerin kurallarını hakikatleriyle birlikte ele alan kıymetli bir eserdir. Eseri okumaya başladığınızda Kimyâ-yı Saâdet’in İbâdât (Temizlik - Namaz - Zekat) kısmının bir çevirisi olduğunu göreceksiniz zaten. Çeviri Müslümanlığım Esasları ile başlayıp sırasıyla Ehl-i Sünnet İtikadını Doğru Biçimde Tesis etmek, İlim Talep Etmek, Temizlik, Namaz ve en sonunda Zekat ile bitiyor. Aslında tüm bunlar Müslümanlığın özünü oluşturan ibadet disiplinidir zaten. Eser, Gazzâlî’nin ilmi amele dönüştürdüğü nadir eserlerindendir. İlmi amele dönüştürürken örneklerle güçlendirir ve muhatabın kafasını karıştırmaz, muhatabın direkt kalbine hitap eder. İbadet, itikat, ilim-amel ilişkisi, temizlik, infak gibi konularda bilgi duvarını güçlendirmek isteyen okurlarımız bu esere başvurabilir. Keyifli okumalar.
Duygu ve Düşünce
Hakiki Kulluğun Kapısıİmam Gazali · Sufi Kitap · 202614 okunma
Puan vermedi·68 syf.··
2026 9. kitabı
GENÇLERE TAVSİYELER • Mutlu sona ulaşacak olanlar, ALLAH’ın emir ve yasaklarına uyanlar olacaktır. • Bir gün öldüğünde toprağın altında sana arkadaş olacak olan ilimle meşgul ol. • Kırkını aşıpda iyilikleri kötülüklerine ağır basmayanlar, ateşe hazırlansınlar. • Nasihat etmek, birilerine iyliği ve erdemli olmayı tavsiye etmek kolaydır, asıl mesele nasihat almaktır. – Zira nasihat, keyfi arzularına uyup zevkine düşkün olanların tadını kaçırır. • Kıyamet günü en ağır şekilde azap görecek kişi, ALLAH’ın ilmiyle kendisini faydalandırmadığı alimdir. • Bil ki insanı amele sevk etmeyen ilim, insanın elinden tutmaz, ona bir fayda sağlamaz. • Necm Süresi 39 Ayet; ALLAH TEALE ; ‘’insan için ancak çalıştığının karşılığı vardır’’ buyuruyor. • Seni amele ve harekete sevk etmeyen ilim, deliliktir. • Bugün seni günahlardan uzaklaştırıp iyilik ve salih amele sevk etmeyen ilim, yarın seni cehennem ateşinden uzaklaştırmaz. • H.z. Peygamber efendimiz ‘’ Ef falan! Geceleri çok uyuma. Zira gece çok uyku, kişiyi kıyamette fakir bırakır.’’ buyurmuştur. • Gecenin ilk yarısı, gecenin ortası, seher vakti ve şafak sökünce; Arş’ın altında ‘Yok mu ALLAH’a ibadet edecek olanlar, kalksınlar!’ diye seslenilir. • Söz ve eylemlerin Şeriat’a, yani İslam hukukuna uygun olmalıdır. • Bilesin ki dil söyler ama kalbin için gaflet, arzu ve emelle doludur. Bu da insanı bekleyen kötü akıbetin bir habercisidir. O yüzden samimi bir çaba ve mücadele gösterip nefsani arzu ve eğilimlerine gem vurmadıkça, kalbini ilim ve marifet nuruyla asla ihya edemezsin. • Manevi yolculuğa çıkacak olan kimsenin yapması gereken şeyler; - ilki; kişi, doğru ve gerçek akideye sahip olmalı, inancına herhangi bir bidat karıştırmamalıdır - İkincisi; ‘’ Tövbe-i Nasuh’tur. Yani halis ve samimi bir tövbede bulunmalı, bundan sonra
Din
Gençlere Tavsiyeler Eyyühe'l Veled & Kavaidü'l Aşarİmam Gazali · Çelik yayınevi · 20226,5bin okunma
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 10:11
"Bazı insanlar gelir,senin içine bir bahar salar ;hangi ayetle geldiğini bile anlamazsın." "Bazı yollar sadece secdeyle aşılır." "Amele mührünü vuran kalbin taşıdığı niyettir. "Neyi aradığını bilmeyen,aradığını bulsa da bulduğunu anlayamaz." Yedi Ayet Yedi Şahsiyet kitabı Fatiha suresinin tefsirini okudum.İlk ayetinden son ayetine kadar tek parça olarak indirilen ilk süre Fatiha suresidir.Bu sebeple de çok kıymetlidir.İnsanı açan demektir.Her bir ayetini öyle güzel işlemiş ki okuyanın ruhunu açıyor ruha şifa veriyor.Fatiha süresini bir de bu kitabı okuduktan sonra okuyun derim daha anlamlı oluyor Benim yazarla tanışma kitabım oldu iyi de oldu.Tavsiyemdir "Çünkü ölüm gözden perdeleri kaldırır,kulaktan ağırlıkları çeker alır,insanın kalbindeki mührü söker atar.Bu sebeple insan benliği ölüm anında hakikatin bütün çıplaklığıyla tecellisine mazhar olur.Çünkü ölüm bir son değildir.Akan zaman insanı ölüme,ölüm ise insanı Allah'a götürür."
Yedi Ayet Yedi ŞahsiyetYasin Pişgin · Timaş Yayınları · 20241,191 okunma
7/10
·168 syf.··
2026 25. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 00:34
"Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler", 2022 yılında vefat etmiş olan merhum yazarın okuduğum ilk kitabı oldu. Uzun süredir okunacak kitaplar listemdeydi. İsmi itibariyle bu kitap ile ilgili beklentilerim yüksekti diyebilirim. Kitap, her ne kadar İslam toplumunun önemli sorunlarına değiniyor ve yer yer günümüz Müslümanları adına iç muhasebesi yapıyor olsa da beklentilerimi tam olarak karşılamadı. Yazar, İslam dünyasının günümüzde yaşadığı sorunları; İslam’ın hayatı düzenleyen pratik bir yaşam biçimi olmaktan çıkarılıp sadece teorik bir bilgi konumuna indirgenmesi, Batılılaşma özentisi ile öz değerlerden kopulması ve Müslümanca düşünme yeteneğinin kaybedilmesi üzerinden okunmakta. Bu bağlamda, Özdenören'e göre Müslüman toplumundaki çözülmenin ana sebepleri şunlar: - İmanın pratiğe (amele) yansımaması - Batı Taklitçiliği - İslâm'ın Batılı düşünce ve yaşam tarzı üzerinden yorumlanması - Oryantalist bakış açısına teslim olma - Geçmişe Sığınma ve Eylemsizlik Genel olarak bu kitabın içeriği dahilinde, yazarın merkeziyetçi/ortodoks bir yaklaşım sergilediğini; dolayısıyla yazarın içtihat kapısını açık tutmakla birlikte pratikte metin merkezli geleneksel yorumu öncelediği ve sorunları doğrudan Batı/oryantalizm eleştirisi ve ahlâkî yozlaşma üzerinden tanımladığını söylemek mümkün. Yazarın İslâm dini ve fıkhı konusundaki bilgisini eleştirecek donanıma, bilgi seviyesine elbette sahip değilim ama yazarın söylemlerini tam anlamıyla ikna edici bulmadım. Örneğin Batılı/oryantalist düşünceyi eleştirirken "humanizm" kavramına karşı da negatif yaklaşım sergilemesini yadırgadım. Gazali, Mevlânâ ve Hasan Onat okumalarımda daha makul, daha kuşatıcı bulduğum değerlendirmeler olduğunu ifade edebilirim. Rasim Özdenören'in "humanizm"i Batı empozesi olarak ele almasına rağmen, Mevlânâ'nın
Kitap İncelemesi
Müslümanca Düşünme Üzerine DenemelerRasim Özdenören · İz Yayınları · 202110,4bin okunma