melik

Kime Neyi Satıyorsun
alacak ne param var ne de dinleyecek sabrım ismini bile bilmediğimiz suçlar yüzünden yargılandık mekansız yargısız infazlarda
Aram Helbest | İkinci Kitap: Çekik Göz·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
espri desen var.
Ünü giderek yayıldığı için, gününün büyük bölümünü ziyaretçileri ağırlamak ve mektupları yanıtlamakla geçiyordu. Örneğin, 1674 Sonbaharı'nda, bir zamanlar Gorinchem Hukuk Danışmanı olan Hugo Boxel, ondan hayaletlere inanıp inanmadığını öğrenmek istemişti. Boxel -(eski ve yeni) inanılır öykülere ve mantıklı ilkelere dayanarak- hayaletlere kesinlikle inanıyordu, bununla birlikte, hiçbiri dişi olamaz, diyordu, çünkü doğum yapmazlar. Spinoza, belki de bir yıl önce Utrecht'te tanıştığı bu adama duyduğu saygıdan olsa gerek, hayaletlerin varlığını doğrudan doğruya yadsımıyor, ancak yine de bu yönde elle tutulur bir kanıt olmadığını da sözlerine ekliyordu. Bu tür şeylere inanmak, ustan çok imgelemin işi olabilir, diye düşünüyordu. Boxel buna yanıt olarak Spinoza'nın önyargılarından dem vurup, doğruya ulaşamamasının nedenini buna bağlayınca, damarına basılan Spinoza da sonunda baklayı ağzından çıkarıyor ve tüm hayalet öykülerinin mantıksız olduğunu söyleyiveriyordu: "Doğrusu her defasında beni hayrete düşürmeyi başardıklarını itiraf etmeliyim; anlatılan hayalet öykülerinden söz etmiyorum, bunları yazanları diyorum. (Pliny ve Suetonius) gibi yetenekli ve zeki adamların, belagat yeteneklerini böyle ipe sapa gelmez şeyler uğruna boşa harcaması beni hep şaşırtmıştır." Tüm hayaletlerin erkek olduğu savına gelince, "çıplak hayaletler görenler, belki korkularından belki de ayrım konusundaki cehaletlerinden, bunların edep yerlerine hiç bakmamışlar," diyordu.
Sayfa 460·Kitabı okudu
Birîndarim her gavê.. Ma evînî kî davê..? Vîna ji dil nex Av ê.. Kes nikare ji dil bavê. Ka bêje min vê gavê Şêrîn ê bejin zirav ê Te min divê an min navê..? Vê kulê ji dilê min bavê..
Atatürk, tam bağımsız Türkiye için mi savaşmıştı? Bakınız şimdi bağımsızlığımız hangi yabancı şirketin hisse senetlerinde hangi Amerikan subayının apoletlerinde ve hangi devletin başkanının vesayetinde!
Bütün bu koşullar ortadayken, Atatürk'ün izinde olduğumuzu söyleyecek ve O'nun İlkelerine bağlılıktan söz edeceğiz! Bütün bu davranışları hangi yüce mahkemenin tutanağında, hangi tarih sayfasında ve utanmazlığın hangi sözlüğünde yer bulunur? Türk demokrasisinin tomurcukları, böylesine bir bataklığın içinde yeşermektedir...
Reklam